PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Libya’nın doğusundaki silahlı güçlerin komutanı Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Abu Dabi ziyaretinden hemen sonra aynı havalimanına giderken, ikilinin Libya’daki siyasi hedefler için gizlice görüştüğü iddiası gündeme geldi.

YDH ― Il Foglio’ya göre, Libya'nın doğusundaki güçlerin komutanı Halife Hafter'in oğlu ve bu yapı içindeki ikinci komutan Saddam Hafter, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Abu Dabi ziyaretiyle aynı saatlerde Birleşik Arap Emirlikleri'ne gitti.
Hafter'in kullandığı ve Bingazi'den havalanan Airbus A319'un Netanyahu'nun inişinden yaklaşık 20 dakika sonra El-Bateen Havalimanı'na ulaşması, Saddam Hafter'in Libya cumhurbaşkanlığı adaylığı için İsrail'den siyasi destek aradığı iddiasını gündeme taşıdı.
Uçuş takip kayıtlarına göre P4-KH5I9 tescilli uçak, pazartesi günü saat 12.40'ta El-Bateen Havalimanı'na indi. Uçağın Netanyahu'nun Abu Dabi'ye varışından yaklaşık 20 dakika sonra havalimanına ulaşması dikkat çekti.
Hafter ailesiyle ilişkilendirilen uçak daha önce Alushibe Holding adına kayıtlıyken daha sonra Forte Strategy General Trading adlı şirkete devredilmişti.
Netanyahu'nun Abu Dabi ziyareti de aynı gün gerçekleşti.
Associated Press'in aktardığına göre İsrail Başbakanı, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid ile görüşmek ve Haaretz'in, 7 Ekim 2023 saldırısından önce Emirlik istihbaratının İsrailli yetkililere uyarıda bulunduğuna ilişkin haberini kamuoyu önünde reddetmesini istemek üzere Abu Dabi'ye gitti.
Netanyahu ile Muhammed bin Zayid'in görüşmesi daha sonra BAE'nin resmi haber ajansı tarafından da doğrulandı.
Ancak ziyaretin içeriğinden çok, Netanyahu'nun gelişiyle aynı saatlerde El-Bateen Havalimanı'na inen uçak trafiği dikkat çekti. Fas, Suudi Arabistan ve Katar'dan gelen uçakların arasında Bingazi'den havalanan ve Saddam Hafter tarafından kullanıldığı belirtilen Airbus A319 da yer aldı.
Hafter ailesinin eski siyasi danışmanlarından Muhammed Buisier, X hesabından yaptığı paylaşımda bu uçuşun Netanyahu'nun ziyaretiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Buisier, Saddam Hafter'in Libya cumhurbaşkanlığı adaylığı için siyasi destek sağlamak amacıyla Netanyahu ile görüştüğünü söyledi. Bu görüşmenin gerçekleştiği iddiası bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak İtalyan Il Foglio gazetesi de Saddam Hafter'in Abu Dabi'de Netanyahu ile gizli bir görüşme gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Aynı bağlamda, İsrail KAN askeri muhabiri, Netanyahu’nun Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki görüşmesi sırasında, birkaç Körfez ülkesinden üst düzey yetkililer arasında bir toplantı yapıldığını bildirdi. Muhabir, Netanyahu’nun Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Körfez toplantısının İran meselesini ele aldığını belirtti. Fas, Katar ve Libya’dan hükümet ve askeri uçakların, Netanyahu’nun ziyareti dolayısıyla özel olarak Riyad’dan Abu Dabi’ye uçtuğunu eklediler.
Saddam Hafter'in İsrailli yetkililerle gizli temas kurduğu iddiası yeni değil. Haaretz, 2021'de Hafter'e ait uçaklardan birinin Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nda bulunduğunu tespit etmiş ve Saddam Hafter'in burada Mossad mensuplarıyla görüşmesinin beklendiğini yazmıştı.
Aynı yılın ekim ayında Israel Hayom da Hafter ailesi ile İsrailli bir lobi ve iletişim şirketi arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuğuyla yapılan bir anlaşmayı haberleştirmişti.
Saddam Hafter'in İsrail'le temaslarını güçlendirme arayışı, Libya'daki siyasi konumunu sağlamlaştırmak için Washington'da yürüttüğü temaslarla birlikte değerlendiriliyor. Hafter ailesinin Mart ayından bu yana ABD merkezli Ballard Partners aracılığıyla Washington'da siyasi ve stratejik destek aradığı biliniyor.
Washington Post'un aktardığına göre Ballard Partners, Halife Hafter ve onun komutasındaki Libya Arap Silahlı Kuvvetleri adına 2 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Sözleşme, ABD'deki siyasi ve düzenleyici gelişmelerin takip edilmesi, stratejik danışmanlık verilmesi ve gerektiğinde ABD yürütme organıyla temas kurulmasını kapsıyor.
Saddam Hafter de bu kanalın yanı sıra doğrudan ABD'li yetkililerle temas kuruyor. Haziran ayında Washington'da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşen Saddam Hafter'in, Il Foglio'nun aktardığına göre Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile de görüşmesi planlanıyor.
