PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
AP, daha önce stratejik planlamayla sınırlı kalan İranlı danışmanların Yemen ordusunun Kızıldeniz operasyonunda taktik manevralardan cephe komutasına kadar bütün kademelerde görev aldığını öne sürdü.

YDH- Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusu, 48 saatten kısa sürede Kızıldeniz kıyısını ele geçirmiş, bu ilerleyiş ABD’nin bölgedeki çıkarlarına ve müttefiklerine ağır darbe indirmişti.
Associated Press’in (AP) 10 yetkili ve askerle yaptığı görüşmelere dayanan haberi, Yemen ordusunun 115 kilometrelik ilerleyişinin perde arkasını ortaya koydu. Habere göre Suudi destekli güçler arasındaki bölünmeler ve ortak komuta eksikliği belirleyici olurken, İran Devrim Muhafızları danışmanlarının da operasyonun planlanması ve yönetilmesine doğrudan katkı sağladığı öne sürüldü.
Yemen ordusunun Suudi destekli güçlerden Ulusal Direniş’in haberleşme sistemine sızarak birliklerin hareketlerini takip ettiği ve komuta kademesinde karışıklık oluşturduğu belirtildi.
Ulusal Direniş lideri Tarık Salih’in Suudi Arabistan’a kaçmasının ardından stratejik Muha kenti boşaltıldı. Yemen ordusu, 10 Eylül’de herhangi bir direnişle karşılaşmadan kente girdi.
Muha yakınlarındaki stratejik adaların da ele geçirilmesiyle Yemen ordusunun Kızıldeniz’deki Suudi petrol sevkiyatlarını hedef alma kapasitesinin arttığı kaydedildi.
İranlı danışmanlar sahada
AP’ye konuşan Yemenli üst düzey bir yetkili, daha önce stratejik planlamayla sınırlı kalan İranlı danışmanların son operasyon sırasında taktik manevraların hazırlanmasından cephedeki komutanlarla çalışmaya kadar “bütün kademelerde” yer aldığını söyledi.
Bölgedeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi iki yetkili de İran’ın ilerleyişe doğrudan destek verdiğini öne sürdü.
Güvenlik analisti Mzahem Sallum, İranlı danışmanların komuta desteğinin yanı sıra Yemen ordusunun eksikliğini yaşadığı haberleşme ve uydu istihbaratının analizine katkı sunduğunu iddia etti.
Ortak komuta yoktu
Yaklaşık 30 bin savaşçısı bulunan “Ulusal Direniş”, kıyı bölgesindeki en güçlü Suudi destekli güç olarak biliniyordu. Ancak birlik, 2017’den bu yana büyük çaplı bir çatışmaya girmemişti.
Ulusal Direniş Sözcüsü Tümgeneral Sadık Duveyd, Yemen ordusunun bir ay boyunca mevzilerine 130 balistik füze ve 145 intihar İHA’sıyla saldırdığını söyledi.
Eylül başında Ulusal Direniş’e destek için bölgeye gönderilen Devler Tugayları’nın operasyonlarını diğer güçlerle koordine etmemesi, iki yapı arasındaki anlaşmazlıkları daha da derinleştirdi.
Üst düzey bir askerî yetkili, “Birleşik komuta yoktu. Bu, Yemen ordusu için paha biçilmez bir fırsattı.” dedi.
Yemen ordusu 9 Eylül’de Muha’ya uzanan dağ yolunu ve yakındaki askerî üssü ele geçirerek kentin ikmal hatlarını kesti. Komutanlarla irtibatın kopması üzerine geri çekilme emri verilen binlerce savaşçının Muha’ya ulaşması, kentteki birlikler tarafından yeni bir saldırı sanıldı ve toplu kaçış başladı.
AP’ye konuşan bir Muha sakini, Suudi destekli güçlerin askerî araçlarla kentten ayrıldığını belirterek “Bizi kaderimizle baş başa bıraktılar.” dedi.
Yemen ordusunun kentte ele geçirdiği zırhlı araçlar, roketler, top mermileri ve mühimmatın büyük bölümünün Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan tarafından sağlandığı bildirildi.
“Ulusal Direniş” çatışmalarda 500 savaşçısını kaybettiğini açıkladı. Yemen ordusu ise kayıplarına ilişkin açıklama yapmadı.