PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Yerleşimcilere verilen dronlar, Filistinli çiftçileri topraklarından uzaklaştırma saldırılarında kullanılıyor; zeytinlikler ve sulama kaynakları da hedef alınıyor.

YDH- Yerleşim politikaları uzmanı Mahmud Seyfi, 2026’nın başından bu yana işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail güçleri ve yerleşimcilerin saldırılarında tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir artış yaşandığını söyledi.
Şehab Haber Ajansı’na konuşan Seyfi, Filistinli ve uluslararası kurumların yılbaşından bu yana Filistinlilere ve çiftçilere yönelik 2 binden fazla yerleşimci saldırısı kaydettiğini belirtti.
Saldırıların ağırlıklı olarak çiftçileri ve tarım arazilerini hedef aldığını kaydeden Seyfi, amacın Filistinlileri köylerinden ve kasabalarından göç ettirerek bölgeyi boşaltmak ve İsrail’in kontrolünü ilhak politikası doğrultusunda genişletmek olduğunu ifade etti. Saldırılar arasında fiziksel şiddet, tarım arazilerinin sürülmesi ve ağaçların sökülmesi bulunuyor. Yılbaşından bu yana 20 binden fazla zeytin ağacının söküldüğü ya da tahrip edildiği bildirildi.
Tarım arazileri ve su kaynakları hedefte
İşgal güçlerinin sulanan sebze tarlalarına ve artezyen kuyularına yönelik saldırıları da yoğunlaştı. Beyt Furik, Dacene ve Salim ovalarında 2 binden fazla dönüm araziyi sulayan iki kuyunun yıkıldığı belirtildi. Yaklaşık 50 bin dönümlük alana yayılan ve 27 bin dönümünde sebze ile meyve yetiştirilen Bekua Ovası’ndaki kuyuların da tahrip edildiği veya kurutulduğu, bunun çiftçileri sulama imkânından yoksun bırakarak ağır ekonomik kayıplara yol açtığı aktarıldı.
Seyfi, İsrail’in aşırı sağcı hükümetinin, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi yerleşim politikalarının önde gelen isimlerinin doğrudan desteğiyle yerleşimcilere siyasi koruma ve lojistik yardım sağladığını söyledi. Bu desteğin son dönemde yerleşimcilere insansız hava araçları verilmesini de kapsadığını belirten Seyfi, dronların Filistinli çiftçileri korkutmak ve topraklarından uzaklaştırmak için kullanıldığını kaydetti. Saldırıların, C ve B bölgeleri olarak sınıflandırılan alanlarda Filistinlileri topraksız ve kaynaklardan yoksun, yalıtılmış yerleşimlere sıkıştırmayı hedeflediğini ifade etti.
Zeytin hasadı öncesi çiftçilere destek çağrısı
Seyfi, köy ve belediye meclisleriyle resmî ve sivil kurumlara saldırıları izlemekle yetinmeyip hasarları sistematik biçimde belgelemeleri çağrısında bulundu. Seraların, tesislerin, evlerin ve ağaçların gördüğü zarara ilişkin kayıtların hukuki mercilere ve yıkım ile el koyma kararlarının durdurulmasında rol oynayabilecek uluslararası kurumlara sunulması gerektiğini vurguladı.
Zeytin hasadı sezonu öncesinde çiftçilere maddi ve manevi destek sağlanmasının önemine dikkat çeken Seyfi, zeytinciliğin 100 binden fazla Filistinli ailenin başlıca gelir kaynaklarından biri olduğunu belirtti. İşgal altındaki bölgelerin tamamına yayılan saldırıların saha takibi için mevcut imkânları aştığını da sözlerine ekledi.