Arap rejimleri İsrail’le yakınlaşırken halklarının öfkesi büyüyor Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
04 Ekim 2026 · 12:09

Arap rejimleri İsrail’le yakınlaşırken halklarının öfkesi büyüyor

Soykırımı kınayan açıklamalara rağmen İsrail’le iş birliğinin sürmesi, Netanyahu’ya siyasi dayanak sağlıyor; Arap yönetimlerinin kendi halklarıyla gerilimini büyütüyor.

YDH- Muhammed Mısri, Middle East Eye’da (MEE) yayımlanan analizinde, Arap rejimlerinin Gazze’deki soykırıma ve İsrail’in bölge genelindeki saldırılarına rağmen İsrail’le ilişkilerini sürdürmesinin, halklarıyla aralarındaki uçurumu derinleştirdiğini yazdı.

Mısri’ye göre bu ilişkiler yalnızca Filistinlileri zayıflatmıyor; Netanyahu’nun saldırgan politikalarını “meşrulaştırmasına” da imkân sağlıyor.

Analiz, Netanyahu’nun 27 Ekim seçimleri öncesinde, 7 Ekim 2023 saldırılarına ilişkin uyarıları dikkate almadığı yönündeki haberlerin yarattığı baskı altında BAE’ye yaptığı ziyareti ele alıyor.

Haaretz, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in saldırıdan yaklaşık on gün önce Netanyahu’ya açık bir uyarı ilettiğini yazmıştı.

The Atlantic, Mısırlı yetkililerin de tekrar tekrar uyarıda bulunduğunu, dönemin istihbarat başkanı Abbas Kamil’in saldırıdan birkaç gün önce Tel Aviv’e giderek mesajı doğrudan aktardığını bildirdi.

New York Times ise Netanyahu’nun bu uyarıları 1 Ekim 2023’teki üst düzey güvenlik toplantısında güvenlik birimlerinin yöneticileriyle paylaşmadığını aktardı.

İsrail medyasına göre Netanyahu, Abu Dabi ziyaretinde bin Zayid’den uyarıya ilişkin haberleri yalanlamasını istedi. Ancak BAE lideri, ülkesinin seçim öncesinde İsrail siyasetine çekilmesini istemediği için talebi reddetti. Netanyahu’nun ofisi bu haberleri “sahte haber” olarak nitelendirdi.

Netanyahu, ertesi gün yaptığı açıklamada ise Arap ülkeleri dâhil “yabancı ve düşman devletlerle aktörleri”, hükümetini devirmeyi amaçlayan yalan suçlamaların arkasında olmakla itham etti.

Soykırıma rağmen ticaret ve güvenlik iş birliği

Mısri, İsrail’in Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’deki saldırıları sürerken Arap yetkililerle yapılan görüşmelerin, ilişkilerin büyük ölçüde olağan biçimde devam ettiğini gösterdiğini belirtti.

İsrail’in “Kan” kanalına göre Abu Dabi’deki genişletilmiş görüşmeler, İran’a karşı bölgesel iş birliğine odaklandı ve İsrail’le diplomatik ilişkisi bulunmayan ülkelerden yetkilileri de kapsadı. Kanal, Netanyahu’nun ziyareti sırasında Fas, Libya ve Katar’dan uçakların Abu Dabi’ye indiğini bildirdi. Katar’ın başkenti Doha, yalnızca bir yıl önce İsrail tarafından bombalanmıştı.

Ynet ve diğer İsrail yayınları, toplantıda Suudi rejimi ve Ürdün’ün de temsil edildiğini ileri sürdü. Üst düzey bir Suudi yetkili bunu reddederken Ürdün, haberleri “asılsız ve temelsiz” olarak nitelendirdi; Netanyahu’ya yakın medyanın bunları seçim amacıyla yaydığını belirtti.

Mısri’ye göre Arap rejimleri, İsrail’le diplomatik ilişkilerini onun yayılmacı saldırılarından ve kendi halklarının tepkisinden ayrı tutabileceklerini düşünüyor. Zaman zaman savaş suçlarını kınayıp Filistinlilere yardım gönderirken iş birliğini sürdürmek istiyorlar.

Ancak Netanyahu, bu temasları saldırılarını haklı göstermek için kullanıyor. Gazze’deki soykırımın başlangıcından beri savaşı, Arap rejimlerinin “terörle mücadele” hedefleriyle uyumlu olarak sunuyor; Arap liderlerin kamuoyu önünde İsrail’i kınarken özel görüşmelerde savaş politikasını desteklediklerini söylüyor.