Haziran ayındaki Washington temasları, Hafter ailesinin ABD yönetimi nezdindeki siyasi konumunu güçlendirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Il Foglio'ya konuşan kaynaklar, Hafter'in Batı Libya'daki petrol altyapısına yönelik saldırılarla ilişkilendirilmesine rağmen kendisini Washington açısından vazgeçilmez bir siyasi aktör olarak kabul ettirmeye çalıştığını savundu.
Hafter ailesinin ABD'deki temasları Vance ve Rubio ile sınırlı değil. Il Foglio'nun aktardığına göre Saddam Hafter, ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle ile de temas kurmaya çalışıyor.
Bu girişimin arkasındaki isim olarak Hafter'e yakın Refaat el-Abbar gösteriliyor. Birleşmiş Milletler Libya Uzmanlar Paneli'nin daha önceki raporlarında el-Abbar'ın Saddam Hafter'in petrol sektöründeki çıkarlarını ilerletmek için kullandığı başlıca isimlerden biri olduğu ve Ulusal Petrol Kurumu'ndaki fiili karar alma süreçleri üzerinde etkili olduğu belirtilmişti.
El-Abbar'ın adı son dönemde Ulusal Petrol Kurumu bünyesindeki Waha Oil and Gas şirketinin kontrolü üzerinden yaşanan mücadelede de öne çıktı.
Il Foglio kaynaklarına göre el-Abbar ile Trablus merkezli yönetimin Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'nin oğlu Muhammed Dibeybe arasında şirketin kontrolü konusunda güç mücadelesi yaşandı. Dibeybe tarafının şirket üzerinde fiili kontrolü ele geçirdiği öne sürüldü.
Aynı kaynaklar, Hafter'e yakın Zintan aşiretlerine bağlı güçlerin Batı Libya'daki petrol altyapısına yönelik son sabotajlarının da Waha Oil and Gas üzerindeki mücadeleyle bağlantılı olduğunu iddia etti. Hafter ailesinin şirket üzerindeki kontrolü yeniden kazanmak için Guilfoyle'un arabuluculuğunu sağlamaya çalıştığı da ileri sürüldü.
Guilfoyle'un Hafter açısından olası rolü, ABD'deki siyasi bağlantıların geleceğine ilişkin tartışmaların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Wall Street Journal'ın 26 Eylül'de yayımladığı soruşturma, Guilfoyle'un Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazının Güneydoğu Avrupa'daki satışlarını teşvik ederken özel şirketler ve lobicilerle ilişkilerine odaklandı.
Gazete, eski Fox News sunucusu olan Guilfoyle'un aynı zamanda Donald Trump Jr.'ın eski nişanlısı olduğunu hatırlattı. Guilfoyle ise haberle gündeme getirilen iddiaları avukatı aracılığıyla reddetti.
Wall Street Journal'ın soruşturmasında Guilfoyle'un Yunanistan ve Romanya'daki enerji politikalarıyla bağlantılı siyasi temasları da ele alındı. Yunan hükümeti ise haberin ardından Guilfoyle'un Yunan hükümetini tehdit ettiği yönündeki iddiaları reddetti. Atina yönetimi, ABD ile ilişkilerin stratejik niteliğini vurgularken Amerikan LNG'si konusunda herhangi bir siyasi şantaj bulunmadığını açıkladı.
Saddam Hafter'in farklı siyasi kanallarla temas arayışının arka planında ise Washington'ın Libya'daki bölünmüş siyasi yapıyı birleştirmeye yönelik girişimi bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, temmuz ayında Bingazi'de Halife Hafter ile görüştü. Görüşmede Libya'daki devlet kurumlarının birleştirilmesi, güvenlik işbirliği ve Libya öncülüğünde siyasi sürecin ilerletilmesi ele alındı. Boulos, görüşmenin ardından Libya devlet kurumlarının birleştirilmesine yönelik çabaların sürdürülmesi gerektiğini açıkladı.
ABD'nin girişiminde doğu ve batıdaki rakip Libya yapılarının ortak bir siyasi düzen içinde bir araya getirilmesi hedefleniyor. Financial Times'ın haziran ayında aktardığı plana ilişkin haberlerde, Abdulhamid Dibeybe'nin başbakanlık görevini sürdürmesi, Saddam Hafter'in ise başkanlık konseyi benzeri yeni bir yürütme yapısının başına getirilmesi formülünün değerlendirildiği aktarılmıştı.
Bu çerçevede Saddam Hafter, yalnızca babası Halife Hafter'in siyasi mirasını devralmaya hazırlanan bir isim olarak değil, Washington'ın Libya'daki siyasi geçiş arayışında adı geçen aktörlerden biri olarak da öne çıkıyor.
Ancak Hafter ailesinin siyasi geleceği yalnızca Boulos'un girişimine bağlı değil. ABD'nin Libya planının geleceği ve Washington'daki siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği belirsizliğini korurken Saddam Hafter'in İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD'deki farklı aktörlerle aynı anda temas kurmaya çalıştığı görülüyor.
Bu nedenle Netanyahu'nun Abu Dabi ziyaretiyle aynı saatlerde Saddam Hafter'le bağlantılı uçağın El-Bateen Havalimanı'na inmesi, Libya'daki siyasi güç mücadelesinin bölgesel diplomasiyle kesiştiği yeni bir temas ihtimalini gündeme getirdi.