PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Nasrallah’ın 8 Ekim 2023’te Gazze’ye destek için açtığı Lübnan cephesi, suikastla şehit edilmesine kadar süren mücadelesinin belirleyici başlığı oldu.

“Nasrallah ve Gazze: ‘Destek Cephesi’nden açık savaşa”
27 Eylül 2024’te, yaklaşık bir yıl önce Lübnan-Filistin sınırında başlayan çatışma en dramatik anlarından birine ulaştı. Düşman, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ı Beyrut’un güney banliyölerindeki partinin merkez karargâhına düzenlediği hava saldırısında suikastla öldürerek partinin başında geçirdiği otuz yılı aşkın süreye son verdi.
Şehadetinin ikinci yıl dönümünde direnişin destekçileri ve hayranları, onun Filistin davasına destek verme ve onu savunmadaki rolünü hatırlıyor.
Nasrallah’ın Filistin davasıyla ilişkisi Gazze’deki son savaşla başlamadı. 1992’de Hizbullah’ın genel sekreteri olduktan sonra düşmanla karşı karşıya gelmeyi partinin söyleminin ve bölgesel ittifaklarının merkezine yerleştirdi. Hizbullah, farklı ideolojik ve siyasi geçmişlerine rağmen Hamas ve Filistin İslami Cihad Hareketi’yle yakın bağlar kurdu.
Partinin saldırılarının işgal güçlerini 2000 yılında Güney Lübnan’ın büyük bölümünden çekilmeye zorlamasının ardından ve Temmuz 2006 savaşı sırasında Nasrallah’ın Filistinlilerin ve Arapların hafızasındaki yeri güçlendi.
7 Ekim sabahı yaşananların ardından Nasrallah, Gazze’yi desteklemek için bir savaş ilan etmekte ve çatışmaya askerî olarak müdahale etmekte gecikmedi.
8 Ekim 2023 sabahı Hizbullah, Şebaa Çiftlikleri bölgesindeki üç “İsrail” askerî mevzisine güdümlü füzeler ve top mermileri attığını duyurdu. Operasyonun “Filistin halkıyla dayanışma içinde” gerçekleştirildiğini açıkça belirtti.
Bu, Nasrallah’ın son nefesine kadar bağlı kaldığı destek cephesinin kuruluşuna işaret ediyordu.
Önce Gazze
3 Kasım 2023’te Nasrallah, Hizbullah’ın açık savaşa girip girmeyeceğini ilan etmesine ilişkin beklentilerin ortasında, savaşın başlamasından bu yana ilk konuşmasını yaptı.
Lübnan cephesinin Gazze’deki gelişmelere bağlı olduğunu ve “bütün ihtimallerin açık” bulunduğunu ilan etti. Sınır boyunca tırmanmanın düzeyini Gazze Şeridi’ndeki savaşın seyrine bağladı.
Bu konuşma, sonraki yılın büyük bölümünde partinin tutumunu belirleyecek siyasi denklemi oluşturdu: Gazze’ye yönelik savaş sürdüğü sürece Lübnan’dan askerî baskı devam edecekti.
Nasrallah o tarihten itibaren Güney Lübnan’daki çatışmanın sona ermesinin Gazze’deki savaşın sona ermesine bağlı olduğunu tekrar tekrar söyledi.
Suikastla öldürülmesinden yalnızca günler önce Birleşmiş Milletler, Hizbullah’ın operasyonlarına son vermeyi Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasına bağladığını hâlâ bildiriyordu.
Nasrallah’ın tasavvurunda cephe, “İsrail” ordusunun bir bölümünü kuzeyde meşgul etmeyi ve sınırdaki “İsrail” kasabalarının tahliye edilmesini sağlamayı amaçlıyordu. Bu, Gazze’deki savaş sırasında düşmana ilave askerî ve siyasi baskı uygulayacaktı.
Eylül 2024’ün sonlarına gelindiğinde 60 binden fazla “İsrailli” kuzeydeki evlerinden ayrılmıştı. Çatışma on binlerce Lübnanlının da yerinden edilmesine yol açmıştı; savaş genişledikçe bu sayı hızla arttı.
Savaş sınırları aşıyor
En önemli dönüm noktalarından biri, 2 Ocak 2024’te Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih Aruri’nin Beyrut’un güney banliyölerinde kendisini hedef alan bir saldırıda şehit olmasıyla yaşandı.
Nasrallah, güney banliyölerine düzenlenen saldırının kendisini kırmızı çizginin aşılması olarak gördü. Karşılık verilmemesinin Lübnan’ı daha fazla “İsrail” operasyonuna açık bırakacağı uyarısında bulundu.
Günler sonra Hizbullah, Meron’daki “İsrail” askerî üssüne 62 roket attığını duyurdu. Saldırıyı Aruri’nin öldürülmesine verilen ilk karşılık olarak tanımladı.
Bu gelişme, Lübnan cephesinin seyrini artık yalnızca Gazze’deki olayların belirlemediğini gösterdi. Lübnan içinde Filistinli ve Hizbullah liderlerine yönelik “İsrail” suikastları da çatışmayı şekillendiriyordu.
Cephe giderek genişliyor
Aylar geçtikçe çatışma şiddetlendi ve Hizbullah roket, İHA ve tanksavar füzesi kullanımını genişletti.
Haziran 2024’ün sonuna gelindiğinde UNIFIL güçleri, çatışmanın başlangıcından bu yana Mavi Hat olarak bilinen hattın iki yakasında 15 binden fazla top mermisi, roket ve ateş hattı kaydetmişti. Bunlar arasında Lübnan’dan “İsrail” yönüne uzanan 12 binden fazla hat vardı; bu da dokuz ay boyunca süren çatışmaların birikimli ölçeğini gösteriyordu.
Cephe yaklaşık bir yıl önce Şebaa Çiftlikleri’ndeki üç sınır mevzisine düzenlenen saldırılarla başlamıştı. Bu noktada Güney Lübnan’dan Beyrut’a, kuzey “İsrail”den Tel Aviv’e uzanan bir çatışmaya dönüşmüştü.
27 Eylül: Nasrallah suikastı
27 Eylül 2024’te düşman, Hizbullah’ın merkez karargâhı olarak tanımladığı yeri hedef alarak Beyrut’un güney banliyölerine bir dizi ağır hava saldırısı düzenledi.
Ertesi gün Hizbullah, Hasan Nasrallah’ın şehadetini duyurdu. Nasrallah 64 yaşındaydı ve 32 yıldır partinin genel sekreterliğini yürütüyordu.
27 Eylül 2024’te hayatı, yaklaşık bir yıl önce Gazze’ye destek için girmeyi seçtiği aynı çatışmanın ortasında sona erdi. Böylece “Destek Cephesi”, onun son büyük kararı olmaktan çıkıp siyasi ve askerî kariyerinin en belirgin ve en önemli bölümüne dönüştü.
Çeviri: YDH