Eski CIA görevlisi: Washington’un İsrail politikasında değişen bir şey yok Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
MEDYA
02 Ekim 2026 · 13:10

Eski CIA görevlisi: Washington’un İsrail politikasında değişen bir şey yok

Eski CIA görevlisi Phil Giraldi, ABD istihbaratının dış politikadaki operasyonel bir aygıta dönüştüğünü savunarak İsrail lobisinin Washington’un İran politikasındaki etkisini gündeme getirdi.

YDH―  Eski CIA istihbarat görevlisi Phil Giraldi, Amerikalı eski yargıç Andrew Napolitano'nun sunduğu “Judging Freedom” programına katıldı. 

Giraldi, CIA’nın kuruluş amacından uzaklaşarak ABD’nin dış politikadaki “pis işlerini” yürüten bir aygıta dönüştüğünü vurguladı.

İsrail lobisinin ABD’nin İran politikasında belirleyici rol oynadığını savundu. Giraldi ayrıca Netanyahu’nun 7 Ekim öncesindeki istihbarat uyarılarını bilerek görmezden geldiğini ileri sürdü. 

“Teşkilat asli amacından koptu”

Giraldi, CIA bünyesinde dört farklı ülkede toplam 17 yıl görev yaptı. Kendi döneminde hükümetleri devirmeye yönelik faaliyetlerin yaygın olmadığını ancak 11 Eylül saldırılarından sonra bu durumun tamamen değiştiğini kaydetti.

Teşkilatın kuruluş amacından saparak ABD'nin pis işlerini halleden bir aygıta dönüştüğünü vurguladı.

George W. Bush döneminde benimsenen "Ya bizimlesiniz ya da bize karşı" doktrini ve Vatanseverlik Yasası ile birlikte Amerikan hükümetinin kendi halkına ve ulusal çıkarlarına sırtını döndüğünü belirtti. Giraldi, bu eğilimin Joe Biden ve Donald Trump dönemlerinde de artarak devam ettiğini söyledi.

ABD'nin 1950'lerde Kuzey Kore'yi, 1970'lerde ise Kuzey Vietnam ve Şili'yi hedef aldığını hatırlattı. Bu ülkelerin ulusal güvenliğe doğrudan tehdit oluşturmadığını, operasyonların sırf küresel hegemonyayı sağlamlaştırmak adına yapıldığını açıkladı.

Süleymani suikastının perde arkası

Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani'nin Bağdat Havalimanı'nda öldürülmesine de değinen Giraldi, resmi anlatının tamamen yalan olduğunu dile getirdi.

Amerikan kamuoyuna, Süleymani'nin Irak'taki Şii gruplarla ABD güçlerine karşı saldırı planladığı yönünde bir hikaye sunulduğunu hatırlattı ve gerçeğin çok farklı olduğunu belirtti.

Giraldi'ye göre Süleymani, öldürüldüğü gün Irak ordusundaki muhataplarıyla bölgede kalıcı bir barış anlaşmasının temellerini atmak üzere görüşmeye gidiyordu.

Bu suikastın ABD için bölgeyi çok daha tehlikeli hale getirdiğini ifade eden eski yetkili, dönemin yönetiminin halkı açıkça kandırdığını söyledi.

Trump'ın nükleer anlaşma kararı ve İsrail lobisi

Programda, Donald Trump'ın kendi istihbarat birimlerinin ve Dışişleri Bakanlığı'nın aksi yöndeki raporlarına rağmen ABD'yi Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekme kararı ele alındı.

Giraldi, İran'ın aslında Amerika Birleşik Devletleri için bir tehdit oluşturmadığını, bu kararın tamamen İsrail'in “Büyük İsrail” ideali doğrultusunda alındığını ifade etti.

Birleşmiş Milletler denetimindeki anlaşmanın oldukça güvenli olduğunu belirten Giraldi, Trump'ın İsrail'in kontrolünde hareket ederek tarihi bir hata yaptığını ve bu durumun İran hükümetini nükleer silah edinme düşüncesine ittiğini savundu.

Yayın sırasında Giraldi'nin 2014 yılında kaleme aldığı bir ses kaydı da ekrana geldi.

Kayıtta Giraldi, ABD'nin İsrail adına İran'la savaşa sürükleneceğini öngördü ve İsrail lobisinin Amerika'yı yeni bir çatışmaya çekmek için sahte gerekçeler üreteceği uyarısında bulundu.

Programda ayrıca Trump'ın İran'a yönelik olası bir savaşın süresi hakkında kamuoyunu nasıl yanılttığı da gündeme geldi.

