PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail medyasının aktarımları ve muhalefet lideri Yair Lapid’in uyarıları, İsrail’de İran’la çatışmanın maliyetine ilişkin kaygıları artırıyor.

YDH- Orta Doğu ve Jeopolitik Araştırmacısı Muaz Hamza, X hesabından paylaştığı değerlendirmede, İsrail ordusunun İran’la savaşa hazır olmadığını ve İsrail güvenlik kurumlarıyla ordu komutanları arasında harekâtın ertelenmesi konusunda görüş birliği bulunduğunu belirtti.
Hamza’nın değerlendirmesi, Maariv gazetesi ve gazetenin askeri muhabiri Avi Aşkenazi’nin haberlerine, i24 kanalının aktarımlarına, muhalefet lideri Yair Lapid’in açıklamalarına ve Faslı gazeteci-yazar Dr. Abdülhamid Avni’nin yorumlarına dayanıyor.
İsrail-Filistin ve Ortadoğu meselelerine ilişkin değerlendirmeleriyle tanınan Hamza, paylaşımında Avni’nin Netanyahu ve İsrail ordusunun durumu hakkındaki yorumlarına da yer verdi.
Hamza, aktarılanların bir sızıntı ya da tahmin değil, İsrail güvenlik kurumları arasında açıkça oluşmuş bir mutabakat olduğunu vurguladı. Buna göre İsrail, İran’la savaşa girmeyecek; Tahran’ın önce saldırmaması halinde harekât seçim sonrasına ertelenecek. Aşkenazi’nin bu değerlendirmeyi açıkça dile getirdiği, Lapid’in de desteklediği belirtildi.
Hamza, İsrail’deki teamül uyarınca başbakanın muhalefet liderini savaş ve stratejik kararlar hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirmesi gerektiğini hatırlatarak, Lapid’in İran’la savaş konusunda uyarıda bulunmasının ve ordunun bütün birimlerinin erteleme yönünde birleşmesinin, savaşı isteyen bir taraf kalmadığını gösterdiğini kaydetti.
Hamza’nın değerlendirmesinde İran’ın askeri kapasitesindeki gelişme, bu tutumun temel nedenlerinden biri olarak gösterildi.
i24 kanalının aktardığına göre İran, bir tatbikatta 30 “İmad” ve “Hayber Şiken” füzesi kullandı. Hamza, bunun yalnızca bir tatbikat olmasına rağmen İran’ın kapasitesindeki büyük ilerlemeyi ortaya koyduğunu; Patriot ve Arrow sistemlerinin bu kapasiteye karşılık verecek bir yanıt sunamadığını vurguladı.
Kral Halid Havalimanı’nda yaşananların Ben Gurion Havalimanı’nda ya da bir İsrail üssünde tekrarlanması halinde mevcut dengelerin bütünüyle çökeceğini belirtti.
İsrail ordusunun kendi içindeki kayıplar da savaşa hazırlık konusundaki endişelerin göstergeleri arasında sıralandı.
Maariv’in verilerine göre 7 Ekim 2023’ten bu yana 1319 İsrail askeri öldü; bunların 1154’ü başkalarının açtığı ateş sonucu, 160’ı ise “saha kazalarında” öldü. Gazete, bu verilerin yaklaşık yüzde 14’lük bölümün “düşman ateşiyle değil, önlenebilir kazalar nedeniyle” yaşandığını belirtti.
Son olaylardan biri, 21 yaşındaki yüzbaşı Eliav Hayim’in ölümü oldu. Maariv’in “basit” olarak nitelediği bir operasyonun “ağır bir felaketle” sonuçlandığı aktarıldı. İki araç gönderilmesi gerekirken tek araç gönderildiği, aracın altında mahsur kalan subayın zamanında ve savaş prosedürlerine uygun biçimde kurtarılamadığı belirtildi.
Güney Lübnan’da yaşanan iki ayrı olayda ise iki asker mühimmat patlaması sonucu yaralandı. 188. Tugay’dan bir başka askerin de tank içindeki mühimmatın patlamasıyla ilgili bir olaya karıştığı aktarıldı; metinde bu askerin durumuna ilişkin ayrıntı verilmedi.
Hamza, Aşkenazi’nin verdiği mesajın İsrail ordusunun Güney Lübnan’da savaşa hazır olmadığı yönünde olduğunu belirtti. Bu cephenin İran’dan bağımsız olmadığına dikkat çekerek Hizbullah’la ateşkesin İslamabad mutabakatı kapsamındaki ateşkesle bağlantılı olduğunu kaydetti. Buna göre savaşın yeniden başlaması Hizbullah’ı da otomatik olarak çatışmanın merkezine taşıyacak. Hamza, ordunun Güney Lübnan’da sahada savaşa hazır olmadığı durumda İran karşısında hava kuvvetlerinin ve hava savunmasının ne yapabileceğini sorguladı.
Avni ise Netanyahu’nun yaşadıklarını bir “armağan değil, tuzak” olarak değerlendirdi. Netanyahu’nun birden fazla hassas askeri tesisi ziyaret ettiği ve bu ziyaretleri seçim kampanyasının parçası haline getirdiği için seçim komitesine para cezası ödediği belirtildi.
Avni’ye göre Netanyahu, cezayı ödedikten sonra ordunun savaşa hazır olmadığını kabul etmek zorunda kaldı; ardından geri çekilerek medyada görünmez oldu ve savaşçı söylemleri sona erdi.
Hamza’nın aktardığı değerlendirmeye göre ABD’nin yeşil ışığı medya üzerinden ve kamuoyu önünde verildi; bu da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in ordunun seçim kampanyasına dahil edilmesine yönelik çekincelerini boşa çıkardı.
Öte yandan İsrail’in savaşa karar verirken Washington’a danışmadığı belirtildi. Trump’ın da söylediği üzere Doha’nın bombalanması öncesinde ABD’yle herhangi bir temas kurulmadığı hatırlatıldı.
“On İki Gün Savaşı” sırasında İsrail’in büyük kayıplar vermesinin ardından Trump’ın savaşı durdurduğu ve o dönemde İsrail ordusunun İranlılara selam durması gerektiğini söylediği aktarıldı.
Hamza, bugün Netanyahu’ya tek başına harekete geçmesi için yeşil ışık verildiğini, ancak İsrail’in elindeki silahların ordunun daha önce verdiği yanıtı değiştirmediğini vurguladı: İsrail’in bu savaşı yürütme kapasitesi yok.
Değerlendirmede, harekete geçemeyecek birine verilen yeşil ışığın savaşa izin değil, acizliğin belgesi olduğu ifade edildi.