İsrail’in Gazze’deki ölüm algoritması: 20 saniyede hedef onayı Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
23 Eylul 2026 · 09:39

İsrail’in Gazze’deki ölüm algoritması: 20 saniyede hedef onayı

İsrail ordusunun yapay zekâyla hazırladığı 37 bin kişilik ölüm listesindeki hedeflerin yalnızca 20 saniyelik göstermelik denetimin ardından evlerinde aileleriyle birlikte vurulduğu ortaya çıktı.

YDH- The Telegraph yazarı Paul Nuki, İsrail ordusunun Gazze’de kullandığı yapay zekâ sistemlerinin on binlerce kişilik ölüm listeleri hazırladığını, hedefleri evlerinde aileleriyle birlikte vurulmak üzere takip ettiğini ve insan denetimini büyük ölçüde göstermelik hale getirdiğini yazdı.

Nuki, Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Naza belgeselinde konuşan 24 İsrailli asker ve istihbarat görevlisinin tanıklıklarının, yapay zekânın Gazze’de kitlesel sivil ölümlerini nasıl hızlandırdığını ortaya koyduğunu belirtti.

Belgeselde konuşan bir İsrailli askerî görevli, savaşın ilk aylarında 37 bin kişiyi potansiyel hedef olarak belirlediği öne sürülen yapay zekâ sistemi için “Amaç nitelik değil, nicelikti.” dedi.

“Where’s Daddy?” adı verilen ikinci sistemi kullanan bir istihbarat subayı ise hedeflerin evlerine ne zaman döndüğünü tespit etmek için aile üyelerinin telefonlarının dinlendiğini anlattı.

Bir subay, bu yöntemle takip edilen 12 yaşındaki bir kız çocuğunun öldürülmesini, “Telefonunu ele geçiriyorsun, sonra onu öldürüyorsun.” sözleriyle aktardı.

37 bin kişilik ölüm listesi

İsrailli +972 Magazine ve Local Call’un Naza belgeselini hazırlayan gazetecilerce yayımlanan araştırmalara göre “Lavender” adlı yapay zekâ sistemi, Hamas mensuplarının savaş öncesindeki telefon kullanımı ve hareketlerine ilişkin verilerle eğitildi.

Sistem daha sonra Gazze’deki telefon verilerini tarayarak potansiyel hedeflerin listesini oluşturdu.

Sistemi kullanan kaynaklardan biri, “En yoğun döneminde bize 37 bin kişilik potansiyel insan hedefi üretti.” dedi.

Kaynak, hedef tanımının askerî ihtiyaca göre genişletilip daraltıldığını belirterek bazı dönemlerde sivil savunma personeliyle polislerin de sistem tarafından Hamas mensubu olarak işaretlendiğini söyledi.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den sonraki ilk 48 saatte Gazze’de 1500 hedefi vurduğu, ancak Başbakan Benyamin Netanyahu’nun bu sayıyı “yetersiz” bulduğu bildirildi.

Yedioth Ahronoth’un Mart 2025’te yayımladığı habere göre Netanyahu, Genelkurmay Başkanının “Elimizde onaylanmış 5 bin hedef yok.” demesi üzerine, “Hedeflerle ilgilenmiyorum. Evleri yıkın, elinizdeki her şeyle bombalayın.” karşılığını verdi.

Nuki, Lavender sisteminin daha fazla hedef üretilmesi için siyasi baskı kurulan bu ortamda devreye sokulduğunu belirtti.

İnsan denetimi 20 saniyeye indirildi

Naza’da konuşan bir istihbarat görevlisi, savaş sırasında her hedef hakkında ayrıntılı soruşturma yürütmeye zaman ayrılmadığını ve yapay zekânın hata yaparak sivilleri öldürme ihtimalinin bilerek kabul edildiğini söyledi.

Muhbirlerin ifadelerine göre Lavender’ın belirlediği hedefler saldırı zincirine aktarılmadan önce insanlar tarafından kontrol ediliyordu ancak bu denetim çoğu zaman birkaç saniyeden ibaretti.

Görevlilerden biri, her hedefi kontrol etmek için yaklaşık 20 saniye harcadığını ve yalnızca sistemin işaretlediği kişinin erkek olup olmadığına baktığını anlattı.

İsrail ordusunun bu yüzeysel kontrolün sistemdeki bütün hataları tespit edemeyeceğini bildiği aktarıldı.

