Zeydi Arabistan ve Kuveyt yolunda Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
IRAK DOSYASI
14 Ekim 2026 · 12:39

Zeydi Arabistan ve Kuveyt yolunda

❝Zira Suud’a yönelik bu açılım tek başına nihai bir hedef olarak görülmüyor. Aksine, bilhassa ülkeye yönelik son saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvenceler alınması şartıyla, Bağdat'ın bu süreçten siyasi ve güvenlik açısından ne gibi kazanımlar elde edebileceği sorgulanıyor.❞

YDH ― El-Ahbar gazetesinin Irak editörü Fakır Fadel, Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Arabistan ziyaretini yalnızca ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik diplomatik bir temas olarak değil, Bağdat’ın Suudi Arabistan’la ilişkilerini yeniden şekillendirirken egemenliğini ne ölçüde koruyabileceği ve bölgesel krizlerde nasıl bir rol üstlenebileceği soruları çerçevesinde ele alıyor. 

✱✱✱


Irak Başbakanı Ali Zeydi, Kuveyt'i de kapsayan Körfez turunun ilk durağı olan Arabistan'a bugün gidiyor. Ziyaretin odak noktasında ekonomi ve güvenlik alanlarındaki iş birliği dosyaları yer alıyor.

Suudiler ile Yemen arasındaki savaş ise, Irak'ın bu süreçte üstleneceği rol açısından muhtemel sınavlardan biri olarak öne çıkıyor; her ne kadar siyasi çevreler, Bağdat yönetiminin bu gidişatı etkileme kapasitesine şüpheyle yaklaşsa da.

Turun hemen öncesinde yaptığı açıklamada Zeydi, Irak-Suudi ilişkilerinin artık özel bir stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek iki tarafın güveni yeniden inşa etme ve iş birliği kanallarını açma konusunda somut ilerleme kaydettiğini belirtti.

Ayrıca, “Irak'ın güvenliği ile Suudi Arabistan'ın istikrarının, Körfez ve bölge istikrarını da ilgilendiren çok daha geniş bir denklemin parçası” olduğunu vurgulayan Başbakan, Irak'ın diyalog yoluyla bölgesel güçleri birbirine bağlayan bir arabulucu rolü üstlenebileceğinin de altını çizdi.

Zeydi'nin Riyad'a yapmayı planladığı bir önceki ziyaret, geçtiğimiz temmuz ayında ABD ve Suudi Arabistan'ın Irak'taki Haşdi Şabi mevzilerini hedef alan saldırıları nedeniyle ertelenmişti. Söz konusu Körfez turu, işte bu ertelemenin ardından hayata geçiriliyor.

Dolayısıyla, Krallık ile hükümet düzeyinde yeniden kurulan bu temas, yalnızca ikili ilişkileri canlandırmakla kalmıyor; Irak'ın egemenliğine ve topraklarına yönelik saldırılara karşı izlenecek yolu da siyasi tartışmaların tam merkezine oturtuyor.

El-Ahbar gazetesine konuşan Iraklı bir hükümet kaynağı, süreci şu sözlerle özetliyor:

“Bu ziyarette, Irak'ın içinden geçtiği krizle bağlantılı önemli güvenlik meseleleri ve ekonomik dosyalar masaya yatırılacak. Ayrıca, güvenlik eksenli çalkantıların gölgesinde yaşanan çeşitli süreçler ve bunların yansımaları değerlendirilecek.”

Ancak tüm bu dosyaların gölgesinde asıl merak edilen bir soru var: Bağdat, Irak da dâhil olmak üzere bölge ülkelerinin güvenliğini ve egemenliğini teminat altına alacak dengeli bir müzakere ortamı kurabilecek mi? Yoksa öncelik, geçtiğimiz aylar boyunca ilişkilere ağır bir yük bindiren anlaşmazlıkları çözmeden, Riyad ile yürütülecek güvenlik koordinasyonunun zorunluluklarına mı verilecek?

