PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Telainik, saldırılara rağmen üretim kapasitesinin günlük silah ve mühimmat tüketimini aşacak düzeyde tutulduğunu belirtti.

YDH- İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telainik, düşman saldırılarının bazı tesislerde hasara yol açmasına rağmen, bakanlığın üretiminin Ramazan Savaşı öncesindeki aynı döneme kıyasla son yedi ayda 2,5 kat arttığını söyledi.
Telainik, Savunma Bakanlığı’nın yerli üretim ve tedarik zincirinin savaş boyunca hiçbir gün kesintiye uğramadığını belirtti.
Telainik’e göre üretimin sürmesinde, önceden belirlenen güvenli yedek tesisler ile özel sektördeki 9 bini aşkın bilgi temelli şirketin üretime katılması etkili oldu.
Bakanlık bünyesindeki stratejik stokların ve üretim kapasitesinin, uzun ve orta menzilli füzelerden insansız hava araçlarına kadar günlük tüketimin üzerinde tutulduğunu kaydeden sözcü, savunma sanayisinin artık yalnızca devlet kuruluşlarından ibaret olmadığını, ülke geneline yayıldığını ifade etti.
İran’ın son savaşta daha yoğun ateş gücü ve ileri
teknolojiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Telainik, buna karşılık
asimetrik savunma ve daha düşük maliyetli silahların etkili olduğunu kaydetti.
Bazı benzer silah ve mühimmatlarda İran’ın maliyetinin düşman kuvvetlerininkinden 10, 20, hatta 50 kat daha az olduğunu belirten sözcü, İran’ın daha düşük maliyetli ancak daha etkili sistemlerle düşmanı sahada zorladığını ifade etti.
Telainik, 12 günlük savaşta düşmana ait yaklaşık 10 ila 12 stratejik insansız hava aracının vurulduğunu, süresi bunun 3,5 katı olan Ramazan Savaşı’nda ise 20 kattan fazla stratejik İHA’nın düşürüldüğünü söyledi.
Bakanlık bünyesinde ayrıca özel sektörün ve sivil alanların katılımıyla 50 stratejik çift kullanımlı teknoloji projesinin yürütüldüğünü; havacılık, dizel motorlar, demiryolu ve sanayi tesislerinin bu çalışmaların kapsamına girdiğini aktardı.
Savunma Bakanlığı sözcüsü, İran’ın savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı yüzde 90 seviyesinden yüzde 90’ın üzerinde yerliliğe indirdiğini vurgulayarak bu gelişmeyi yerli uzmanların ve genç bilim insanlarının çalışmalarına bağladı.