“Where’s Daddy?” sistemi ise Lavender’ın belirlediği kişileri otomatik olarak aile evleriyle eşleştiriyor, yakınlarının telefonlarını takip ederek hedefin eve gelişini tespit ediyordu.

Sistemi kullanan bir kaynak, “Yüzlerce hedefi sisteme yüklüyor ve kimi öldürebileceğinizi görmek için bekliyorsunuz. Buna geniş çaplı av deniyor. Hedefleme makinesinin ürettiği listeleri kopyalayıp yapıştırıyorsunuz.” dedi.

Aynı kaynak, İsrail ordusunun hedefleri askerî faaliyet yürüttükleri sırada vurmayı tercih etmediğini belirterek “Bir ailenin evini bombalamak çok daha kolaydı. Sistem onları özellikle bu koşullarda bulmak üzere kurulmuştu.” ifadelerini kullandı.

Hukuki onay “lastik mühür”e dönüştü

İbranice “kabul edilebilir sivil kayıp” anlamında kullanılan Naza, bir askerî hedef vurulurken ölmesine izin verilen sivillerin sayısını ifade ediyor.

Savaş hukukuna göre her saldırıdan önce muhtemel sivil kayıpların askerî kazançla orantılı olup olmadığının değerlendirilmesi ve kararın hukuki onayla kayda geçirilmesi gerekiyor.

The Telegraph’a konuşması için İsrail ordusu tarafından seçilen bir askerî yetkili, belgeselin yanlış bir tablo çizdiğini savundu.

Yapay zekâ sistemlerinin kullanıldığını reddetmeyen yetkili, muhtemel sivil kayıpların da hesaplandığı bütün saldırıların üst düzey bir subay tarafından incelendiğini söyledi ve “Geceleri rahat uyuyorum.” dedi.

Naza’da konuşan muhbirler ise insan ve hukuk denetiminin kaldırılmadığını, ancak saldırıları otomatik biçimde onaylayan bir “lastik mühür”e dönüştüğünü belirtti.

Lavender ve “Where’s Daddy?” adlarını daha önce duymadığını söyleyen İsrailli yetkili, ordunun hedefleri bulmak için güvenilir istihbarat yöntemleri kullandığını savundu ve “Umarım mümkün olduğunca çok teröristin yerini belirlemek için yapay zekâ kullanıyorlardır.” ifadelerini kullandı.

Minab katliamında da yapay zekâ kullanıldı

Nuki, yapay zekâ destekli katliamların yalnızca İsrail ordusu ve Gazze’yle sınırlı olmadığına dikkati çekti.

ABD’nin İran savaşının ilk gününde Minab’daki bir kız okuluna düzenlediği ve çoğu çocuk en az 175 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda “Maven” adlı yapay zekâ hedefleme sisteminin kullanıldığı bildirildi.

CNN’e göre sistemin eriştiği veri tabanında hedef alınan askerî tesise ait güncelliğini yitirmiş bir uydu görüntüsü bulunuyordu. Geçmişte yapılacak insan denetiminin bu “hatayı” ortaya çıkarabileceği belirtildi.

Teknoloji tarihçisi Kevin T. Baker, “İnsanlar veri tabanını güncellemeyi başaramadı, diğer insanlar da bu başarısızlığı ölümcül hale getirecek kadar hızlı bir sistem kurdu.” değerlendirmesinde bulundu.

Askerî etik uzmanları, yapay zekâ devriminin savaşı kökten değiştirdiğini ve Holokost’un ardından oluşturulan Cenevre Sözleşmeleri dâhil mevcut uluslararası hukuk düzenlemelerini geride bırakma tehlikesi taşıdığını belirtti.

İsrail hükümeti Naza belgeselini “kan iftirası” olarak nitelendirirken Nuki, ülkede tek bir gazetecilik çalışmasına Hannah Arendt’in Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın yargılanmasını ele aldığı 1963 tarihli Kötülüğün Sıradanlığı kitabından bu yana böylesine öfkeli tepki gösterilmediğini ifade etti.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü Filistinlilerin sayısı 73 bini aşarken Naza’nın ortaya çıkardığı tanıklıklar, yapay zekânın hataları azaltmak için değil, hedef ve saldırı sayısını artırarak kitlesel ölümü hızlandırmak için kullanıldığını gösteriyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 23.09.2026 11:08 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44989/israil-in-gazze-deki-olum-algoritmasi-20-saniyede-hedef-onayi