PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Wall Street Journal, Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakmak için aylardır kullandığı alternatif güzergâhların saldırılar nedeniyle işlevsiz hale gelmesi üzerine petrol ihracatında yeniden boğaza yöneldiğini bildirdi.

YDH ― Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakmak amacıyla aylardır geliştirdiği alternatif petrol ihracat güzergâhlarının saldırılar nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi üzerine yeniden boğaza yönelmek zorunda kaldı.
Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre Saudi Aramco, Basra Körfezi’ndeki Ras Tanura terminalinden petrol yüklemelerini artırırken Asya’daki müşterilerinden yüklerini Umman açıklarında, Hürmüz Boğazı’nın dışında teslim almalarını istedi.
Suudi Arabistan savaşın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak için petrolünü ülke içinden geçen Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşımaya başlamıştı. Abkayk çevresindeki petrol sahalarını Yanbu’ya bağlayan yaklaşık 1.200 kilometrelik hat, Suudi petrolünün Hürmüz’den geçmeden Kızıldeniz’e ulaştırılmasını sağlıyordu.
Ancak boru hattının eylül ayında Irak’tan geldiği belirtilen İHA saldırılarında hasar görmesinin ardından hat kapatıldı. Suudi makamları saldırıların Irak topraklarından düzenlendiğini açıklarken Irak yönetimi de saldırının kendi topraklarından gerçekleştirildiğini doğruladı ve olayla ilgili soruşturma başlattı.
Böylece Suudi Arabistan’ın Hürmüz’ü aşmak için kullandığı başlıca kara güzergâhlarından biri devre dışı kaldı. Kızıldeniz üzerinden ihracatın sürdürülmesini zorlaştıran bir diğer unsur ise Bab el-Mendeb çevresindeki saldırılar oldu. WSJ, bu gelişmelerin ardından Suudi Arabistan’ın petrol ihracatını yeniden Basra Körfezi’ndeki terminallere kaydırdığını bildirdi.
WSJ’ye göre Aramco, Ras Tanura’dan petrol yüklemelerini artırırken tankerlerle Hürmüz Boğazı’ndan geçerek Umman açıklarına ulaşıyor ve burada petrolü başka gemilere aktarıyor. Şirketin Asyalı müşterilerine yüklerini Umman kıyılarında, boğazın dışında teslim almalarını söylediği belirtildi.
Reuters’ın uydu takip verilerine dayandırdığı haberine göre Aramco, 20 Eylül’de Ras Tanura Limanı’ndan yaklaşık 14 milyon varil petrolü yedi çok büyük ham petrol tankerine yükledi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen Suudi petrolünün günlük ortalaması da ağustos ayındaki 700 bin varilden eylülde yaklaşık 2,9 milyon varile yükseldi.
Reuters ayrıca Aramco’nun Ras Tanura’dan yaklaşık 60 milyon varillik petrolü Umman’ın Sohar Limanı açıklarında gemiden gemiye aktarma yöntemiyle müşterilere ulaştırmayı planladığını bildirdi.
Alternatif güzergâhların devre dışı kalması, Suudi petrolünün taşınma maliyetlerini de keskin biçimde artırdı.
WSJ’nin Fransız bankası Société Générale’in emtia araştırmaları başkanı Michael Haigh’in verilerine dayandırdığı habere göre, Ras Tanura’dan Çin’in Ningbo Limanı’na petrol taşımanın maliyeti yaklaşık 4,5 milyon dolardan 63 milyon dolara yükseldi.
Gazete ayrıca Suudi Arabistan’ın Hürmüz’den Umman açıklarına kısa mesafeli aktarma seferlerinde yaklaşık 20 yıllık tankerleri kullanmaya başladığını bildirdi. Alternatif güzergâhların kullanılması tanker kapasitesini de sıkıştırırken, küresel petrol taşımacılığındaki navlun maliyetlerini yükseltti. WSJ’ye göre çok büyük ham petrol tankerlerinin günlük kiralama maliyeti 1 milyon doların üzerine çıktı.
Gelişmeler, ABD’de Hürmüz Boğazı’na alternatif boru hatları inşa edilerek boğazın stratejik öneminin azaltılabileceği yönündeki yaklaşımı da yeniden tartışmaya açtı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu ay yaptığı açıklamada yeni petrol boru hatlarının iki yıl içinde Hürmüz Boğazı’nı “değersiz bir su parçası” haline getireceğini savunmuştu. Ancak WSJ’ye konuşan uzmanlar, sabit altyapıların kendilerinin de saldırı hedefi haline gelebileceğine dikkat çekti.
Katar Enerji Bakanı Saad Sherida el-Kaabi de bu yaklaşımın doğru olmadığını söyledi. New York’taki Katar Ekonomik Forumu’nda konuşan Kaabi, Hürmüz’ün yalnızca petrol ve doğal gaz taşımacılığı açısından değil, bölge ülkelerine girip çıkan bütün ürünlerin ticareti açısından temel bir su yolu olduğunu belirtti.
WSJ’nin aktardığı bir başka değerlendirmede ise İsrail askeri istihbaratının eski yetkililerinden ve Tel Aviv’deki Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı Danny Citrinowicz, alternatif güzergâhların sorunu tamamen çözmeyebileceğini, yeni altyapıların yeni saldırı hedefleri oluşturabileceğini söyledi.
WSJ, alternatif güzergâhlardaki aksamanın Suudi Arabistan’ın petrol üretimini de son yılların en düşük seviyelerine çektiğini ve küresel enerji piyasalarındaki baskıyı artırdığını bildirdi. Suudi Arabistan’ın Hürmüz dışındaki ihracat seçeneklerini genişletme çabaları böylece petrol akışını tamamen boğazdan bağımsız hale getirmek yerine daha karmaşık, maliyetli ve riskli bir taşıma sistemine dönüşmüş durumda.
Suudi Arabistan’ın yeniden Ras Tanura’ya yönelmesi, Hürmüz’ü bypass etmeye yönelik altyapı yatırımlarının savaş koşullarında karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunlarını da ortaya koydu. Doğu-Batı Boru Hattı’nın devre dışı kalmasıyla Riyad, petrolünü yeniden Hürmüz üzerinden taşımak ve Umman açıklarında gemiden gemiye aktarma yapmak zorunda kaldı.