PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Yemen ordusunun ele geçirdiği üssün, stratejik boğaz ve çevresindeki deniz yollarını denetlemek üzere hazırlandığı belirtiliyor.

YDH- El-Mesire televizyonu, Yemen ordusunun yakın zamanda kontrol altına aldığı batı kıyısındaki Zubab’da Suudi-BAE koalisyonunun kurduğu havaalanı ve askerî üssün görüntülerini yayımladı.
Kanal, Muha ve Huha dâhil kıyıdaki diğer bölgelerde oluşturulan askerî altyapıyı da görüntülemeyi sürdürüyor.
El-Mesire’nin haberinde Zubab’daki üssün üç kilometreyi aşan pistine, tahkim edilmiş ortak harekât odalarına, uçak park alanlarına, sığınaklarına ve askerî noktaları birbirine bağlayan yol ağına dikkat çekildi.
Haberde, bu tesislerin koalisyonun destekledikleri yönetimi geri getirme hedefinin ötesinde, Yemen’in batı kıyısında kalıcı askerî varlık kurmayı amaçladığını gösterdiği vurgulandı.
El-Mesire’ye konuşan askerî uzman Tümgeneral Halid Gurab, pistin uzunluğunun bölgedeki sivil hizmet ihtiyacını aştığını belirtti.
Pist ve çevresindeki tahkimatların büyük askerî nakliye uçakları ile bombardıman uçaklarının kullanımına uygun olduğunu söyleyen Gurab, üssün Babülmendeb Boğazı, ticaret yolları ve enerji nakil hatları üzerinde denetim sağlamak için planlandığı görüşünü dile getirdi.
Tesisin Yemen ve Afrika Boynuzu’ndaki operasyonlarda da kullanılabileceğini ifade etti.
Gurab’a göre ortak harekât odaları, sığınaklar ve üsleri birbirine bağlayan yollar, kısa süreli bir konuşlanmadan ziyade uzun vadeli bir hazırlığa işaret ediyor.
Bölgeyi kontrol etmeye yönelik planların geçmişinin onlarca yıl öncesine uzandığını öne süren Gurab, batı kıyısındaki kazanımın daha geniş bir askerî projeyi engellediğini belirtti.
Zubab üssünün askerî ağı ve geri çekilme güzergâhı
Gurab, Yemen ordusu yaklaşırken bazı Suudi komutanların helikopterlerle, diğerlerinin ise kara yollarından ayrılmış olabileceğini söyledi. Pistten denize uzanan bir güzergâh bulunduğunu belirterek üssün hava ve deniz faaliyetleri için birlikte tasarlandığını değerlendirdi. Geri çekilen güçlerin bıraktığı teçhizatta Suudi bayrakları ve mühürleri, harekât odalarında ise ABD ve İsrail bayrakları görüldüğünü aktardı.
Siyasi aktivist Emin Şami, Zubab’daki üssün havaalanı, uçaklar ve sığınaklarla donatıldığını söyledi. El-Mesire’nin üssün depolarına ilişkin tüm ayrıntıları henüz yayımlamadığına dikkat çeken Şami, tesisin Babülmendeb üzerinde denetim kurmak amacıyla gizlice hazırlandığını vurguladı.
Aktivist Vela Esbahi, üs içinde yapılan görüntülü incelemenin tesisin donanımını ve batı kıyısındaki üslerle karargâhları birbirine bağlayan ulaşım ağını ortaya koyduğunu belirtti. Esbahi, Zubab’daki pistin Suudi komutan ve subayların helikopterle bölgeden ayrılması sırasında kullanıldığını ifade etti. Üssün Yemen adaları ve Afrika kıyılarında kurulan diğer modern tesislerle benzerlik taşıdığını söyledi.
Babülmendeb çevresindeki üsler ve Suudi rejimine uyarı
Aktivist Vedad Beyd, Muha ve Zubab’daki açık ve gizli üslerin Babülmendeb çevresinde bir nüfuz ağı oluşturduğunu vurguladı.
El-Beyd, Tarık Salih’e bağlı bazı kişilerin İsrail bağlantılı gemilere binerek bu gemilerin füze saldırılarına karşı korunmasında görev aldığını söyledi.
Beyd BAE’nin sivil amaçlarla kurduğunu açıkladığı Muha Havaalanı’nın askerî amaçlarla kullanıldığını ifade etti. Zubab üssünün de “ulusal direniş” ve “meşruiyet” gibi gerekçeler altında Babülmendeb çevresinde kurulduğunu söylediği daha geniş bir üs ağının parçası olduğunu belirtti.
The Cradle’a Ensarullah Siyasi Büro Üyesi Hüseyin Buhayti, Kızıldeniz’deki Zukar Adası’nda bir havaalanı ve iniş alanı ile bölgede başka hava tesisleri kurulduğunu aktardı. Buhayti, ABD ve İsrail’in de bölgede varlık gösterdiğini öne sürerek bu tesislerin Yemen içindeki hedeflere saldırmak veya gelecekteki bölgesel çatışmalarda başka ülkelere yönelik operasyonlar yürütmek için kullanılabileceğini vurguladı.
Ensarullah Siyasi Büro Üyesi Muhammed Ferah ise askerî altyapının Yemen topraklarındaki işgali kalıcılaştırma girişiminin parçası olduğunu söyledi. Dış desteğin Suudi rejimine Yemen üzerinde denetim kurma imkânı vermeyeceğini belirten Ferah, Yemen’e müdahale ve abluka sürdükçe Suudi rejiminin güvenlik ve istikrara kavuşamayacağı, ekonomik tesislerini ve kaynak ihracatını da güvence altına alamayacağı uyarısında bulundu.