Analizde, normalleşmenin somut ekonomik ve askerî sonuçları da sıralandı. BAE ile İsrail arasındaki ticaret 2024’te yüzde 11 artarak 3,2 milyar dolara ulaştı. Mayıs ayında İsraillilerin işlettiği bir Demir Kubbe bataryası, BAE üzerinde bir İran füzesini önledi.

Mısır, 2025’te İsrail’le 35 milyar dolarlık doğalgaz tedarik anlaşması imzaladı. Fas ile İsrail ise 16 Eylül’de diplomatik ilişkileri tam büyükelçilik ve büyükelçi düzeyine yükselteceklerini açıkladı.

Mısri, BAE ve Fas başta olmak üzere İbrahim Anlaşmaları’na katılan ülkelerin Gazze’nin yıkımı boyunca ilişkilerini koruduğunu veya geliştirdiğini vurguladı. İsrail’le daha önce normalleşen Mısır ve Ürdün’ün devam eden ilişkilerinin de aynı ayrışmayı ortaya koyduğunu belirtti.

ABD ve İsrail, anlaşmaları başka Arap ülkelerine genişletme arayışını da sürdürüyor. Trump, temmuz ayında ABD-Suudi sivil nükleer anlaşmasını Suudi rejiminin “İbrahim Anlaşmaları”na katılmasına bağladı. Suudi rejimi ise bağımsız ve yaşanabilir bir Filistin devleti kurulmadan normalleşmeyi kabul etmeyeceğini açıklıyor.

Yönetimlerin tercihiyle halkın tutumu arasındaki uçurum

Analizde aktarılan kamuoyu araştırmaları, normalleşmenin Arap halkları arasında çok sınırlı destek gördüğünü ortaya koyuyor.

Arap Barometresi’nin 2023 ve 2024 araştırmalarında, incelenen yedi ülkenin çoğunda normalleşmeye destek tek haneli oranlarda kaldı; hiçbirinde yüzde 13’ü aşmadı. 2025 Arap Kamuoyu Endeksi’nde ise 15 ülkedeki katılımcıların yüzde 87’si İsrail’in tanınmasına karşı çıktı. Kabul edebileceğini söyleyen yüzde 6’lık kesimin yarısı da bunu tamamen bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına bağladı.

Mısri, İsrail’e yönelik öfkenin ekonomik sıkıntılar, baskı ve yolsuzluk nedeniyle rejimlere duyulan tepkiyle iç içe geçtiğini belirtti. Vatandaşlarını baskı altında tutan ve ekonomik vaatlerini yerine getirmeyen rejimlerin, aynı zamanda Filistinlileri zayıflatan ilişkileri sürdürmesinin patlamaya açık bir gerilim yarattığını yazdı.

Mısır’da yetkililer ve önde gelen medya isimleri son haftalarda kitlesel protestoların zararları konusunda uyarılar yaparken, Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi de 29 Eylül’de 2011 ayaklanmasının devleti neredeyse “bilinmeze” sürüklediğini söyledi. Sisi, ardından yaşanan iki yıllık ekonomik daralmanın telafisi için en az 10 ila 15 yıl gerektiğini savundu.

Bölgedeki diğer rejimler de ekonomik girişimler veya baskı tedbirleriyle hareket ediyor. Ürdün yeni ekonomik projeler açıklarken, Bahreyn İran savaşı sırasında Şii muhalifleri hedef aldı; Tunus’ta ise eylülde gazeteciler gözaltına alındı.

Fas’ta, İsrail’le ilişkilerin büyükelçilik düzeyine yükseltileceğinin açıklanmasından kısa süre sonra normalleşme karşıtı protestolar başladı. Tanca’da yasaklanan gösteriye katılan yüzlerce kişi güvenlik güçlerince dağıtıldı, bir düzineden fazla kişi gözaltına alındı.

Mısri, yeni bir “Arap Baharı”nın yaşanıp yaşanmayacağını veya zamanını öngörmenin mümkün olmadığını belirtti. Ancak Arap rejimlerinin, halklarının öfkesine rağmen İsrail’le ilişkilerini sürdürerek kendi siyasi geleceklerini de riske attığını vurguladı.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 04.10.2026 14:19 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45434/arap-rejimleri-israil-le-yakinlasirken-halklarinin-ofkesi-buyuyor