Giraldi, kabinesinden doğru bilgiler almasına rağmen Trump'ın 90 milyon insanın ölümüne yol açabilecek bir savaşı meşrulaştırmak için kasıtlı olarak yalan söylediğini kaydetti.

Washington'da başlayan savaş karşıtı protestoları umut verici bulduğunu belirten Giraldi, seçmenleri barış yanlısı adayları desteklemeye çağırdı.

Kişisel menfaatler için ulusal güvenlik kalkanı

Giraldi, siyasilerin ve Beyaz Saray yetkililerinin kendi çıkarları doğrultusunda attıkları her adımı yasal bir zemine oturtmak için “ulusal güvenlik” söylemini bir kalkan olarak kullandıklarını vurguladı.

Bunu bir “sahtekarlık” olarak nitelendirdi ve yetkililerin, istihbarat ile savunma uzmanlarının uyarılarını dikkate almadığını, eleştirileri susturmak için uydurma güvenlik gerekçelerine sığındıklarını anlattı.

Siyasilerin ulusal güvenlik bahanesini kendi kişisel menfaatleri için nasıl kullandıklarına dair çarpıcı bir örnek verdi. Giraldi, Trump'ın inşa ettirdiği devasa kule ve balo salonu projelerine dikkat çekti.

Projelerin maliyetinin 200 milyon dolardan milyarlarca dolara çıkması üzerine finansman sıkıntısı yaşandığını belirtti.

Giraldi'nin aktardığına göre Trump, Savunma Bakanlığı fonlarına el uzatmak için bu binalara insansız hava araçları ve keskin nişancılar yerleştirdi ve projeleri "ulusal güvenlik unsuru" gibi gösterdi.

Ayrıca Trump'ın, bazı medya kuruluşlarını ulusal güvenlik gerekçesiyle Beyaz Saray'dan uzaklaştırma girişiminin Federal Yargıç Timothy Kelly tarafından reddedildiğini hatırlattı.

Yargıcın, Adalet Bakanlığı'nın sunduğu gerekçeleri “saçmalık” olarak nitelendirip basının tekrar içeri alınmasına hükmettiğini söyleyen Giraldi, Amerikan halkının bu aldatmacalara karşı uyanmaya başladığını ifade etti.

“Netanyahu uyarıları bilerek görmezden geldi”

Yargıç Napolitano, Wall Street Journal ve New York Times'ın yayınladığı sarsıcı raporları hatırlatarak, Gazze'deki Hamas saldırılarının İsrail için bir istihbarat sürprizi olmadığını dile getirdi.

Habere göre Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Mısır yetkilileri, 7 Ekim 2023 saldırısından tam on gün önce İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'yu bizzat uyardı. Üstelik ABD istihbaratı da durumu İsrail'e bildirdi.

Tüm bu istihbarat akışına ve sahadaki casusların raporlarına rağmen Netanyahu'nun güvenlik birimlerini bilgilendirmediği ve bölgenin merkezindeki çöl konserinin yapılmasına bilerek izin verdiği ifade edildi.

Bu durumu değerlendiren Giraldi, saldırılardan iki hafta sonra benzer bir makale kaleme aldığını ve ismini açıklayamayacağı kaynakların da bu uyarıları doğruladığını açıkladı.

Giraldi, Netanyahu'nun Gazzelileri katletmek için bir bahane yaratmak amacıyla kendi halkının ölmesine kasten göz yumduğunu belirtti.

İsrail siyasetinde tehlikeli senaryo ve ABD'nin suç ortaklığı

Programın son bölümünde, İngiliz siyasetçi ve yayıncı George Galloway'in gündeme getirdiği çarpıcı bir iddia ele alındı.

Galloway'in duyumlarına göre Likud partisinin yaklaşan seçimleri kazanacağı ve aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Netanyahu'yu devirerek başbakanlık koltuğuna oturacağı konuşuluyor.

Giraldi, böyle bir senaryonun Filistinlileri tamamen yeryüzünden silme politikasını hızlandıracağını söyledi. Ben-Gvir'in günde belirli sayıda insanı öldürmeyi meşru gören hastalıklı bir zihniyete sahip olduğunu ifade etti.

Amerika Birleşik Devletleri hükümetlerinin, Joe Biden ve Donald Trump fark etmeksizin bu kitlesel cinayetlere suç ortaklığı yaptığını belirten Giraldi, mevcut tabloyu “utanç verici” olarak nitelendirdi.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 02.10.2026 14:58 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45356/eski-cia-gorevlisi-washington-un-israil-politikasinda-degisen-bir-sey-yok