İsrail medyasının İran için bitmeyen “çöküş” kehanetleri Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
06 Ekim 2026 · 09:39

İsrail medyasının İran için bitmeyen “çöküş” kehanetleri

Daha önce de gerçekleşmeyen tahminleri yineleyen İsrailli yorumcular, ablukanın İran rejimini birkaç ay içinde devireceğini savunuyor; ancak kendi analizleri bu iddialarla çelişiyor.

YDH- İsrail medyası, İran’a uygulanan ablukanın yol açtığı ekonomik zorlukları dayanak göstererek İran rejiminin yakın zamanda çökeceği yönündeki yorumları peş peşe yayımlıyor. Aynı öngörüler daha önce de benzer değerlendirmelere dayanılarak dile getirilmiş, ancak gerçekleşmemişti.

İsrailli yazar ve yorumcuların bu tahminleri yeni bir ambalajla yeniden sunması, gerçeklerin, verilerin ve temennilerin birbirine karıştırıldığını gösteriyor.

İsrailli yorumcular “çöküşe” tarih biçiyor!

Maariv gazetesinin askerî işler yorumcusu Avi Aşkenazi, rejimin halkı doyurmak için son dolarını harcamakla hava savunma sistemleri satın almak arasında seçim yapmak zorunda kaldığını söylüyor. Ancak bu değerlendirme, devletlerin ağır ekonomik koşullarda bile kaynaklarını halkın ihtiyaçlarıyla güvenlik harcamaları arasında paylaştırabileceğini göz ardı ediyor. Üstelik Aşkenazi aynı yazıda, İranlıların deneyimli olduğunu ve yaptırımları aşabildiğini, ablukanın da tarihsel olarak rejimleri devirmediğini kabul ederek kendi öngörüsüyle çelişiyor.

İran uzmanı Tamar İlam Gindin de protestoların yokluğunu İranlıların açlıktan bitkin düşmesine bağlıyor; “annelerin bedenlerini, insanlarınsa bir porsiyon et alabilmek için böbreklerini sattığını” öne sürüyor.

Açıkça abartılı olan bu değerlendirme, güvenlik aygıtının baskısından, protestocuların örgütlenme zayıflığından veya yönetim destekçilerinin sokakları kontrol etme kapasitesinden kaynaklanabilecek başka açıklamaları görmezden geliyor.

İsrailli yorumcular yalnızca “İran’daki krizi” tarif etmekle kalmıyor, yönetimin ne zaman çökeceğine dair tarih de veriyor.

Maariv’de yazan ekonomi yorumcusu Şlomo Maoz, İran’ın altı ila dokuz ay içinde çökeceğini öngörüyor. İlam Gindin ve aynı gazeteden Dan Fry gibi başka yorumcular ise “İran saatinin işleyişini” ABD yaptırımlarının tümüyle uygulanmasına, Batılı ülkelerin bu politikaya uymasına ve şirketlerle bankaların Tahran’la ilişkilerini kesmesine bağlıyor.

Ekonomik kriz tek başına yönetim devirmiyor

Böylece analizler, sonucu henüz belli olmayan gelişmeler üzerine kuruluyor ve olası senaryolar “çöküş” ihtimaline indirgeniyor. Üstelik “çöküş” kavramının kendisi de belirsiz: Kastedilen para biriminin ve ekonominin çökmesi mi, yoksa İran İslam Cumhuriyeti’nin yıkılması mı?

Ekonomik kriz tek başına bir yönetimin düşmesi anlamına gelmiyor. Bunun gerçekleşmesi için elitler arasında bölünme, güvenlik güçlerinin kontrol kapasitesini kaybetmesi, askerî kurumların siyasi liderlikten uzaklaşması, hükümetin maaşları ödeyemez hale gelmesi ve süreklilik sağlayabilecek bir protesto hareketinin ortaya çıkması gibi ek güvenlik, kurumsal ve saha koşullarının oluşması gerekiyor.

Ağır baskı altında olmasına rağmen İran’da elektrik, su, gaz ve ulaşım için aylık ortalama harcamanın yedi doları aşmadığı belirtiliyor. Bunun nedeni, gerçek maliyet ile halka yansıtılan bedel arasındaki farkı devletin üstlenmesi. Ancak İsrail medyasında çizilen ekonomik felaket tablosunda bu unsurdan hiç söz edilmiyor.

İşin ironik yanı, İbranice yayımlanan Walla sitesinin Çin’in Tahran’a yüksek fiyatlarla elektrikli otobüs sattığını yazması. Bu haber şu soruyu gündeme getiriyor: İsrail medyasının anlattığı gibi İran’da para ve gıda sıkıntısı varsa, Tahran Belediyesi çevre kirliliğiyle neden ilgileniyor ve bu tür otobüsleri neden satın alıyor?

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 06.10.2026 11:25 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45532/israil-medyasinin-iran-icin-bitmeyen-cokus-kehanetleri