ABD-Çin yakınlaşması Hindistan'ı nasıl etkileyebilir? Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
BATI YARIM KÜRE
04 Ekim 2026 · 21:39

ABD-Çin yakınlaşması Hindistan'ı nasıl etkileyebilir?

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki yakınlaşma, Hindistan'ın ticaret, tedarik zincirleri, güvenlik, enerji ve Hint-Pasifik stratejisi açısından yeni risk ve fırsatlarla karşı karşıya kalmasına yol açabilir.

YDH ― ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki zirve, Washington ile Pekin arasında ticaret, teknoloji ve güvenlik alanlarında kontrollü bir yakınlaşma ihtimalini güçlendirdi. 

Zirvede yapısal anlaşmazlıklarda sınırlı ilerleme sağlanırken, ticaret savaşı kapsamındaki tarife ateşkesi Ocak 2027'nin ortasına kadar uzatıldı.

Yeni Delhi'nin temel kaygısı

Hindistan, ABD-Çin ilişkilerindeki değişimi yakından izliyor. Çünkü Washington ile Pekin arasında kurulabilecek daha istikrarlı bir ilişki, Yeni Delhi'nin ticaret hedeflerini, tedarik zincirlerini, sınır güvenliğini, enerji maliyetlerini ve Hint-Pasifik stratejisini doğrudan etkileyebilir.

Hindistan uzun süredir ABD'nin Çin'e karşı teknoloji ve askeri kapasite desteğinin kendi bölgesel konumunu güçlendireceğini düşünüyordu. ABD-Çin rekabeti de dolaylı olarak Hindistan'ın "stratejik özerkliğini" destekliyordu. Bu nedenle Yeni Delhi, Washington ile Pekin arasında bir "G2" düzeninin ortaya çıkmasının kendisini uluslararası sistemde ikinci plana itmesinden endişe ediyor.

Çin Artı Bir planı

Hindistan'ın bir diğer önemli hesabı üretim ve tedarik zincirleriyle ilgili. Çin'e bağımlılığı azaltmak isteyen Amerikan şirketleri, tüketici elektroniği, ilaç, otomotiv parçaları ve güneş enerjisi ekipmanlarında Hindistan'a milyarlarca dolarlık yatırım yaptı. "Çin Artı Bir" stratejisi, Hindistan'ın imalat sektörünü ve ihracatını destekledi.

Ancak Xi ve Trump'ın kapsamlı bir ticaret anlaşmasına yönelmesi, bu yatırımların Hindistan'a kayışını yavaşlatabilir. Trump ayrıca Hindistan'ın koruyucu ticaret politikalarını ve iç pazar kısıtlamalarını eleştirerek tarım ve teknoloji sektörlerini Amerikan şirketlerine açması için Yeni Delhi'ye baskı yapabilir.

Gümrük vergilerinde eşitsizlik kaygısı

Hindistan, Rusya'dan enerji ithalatı nedeniyle ABD'nin yüzde 100 gümrük vergisi tehdidiyle karşı karşıya kalırken Washington'ın Çin'e daha anlayışlı davranmasından rahatsız. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ile Pekin'in Busan Anlaşması'nı 10 Ocak 2027'ye kadar uzattığını açıklamıştı.

Amerikalı ekonomist ve Trump'ın ticaret ve imalattan sorumlu kıdemli danışmanı Peter Navarro daha önce Ukrayna'yı "Modi'nin savaşı" olarak nitelemişti. Buna karşılık Trump yönetiminde Ukrayna krizini "Xi'nin savaşı" olarak niteleyen bir söylem ortaya çıkmadı. Temmuz 2025'te Washington'ın Çin'e daha yumuşak davranırken Rus ham petrolü alımı nedeniyle Hindistan'a ek yüzde 25 vergi uygulaması da Yeni Delhi'deki şüpheleri artırdı.

Quad ve Çin tehdidi

Hindistan'ın Hint-Pasifik stratejisinin temel unsurlarından biri ABD, Japonya ve Avustralya ile birlikte yürüttüğü Quad. Ancak Trump'ın ikili anlaşmaları çok taraflı yapılara tercih etmesi, bu çerçevenin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor.

Washington'ın ekonomik tavizler karşılığında Güney Çin Denizi'ndeki tutumunu yumuşatması, Hindistan açısından ciddi bir risk oluşturabilir. Çin'in ABD ile güç dengesini eşitlemesi ve Tayvan konusunda Amerikan tutumunun zayıflaması da Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nu cesaretlendirebilir. Bu durum, 2020 sınır çatışmasının ardından yürütülen Hindistan-Çin müzakerelerinde Yeni Delhi'nin elini zayıflatabilir.

Buna karşılık istikrarlı bir Çin-ABD ilişkisi, Çin-Hindistan ilişkilerinde de gerilimi azaltabilir. Hindistan ayrıca Güney Asya'da Çin veya ABD etkisinin aşırı artmasını kendi güvenliği açısından istemiyor. 

Hindistan, Xi-Trump görüşmelerinin küresel enerji ticaretine istikrar getirmesini umuyor. Yükselen petrol fiyatları cari açığı ve iç enflasyonu artırıyor. ABD-Çin ilişkilerinin canlanması Rusya ile Çin arasındaki karşılıklı bağımlılığı da azaltabilir ve bu durumda Rusya Hindistan'a daha fazla yaklaşabilir.

Çin'in uzun vadeli hesabı

Çin'in küresel ticaret fazlasının üst üste ikinci yıl 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Trump yönetiminin Çin'i tek taraflı baskıyla taviz vermeye zorlama girişimi ise sonuç vermedi.

Çin aynı zamanda küresel nadir toprak elementleri üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini ve rafinasyon kapasitesinin yaklaşık yüzde 85'ini kontrol ediyor. Bu kaynaklar askeri teçhizat, elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri ve gelişmiş elektronikler için kritik önem taşıyor.

ABD ile Çin, ticaret, teknoloji, güvenlik ve jeopolitik alanlarda rakip olmaya devam ediyor. Ancak iki taraf da rekabetin çatışmaya dönüşmesini önlemeye çalışıyor. Xi'nin uzun vadeli stratejisi ise Çin'in ekonomik ve askeri gücünü artırırken ABD'nin dikkatini başka krizlere yöneltmesine dayanıyor.

Bu tablo, Washington ile Pekin arasındaki rekabetin Hindistan'a şimdiye kadar sağladığı stratejik alanın daralabileceği ve Yeni Delhi'nin ticaret, güvenlik, enerji ve Hint-Pasifik politikalarını yeniden hesaplamak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 04.10.2026 23:35 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45468/abd-cin-yakinlasmasi-hindistan-i-nasil-etkileyebilir