PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Pentagon’un savaşlarına bir de “Tanrı’nın zırhını” giydiren Hegseth, ilahi söylemin dünyevi ihtiyaçlarını unutmadı: Yeni ofise bütçe, kadro ve doğrudan yetki sağlanacak.

YDH- ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon’da doğrudan kendisine bağlı bir “Dinî İşler Ofisi” kurarak ordunun kurumsal yapısında “inanca” daha fazla ağırlık verme yönünde yeni bir adım attı.
Military Times’ın haberine göre Hegseth, girişimi duyururken savaşın “dinî bir mücadele” olarak sunulduğu ifadeler kullandı: “Bakanlığımız, denebilir ki Tanrı’nın bütün zırhını kuşanıyor. Fiziksel savaş yürütsek de gerçek savaşın manevi olduğunu hepimiz biliyoruz.”
Virginia’daki Quantico Deniz Piyadeleri Üssü’nde konuşan Hegseth, “Tanrı iyidir. Kötülük değildir. Amerikan ordusu bu farkı anlamalıdır” dedi. Bu söylem, askerî faaliyetleri siyasi ve stratejik kararların ötesinde, “iyilik ile kötülük” arasında dinî bir karşı karşıya geliş olarak çerçeveliyor.
Hegseth, yeni ofisi Otonom Savaş Komutanlığı dahil diğer girişimlerle birlikte açıkladı. İnancı cumhuriyetin “en temel unsuru” olarak tanımlayarak diğer düzenlemelerin inanç olmadan eksik kalacağını savundu. Böylece dinî yaklaşımını yalnızca personelin ibadet ihtiyaçlarıyla sınırlamayıp ordunun savaş anlayışına ve kurumsal dönüşümüne bağladı.
“Siyasi doğruculuk” ve laikliğe karşı dinî dönüşüm
Hegseth, ordunun geçmişte inanç yerine “siyasi doğruculuk ve seküler hümanizme” öncelik verdiğini öne sürdü. “Seküler kariyeristler” ile bürokratik engeller çıkaran hukukçuların personelin manevi hayatını yönlendirdiğini savunarak askerî din görevlilerinin geri plana itildiğini söyledi.
Hegseth’in “yukarıdan aşağıya kültürel dönüşüm” olarak tanımladığı çizgi, daha önce din görevlileri teşkilatının yeniden düzenlenmesi ve rütbe işaretleri yerine inanç sembollerinin taşınması talimatlarıyla da ortaya çıkmıştı.
Bakan, askerî personelin yüzde 5’inden azının kendisini dinsiz olarak tanımladığını, yüzde 95’inin ise “Yüce Tanrı”yı kabul ettiğini ileri sürdü. Ancak Military Times’ın hatırlattığı son resmî veriler bu kesin dağılımı ortaya koymuyor. Pentagon’un 2019 tarihli raporunda muvazzaf personelin yüzde 70’i Hristiyan, yüzde 2’si ateist veya agnostik olarak kaydedilirken yüzde 24’ünün dinî aidiyeti sınıflandırılmamış ya da bilinmiyor olarak belirtilmişti.
Pentagon’un tanıdığı dinî aidiyet kategorilerinin 200’ün üzerinden 31’e düşürülmesi de çoğunun Hristiyan mezheplerinden oluşması nedeniyle eleştirildi. Gelen tepkilerin ardından Hristiyan mezheplerini gruplandıran alt başlık kaldırılarak sınıflandırma güncellendi.
Dinî söyleme bütçe ve kurumsal yetki
Yeni ofis, Hegseth’in yaklaşımına doğrudan bütçe ve yönetim araçları sağlayacak. 30 Eylül tarihli talimata göre ofis direktörü, savunma bakanı ve yardımcısının dinî işler alanındaki başlıca danışmanı olacak.
Ofis; din görevlilerinin programları ve inanç temelli girişimler için kaynak sağlanmasını takip edecek, personelin manevi durumunu ve göreve hazırlığını değerlendiren araştırmaları destekleyecek. Dinî işler politikalarını düzenleyecek ve bakanı Kongre ile dinî kuruluşlar nezdinde temsil edecek. Silahlı Kuvvetler Din Görevlileri Kurulu da bu yapıya bağlanacak.
“Bu, evrak işleriyle uğraşan bir birim olmayacak. Gerçek yaptırım gücü olacak” diyen Hegseth, ofisin bütçeleri koruyacağını ve altyapı talep edeceğini söyledi. İlk bütçe ve kalıcı personel ihtiyaçlarının 60 gün içinde hazırlanması öngörülüyor.
Hegseth’in Pentagon’da aylık Hristiyan dua toplantıları düzenlemesi ve kamuya açık dinî söylemi, daha önce hak savunucusu grupların tepkisini çekmişti. Eleştiriler, Hristiyan inancının siyaset ve askerî güçle ilişkilendirilmesine odaklanıyordu.
Yeni ofis bütün personele dinî destek sunma amacıyla açıklansa da Hegseth’in savaşı “manevi mücadele” olarak tanımlaması, Hristiyanlık merkezli uygulamaları ve seküler yaklaşımları hedef alan sözleri, ordudaki farklı inançların ve inançsız personelin bu dönüşüm içinde nasıl temsil edileceği sorusunu gündemde tutuyor.