Bu bağlamda el-Ahbar’a konuşan Iraklı silahlı gruplardan üst düzey bir isim, “Zeydi'nin, Suudi Arabistan'ın Haşdi Şabi karargâhlarına yönelik saldırılarını görüşmelerde doğrudan masaya yatırması gerektiğine” inandığını belirterek hükümetin Irak'ın duruşunu zayıflattığını ve dış politikada net bir pusula belirleyemediğini ifade ediyor.

Aynı yetkili, Irak'ın stratejik coğrafi konumuna rağmen Zeydi'nin gerilimi düşürecek ya da Suudi - Yemen çatışmasını etkileyecek güçte aktif bir müzakere yürütebileceğinden şüphe duymakla birlikte, bu ziyaretin sükûnete katkı sunacak sonuçlar doğurmasını umut ettiğini de dile getiriyor.

Aslında bu görüş, hükümetin Körfez ülkeleriyle olan ilişkilerine duyulan tepkinin de bir yönünü yansıtıyor.

Zira Suud’a yönelik bu açılım tek başına nihai bir hedef olarak görülmüyor. Aksine, bilhassa ülkeye yönelik son saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvenceler alınması şartıyla, Bağdat'ın bu süreçten siyasi ve güvenlik açısından ne gibi kazanımlar elde edebileceği sorgulanıyor.

Irak'ın bölgesel anlaşmazlıklarda doğrudan arabulucu rolü üstlenmesine yönelik beklentilere gelince... Siyaset araştırmacısı İbrahim es-Sirac'a göre bu ihtimal, sahadaki güç dengelerinin son derece gerçekçi bir şekilde okunmasını zorunlu kılıyor.

Nitekim, stratejik derinliğe sahip çatışmaların tarafları arasında bir uzlaşma sağlamak, Bağdat diyalog kanalları açıp kolaylıklar sağlasa bile, Irak'ın elinde yeterince bulunmayan güçlü nüfuz araçlarını ve güvenceleri gerektiriyor.

Es-Sirac, daha geniş bölgesel meselelerle iç içe geçen Yemen krizi özelinde şunun altını çiziyor:

“Konu müzakerelerde gündeme gelse bile, Bu durum, Irak'ın bu bağlamda bir müzakere sürecini yönetebilecek veya çıkacak sonuçları güvence altına alabilecek kapasiteye sahip olduğu anlamına gelmiyor.”

Buna karşılık, ekonomik dosyalar bu turun gündeminde çok daha belirgin bir ağırlığa sahip. Zira görüşmelerde, petrol ihracatı için alternatif güzergâhların yanı sıra enerji, altyapı ve ticaret alanlarındaki yatırım ve iş birliği fırsatlarının masaya yatırılması bekleniyor.

Özellikle Bağdat'ın petrol ihracatı için ek güzergâhlar aradığı ve ihracatının bölgesel çalkantılardan etkilenme riskini en aza indirmeye çalıştığı bu dönemde kritik bir konu öne çıkıyor: Kızıldeniz'deki Yenbu Limanı'na uzanan Irak-Suudi Arabistan petrol boru hattının yeniden canlandırılması.

Bu dosya, ziyaret hazırlıkları sırasında bir kez daha güçlü bir şekilde gündeme gelmiş durumda.

Şunu da unutmamak gerekiyor: Zeydi'nin bu Körfez turu, Bağdat'ın “İslam İşbirliği Teşkilatı” Dışişleri Bakanları Konferansı'na ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir döneme denk geliyor.

Bu konferansın, çatışmaları yatıştırma girişimlerinin ele alınması ve bölgesel tehditlere karşı ortak tutumların koordine edilmesi açısından kritik bir rol oynaması bekleniyor. 


Çeviri: YDH

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 14.10.2026 15:00 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45901/zeydi-arabistan-ve-kuveyt-yolunda