PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
BAE destekli Güney Geçiş Konseyi güçleriyle Suudi rejimi destekli kuvvetler Aden’de karşı karşıya gelirken, kentte çatışma ihtimali büyüyor.

YDH- The Guardian’a göre, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) Başkanı Aydarus Zübeydi, Suudi rejiminin Riyad’a gitmesi yönündeki ültimatomunu reddederek Aden’de kalma ve direnme kararı aldı.
Zübeydi’ye bağlı güçler kentte toplanırken, Suudi rejimi destekli Ebu Zaraa Mahremi'ye bağlı Amalika güçlerinin Aden’in kontrolünü ele geçirmeye hazırlandığı bildirildi.
Zübeydi’nin destekçileri, olası bir suikast girişiminin farkında olmasına rağmen kenti terk etmeyeceğini söyledi.
Güney Yemen’in bağımsızlığını tek taraflı ilan etme girişimi nedeniyle “yüksek ihanetle” suçlanan Zübeydi, Suudilerin kurduğu Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nden çıkarılmıştı. Danışmanı Amr Bida, Suudi rejiminin Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın Zübeydi’ye “Riyad’a gel ya da seni bombalarız” mesajı gönderdiğini belirtti.
Bida, Suudi rejimine ait uçakların Dali’de Zübeydi’ye bağlı kalan askerî kampları vurduğunu, saldırılarda 2 kişinin öldüğünü ve 14 kişinin yaralandığını söyledi.
Riyad’da görüşmelere katılmak üzere Suudi rejiminin davetiyle yola çıkan 50 kişilik Güney Geçiş Konseyi heyetinden de haber alınamadı.
Bida, heyetin sabaha karşı Riyad’a indikten sonra siyah bir otobüse bindirildiğini ve üyelerin telefonlarına yanıt verilmediğini aktardı. Danışman, bunun heyetin gözaltına alınmış olabileceği kaygısını doğurduğunu söyledi.
Emirlikler tarafından desteklenen Aydarus Zübeydi, son üç yılda Aden dışındaki gücünü genişlettikten sonra aralık başında on binlerce savaşçısını petrol zengini Hadramut ve Mehra’ya gönderdi.
Suudi rejiminin askerî müdahalede tereddüt ettiği, BAE’nin Güney Geçiş Konseyi'ni (GGK) desteklediği dönemde konsey, 9 Aralık’a kadar eski Güney Yemen’i oluşturan altı vilayetin büyük bölümünü kontrolüne aldı.
Dengeler, Suudi rejimine ait savaş uçaklarının 30 Aralık’ta Mukalla’da BAE’den geldiği belirtilen bir sevkiyatı vurmasıyla değişti.
Suudiler sevkiyatın silah taşıdığını savunurken Emirlikler bunu reddetti. Suudi destekli Yemen hükümeti BAE güçlerine ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre verdi; 72 saatlik hava, kara ve deniz ablukası ilan ederek 90 günlük olağanüstü hâl kararı aldı.
Suudi rejimi de Yemen’in bölünmesine karşı çıkan geniş bir Körfez ittifakı kurdu.
BAE, kalan askerlerini çekeceğini duyururken Güney Geçiş Konseyi’ne sağladığı komuta ve kontrol desteğini de kesti. Bunun ardından Suudi destekli güçler Hadramut ve Mehra’yı yeniden kontrol altına aldı.
Emirlikler, altı yılı aşkın işbirliğinin ardından GGK’ye artık kendi başının çaresine bakması gerektiğini bildirdi.
Suudi destekli Yemen hükümetinin Dışişleri Bakan Yardımcısı Evsan Avd ise GGK’nin dağıtılmasını ya da silah bırakıp yalnızca siyasi bir örgüte dönüşmesini istedi.
Halid bin Selman, Zübeydi’ye gönderdiği mektupta Hadramut ve Mehra’daki askerî harekâtın gerekçelerini dinlemek; GGK’nin güçlerini, operasyonlarını ve gelecekteki koordinasyonu görüşmek üzere Riyad’a gelmesini istedi. Davete yanıt verilmemesinin “ciddi sonuçları” olacağı uyarısında bulundu.
BAE, GGK’yi 2017’de Yemen’deki Müslüman Kardeşler ve Selefi güçlere karşı bir denge unsuru olarak desteklemeye başladı; konsey aynı zamanda BAE’nin Kızıldeniz limanları üzerindeki nüfuzunu artırma aracı oldu ve İsrail’le işbirliğine açık bir tutum sergiledi.
Suudi rejimi ise Yemen’in bölünmesinin kuzeyde Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusuna karşı yürütülen savaşı zayıflatacağını savunuyor. Yemen’de yalnızlaşan BAE’nin Sudan gibi başka bölgesel dosyalardaki politikasını da gözden geçirebileceği belirtiliyor.