Şafii âlimden uyarı: Suudiler Yemen’i mezhep savaşına sürüklüyor Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
YEMEN
30 Eylul 2026 · 10:07

Şafii âlimden uyarı: Suudiler Yemen’i mezhep savaşına sürüklüyor

Suudi destekli seferberliğe karşı çıkan Taizli Şafii âlim, Islah Partisi'ni ve Vehhabi çevreleri dinî mekânları düşmanlık ve ayrışma aracı olarak kullanmakla suçladı.

YDH- Yemen’in Taiz kentindeki Şafii Konseyi Başkan Yardımcısı Allame Rıdvan Muhayya, Vehhabilik, Müslüman Kardeşler’in Yemen kolu olan Islah Partisi ve Selefi akımlarla bağlantılı tekfirci çevrelerin her yenilginin ardından mezhepçi kışkırtmaya başvurduğunu söyledi.

Muhayya, bu söylemin halkı savaşa seferber etmek ve çatışmayı mezhep savaşına dönüştürmek için kullanıldığını belirtti.

El-Mesire’ye konuşan Muhayya, cuma hutbeleri, medya organları ve bu akımlara bağlı din adamları üzerinden yürütülen kışkırtmanın Yemenlilerin kanını dökmeyi ve toplumu parçalamayı amaçladığını vurguladı. Mescid-i Haram İmamı Abdurrahman Südeys’in geçmişteki bir dinî konuşmasını da mezhepçi kışkırtmanın örneklerinden biri olarak gösterdi.

Savaşın “inancı savunma” gerekçesiyle sunulduğunu, karşı tarafın ise mezhepçilik ve dinî kimliği tehdit etmekle suçlandığını belirten Muhayya, Taiz’in Şafii ve tasavvufi mirasına dikkat çekti. Kurtarılan bölgelerde halkın dinî ibadetlerini sürdürdüğünü söyledi; mezhep dayatıldığı, sahabeye ve müminlerin annelerine hakaret edildiği yönündeki suçlamaları reddetti.

Bu suçlamaların saldırıları ve Suudi askeri yığınağını meşrulaştırmak için kullanıldığını ifade eden Muhayya, Taiz halkının da bu söylemin işlevini anlamaya başladığını kaydetti.

Camiler ve minberler üzerinden mezhepçi seferberlik

Muhayya, Taiz âlimlerinin geniş katılımlı toplantısında sevgi, birlik, af ve hoşgörünün vurgulandığını, toplumu bölen tekfirci söyleme karşı uyarıda bulunulduğunu söyledi.

Islah Partisi’ni camileri siyasi ve mezhepçi seferberlik merkezlerine dönüştürmekle suçlayan Muhayya, tarihî Cened Camisi’nin geçmişte parti tarafından kontrol altına alınarak tekfir ve aşırılığın yayılması için kullanıldığını belirtti. Mezhepçiliği körüklediği tespit edilen bazı eğitim kurumlarının da kapatıldığını hatırlattı.

Sabah namazındaki kunut dualarında siyasi ve mezhebî rakiplerin “Husiler” ve “Rafıziler” gibi ifadelerle hedef alınmasını eleştiren Muhayya, bu söylemin dış güçler tarafından finanse edildiğini söyledi. Minberlerin toplumu parçalamak için kullanılmasının engellenmesini isteyerek dinî kürsülerin görevinin Müslümanları birleştirmek olduğunu vurguladı.

Taiz’deki İslami ve dinî mirasın da geniş çaplı saldırılara uğradığını belirten Muhayya, Yemen ordusunun Muha’yı kurtarıp tekfirci grupları çıkarmasının ardından türbelerde ve dinî şahsiyetlerle bağlantılı tarihî yapılarda büyük tahribatın ortaya çıktığını aktardı.

Muha, Vaziiyye ve Taiz’de çok sayıda dinî şahsiyete ait eser ve türbenin hedef alındığını, bunlar arasında Ali bin Ömer Şazeli, Abdülhadi Sudi ve Cemaleddin Cüneyd’in mirasının da bulunduğunu belirtti.

Bu saldırıları Mekke ve Medine’de İslami tarihî eserlere yönelik yıkımlarla ilişkilendiren Muhayya, dinî mirasa karşı işlenen suçların kınanması çağrısında bulundu.

“Suudi yığınağı ateşkes ve tazminat yükümlülüklerinden kaçış”

Muhayya, Taiziyye’deki Maviye kavşağı, Muha ve Meafir’de sivillere yönelik katliamların yanı sıra pazarların ve tutukluların hedef alındığını hatırlattı. Bombardımanlarda sivil tesislerin, altyapının, köprülerin, hastanelerin ve toplu etkinlik alanlarının vurulduğunu belirterek bu saldırıları meşrulaştırmaya çalışan medya söylemini eleştirdi.

Bu suçların zaman aşımına uğramayacağını vurgulayan Muhayya, karşılığının Yemen’in işgal altında kalan topraklarının kurtarılmasının tamamlanması olduğunu söyledi.

Taiz âlimlerinin, vilayetin güneyine, kent merkezine ve Cevf ile Marib bağlantılı diğer cephelere yönlendirilen Suudi askeri yığınağını reddettiğini belirtti. Suudi rejiminin ateşkese, kuşatmanın kaldırılmasına ve tazminat ödenmesine ilişkin yükümlülüklerinden kaçmak için paralı güçlere başvurduğunu ifade etti.

Bu seferberliğin ABD ve İsrail’in talimatlarıyla bağlantılı olduğunu söyleyen Muhayya, Netanyahu’nun BAE ziyaretine ve Suudi, BAE ve İsrailli tarafların Yemen’e karşı izlenecek yolu görüştüğü toplantılara işaret etti. Bu güçlerin batı kıyısında kaybettikleri alanları geri almayı amaçladığını belirtti.

Muhayya, Taiz âlimlerinin geniş katılımlı toplantısında batı kıyısı, Hudeyde ve Taiz’in kıyı ilçeleri ile Babülmendeb’de kazanılan zaferin selamlandığını aktardı. Âlimlerin, Seyyid Abdülmelik Husi’nin kuşatmaya karşı mücadele ve tırmanmaya karşı tırmanma yönündeki adımlarını desteklediğini vurguladı.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 30.09.2026 12:24 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45249/safii-alimden-uyari-suudiler-yemen-i-mezhep-savasina-surukluyor