PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD'nin USS Theodore Roosevelt uçak gemisini ve ek bir Deniz Piyade tümeni Ortadoğu'ya gönderme kararı, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin ilerleme kaydedemediği bir dönemde ABD'nin İran karşısındaki askeri seçeneklerini genişletiyor.

YDH ― ABD rejimi, USS Theodore Roosevelt uçak gemisi ile ek bir Deniz Piyade tümenini Ortadoğu'ya göndermeye hazırlanırken bölgedeki ABD uçak gemisi sayısının üçe çıkması bekleniyor.
Jerusalem Post muhabiri Amihai Stein'in perşembe günü aktardığına göre USS Theodore Roosevelt, ek bir Deniz Piyade tümeniyle birlikte ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) sorumluluk alanına doğru ilerliyor.
Gazetenin haberine göre bu konuşlanma, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ara seçimlere kadar İran'a karşı kullanabileceği askeri kapasiteyi ve seçenekleri önemli ölçüde genişletecek.
Jerusalem Post, üçüncü uçak gemisi ile ek Deniz Piyade gücünün bölgeye gönderilmesinin, Washington'a İran karşısında daha geniş bir askeri hareket alanı sağlayacağını aktardı.
Haberde, konuşlanmanın ABD'nin İran'a karşı olası askeri operasyonlar için kapasitesini artıracağı belirtildi.
Associated Press'in aktardığı bir ABD yetkilisine göre Roosevelt'in de içinde bulunduğu gemi grubu yaklaşık 9 bin personel taşıyor. Bu personelin 7 binden fazlasını denizciler, yaklaşık 2 binini ise Deniz Piyadeleri oluşturuyor.
ABD'nin bölgede halihazırda bulunan güçleriyle birlikte değerlendirildiğinde, yeni sevkiyat Ortadoğu'daki toplam ABD denizci ve Deniz Piyadesi sayısını 20 binin üzerine çıkaracak. Bölgedeki ABD güçleri ayrıca yüzlerce hava aracını da barındıracak.
USS Theodore Roosevelt'in bölgeye gönderilmesi, Washington'ın İran'la diplomatik temaslarını sürdürdüğü bir dönemde askeri kapasitesini de artırdığı son gelişme oldu. Associated Press'e konuşan ABD'li yetkili, üç uçak gemisinin ekim sonuna kadar bölgede bulunabileceğini söyledi.
ABD Donanması daha önce nisan ayında Ortadoğu'da aynı anda üç uçak gemisi bulundurmuştu. Bu konuşlanma, 2003 Irak Savaşı'ndan bu yana bölgede görülen en yüksek uçak gemisi yoğunluğu olmuştu.
Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslar devam ederken ABD'nin bölgedeki askeri varlığını genişletmesi, gerilimin diplomatik ve askeri boyutlarının eş zamanlı ilerlediği bir döneme işaret ediyor.
Müzakerelerde nükleer program, yaptırımlar, deniz ablukası ve Hürmüz Boğazı konularındaki anlaşmazlıklar sürerken, Washington'ın askeri seçeneklerini genişletmeye yönelik adımlar attığı görülüyor.