PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD askerlerinin ayrılmasını “utanç verici” bulan Mesrur Barzani, Erbil’in hava savunmasından yoksun kalacağını söylerken bölgede Amerikan üsleri ile İranlı Kürt terörist grupların varlığını da kabul etti.

YDH- Financial Times (FT), Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’nin ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesini “utanç verici” bulduğunu yazdı.
Barzani, bölgenin füze ve İHA saldırıları karşısında savunmasız kalacağını savunurken açıklamaları, Erbil yönetiminin güvenliğini ne ölçüde Amerikan askerî varlığına bağladığını da ortaya koydu.
Bağdat ile Washington arasındaki anlaşma uyarınca Irak’ta kalan birkaç yüz ABD askerinin neredeyse tamamının 30 Eylül’e kadar çekilmesi bekleniyor. Çoğu IKBY bölgesinde konuşlu olan bu askerlerin ayrılmasıyla, ABD’nin 2003’te Irak’ı işgal etmesinin ardından kurduğu askerî varlık sona erecek.
IKBY hükümetine göre şubatta başlayan ABD-İran savaşından bu yana bölgeye en az bin füze ve İHA yöneltildi. FT, hedeflerin çoğunun İranlı Kürt terörist grupların eğitim kampları ile ABD askerî tesisleri olduğunu, Barzani’nin Erbil’deki ofisinin de ağustosta vurulduğunu aktardı. Barzani, “Tehdit gerçek. Saldırıya uğruyoruz” diyerek ABD’nin bölgeden ayrılırken IKBY’ye hava savunma sistemi bırakmamasına tepki gösterdi.
Erbil’deki Amerikan üssünün savunma sistemleri saldırıların bir bölümünü önledi; IKBY’nin ise kendine ait hava savunması bulunmuyor. Barzani, bu sistemleri satın alma yetkisinin federal hükümete ait olmasını bölgenin “bilerek savunmasız bırakılması” olarak yorumladı. Oysa Washington’ın çekilme anlaşmasını yaptığı muhatap da Bağdat. Barzani’nin sözleri, Irak’ın savunmasına ilişkin yetkiyle IKBY’nin ABD’den bağımsız askerî koruma beklentisi arasındaki gerilimi görünür kılıyor.
Barzani, İran’ın bölgede hem koalisyon güçlerinin hem de İranlı Kürt terörist grupların bulunmasına itiraz ettiğini kabul etti; buna rağmen Erbil’in Tahran için tehdit oluşturmadığını savundu. Bazı Kürt grupların savaşın başında ABD ve İsrail tarafından İran’a sızmak üzere eğitildiği yönündeki haberleri de “abartılı” diye nitelendirdi. ABD’nin bölgede kalmasını isteyen Barzani, savaşın sürmesi hâlinde aynı askerî varlık nedeniyle bölgenin hedef alınma riskinin de süreceğini söylüyor.
Çekilme, IKBY’nin Bağdat’la ilişkilerinin gerilediği bir döneme denk geliyor. 2017’deki bağımsızlık referandumunun ardından Kerkük’ün kontrolünü kaybeden bölgesel yönetimin petrol gelirleri azaldı; kamu maaşları ve yönetim giderleri büyük ölçüde federal bütçeden alması öngörülen paya bağımlı hâle geldi. İki büyük Kürt partisi arasındaki çekişme nedeniyle seçimden yaklaşık iki yıl sonra bile yeni hükümet kurulamadı.
Londra Ekonomi Okulu’ndan Irak uzmanı Toby Dodge, ABD’nin çekilmesinin Barzani’yi İran’la doğrudan bir uzlaşma aramaya yöneltebileceğini söyledi. Dodge’a göre Washington’ın bölgedeki müttefiklerine verdiği mesaj açık: “ABD’ye güvenmek yerine Tahran’la kendi anlaşmanızı yapın.”
FT’nin aktardığı bir diğer görüntü de bu değerlendirmeyi tamamlıyor: ABD’nin geçen yıl Erbil’de açtığı 800 milyon dolarlık konsolosluk, İran’la savaş sırasında personelin bir bölümünün çekilmesinin ardından büyük ölçüde boş kaldı.
Barzani ise 2011’deki ABD çekilmesinin ardından IŞİD’in yükselişini hatırlatarak benzer bir güvenlik boşluğu doğabileceği uyarısında bulundu. Güvenlik kötüleşirse uluslararası güçlerin geri çağrılabileceğini söyledi. Bu çağrı, IKBY’nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorununun çözümünü yine yabancı askerî varlığın sürmesinde aradığını gösteriyor.