PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail’in stratejik denizaltısı INS Drakon’un Kiel’de inşa edildiği tersaneye yaklaşık 2,2 kilometre mesafedeki GEOMAR Enstitüsünde İran’daki üniversitelerden mezun yaklaşık 10 araştırmacının görev yapması, denizaltının inşa sürecinin izlenip izlenmediğine ilişkin İsrail güvenlik değerlendirmelerini yeniden gündeme taşıdı.

YDH ― İsrail Kanal 14'e göre, İsrail'in stratejik denizaltısı INS Drakon, Almanya’nın Kiel kentindeki bir tersanede tamamlanmasının ardından geçtiğimiz hafta sonu İsrail’e ulaştı. İsrail Deniz Kuvvetleri açısından büyük stratejik önem taşıyan denizaltının inşası, yaklaşık 14 yıl önce Almanya hükümetiyle imzalanan ve kamuoyuna duyurulan bir anlaşmaya dayanıyor.
İnşa sürecine ilişkin güvenlik soruları
INS Drakon’un İsrail’e ulaşmasıyla birlikte denizaltının inşa sürecinin kimler tarafından yakından takip edilmiş olabileceği sorusu da gündeme geldi. İsrail’de daha önce yürütülen güvenlik değerlendirmelerinde, denizaltının inşa edildiği tersanenin yakınındaki araştırma faaliyetlerinin oluşturabileceği istihbarat riski incelendi.
INS Drakon, Baltık Denizi kıyısındaki Kiel kentinde inşa edildi. Rıhtımları, tersaneleri ve araştırma laboratuvarlarıyla yoğun bir denizcilik ve bilimsel araştırma merkezi haline gelen kentte, denizaltının inşa edildiği tersaneler de bulunuyor.
GEOMAR’ın tersaneye yakınlığı
Bu tersanelere kuş uçuşu yaklaşık 2,2 kilometre mesafede GEOMAR adlı uluslararası bir deniz araştırma enstitüsü faaliyet gösteriyor. Enstitünün çalışmaları sivil nitelik taşıyor ve okyanus araştırmaları ile deniz tabanının haritalandırılmasına odaklanıyor.
Bununla birlikte GEOMAR’ın hassas bir savunma tersanesine bu kadar yakın konumda bulunması, İsrail’in daha önce yürüttüğü risk değerlendirmelerinde dikkate alındı. Yapılan incelemede, enstitüde İran’daki üniversitelerde eğitim almış yaklaşık 10 İranlı araştırmacının görev yaptığı tespit edildi.
İranlı araştırmacıların eğitim geçmişi
Bu araştırmacılardan en az beşinin Şehid Beheşti Üniversitesi ile Emir Kebir Üniversitesinden doğrudan geldiği belirlendi. Her iki üniversitenin adı da yıllar boyunca İran’ın nükleer programıyla bağlantılı hassas alanlarla ilişkilendirildi.
Şehid Beheşti ve Emir Kebir üniversitelerine, küçük reaktörlerin geliştirilmesi, denizcilikle bağlantılı çalışmalar ve denizaltılarda kullanılabilecek tahrik sistemleri konusundaki faaliyetler de dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği tarafından yaptırım uygulandı.
Alman istihbaratının uyarıları
İsrail’deki güvenlik kaygısının dayanaklarından biri de daha önce Alman istihbaratı tarafından yapılan uyarılar oldu. Alman istihbaratı, İran, Çin ve Rusya gibi ülkelerden gelen bazı araştırmacı ve akademisyenlerin çifte kimlikle hareket edebileceği uyarısında bulundu. Bu kişilerin bir yandan sıradan araştırmacılar olarak faaliyet gösterirken diğer yandan güvenlik bilgileri toplamak amacıyla casusluk yapabileceği değerlendirildi.
Bu uyarıların ardından araştırmacıların Almanya’ya gelişine yönelik bazı kısıtlamalar getirildi. İsrail’de de Savunma Bakanlığı ve Mossad tarafından bu konuya ilişkin özel incelemeler yürütüldü ve GEOMAR Enstitüsü hassas ve riskli bir unsur olarak tanımlandı.
İnşa sürecinin izlendiğine dair kesin kanıt yok
Ancak mevcut bilgiler, İran’ın Kiel’deki araştırma varlığını kullanarak INS Drakon’un inşasını gerçekten izlemeye çalıştığını ortaya koymuyor. Şu ana kadar bir takip girişiminde bulunulduğuna veya tersaneden dışarıya gizli bilgi sızdırıldığına ilişkin kesin bir kanıt bulunmuyor.
Buna rağmen denizaltının inşa edildiği tersaneye yaklaşık 2,2 kilometre mesafedeki bir araştırma enstitüsünde İranlı araştırmacıların bulunması, İsrail açısından denizaltının inşa sürecinin izlenip izlenmediği sorusunu gündemde tutuyor.
İsrail Savunma Bakanlığından açıklama
İsrail Savunma Bakanlığı ise konuya ilişkin açıklamasında bilgi sızıntısına dair herhangi bir bulgu bulunmadığını belirtti.
Bakanlık, “Bilgi sızdırıldığı yönündeki iddialardan haberdar değiliz ve elimizde buna ilişkin herhangi bir gösterge bulunmuyor. Savunma Bakanlığı, Almanya’daki güvenlik makamlarıyla yakın ve sürekli işbirliği yürütüyor. Genel olarak sahada uygulanan savunma düzenlemeleri ve güvenlik tertibatı hakkında ayrıntı vermiyoruz” dedi.