PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Kerkük çevresinde ordu ve polis noktalarına düzenlenen saldırılar, kırsal alanlardaki güvenlik açıklarını yeniden gündeme taşıdı.

YDH- Ekim ayında Kerkük çevresindeki güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar ve son olarak iki gün önce bir general ile bir askerin ölümüne yol açan saldırı, etkileri Selahaddin ve Anbar’a uzanabilecek bir güvenlik gerilemesi endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Buralarda IŞİD’le yaşanan savaşın hatırası hâlâ halkın yaşamında yer tutuyor. Iraklı yetkililer örgütün kentleri kontrol etme kapasitesini kaybettiğini belirtirken son operasyonlar, örgütün kırsal bölgelerden ve güvenlik boşluklarından yararlanarak ani saldırılar düzenlediğini gösteriyor. Bu durum, devletin söz konusu açıkları kapatma kapasitesine ilişkin soru işaretleri doğuruyor.
Çarşamba günü, Kerkük’ün yaklaşık 80 kilometre güneyindeki bir bölgede arama operasyonu yürüten ordu devriyesini hedef alan bombalı saldırıda iki Irak askeri öldü, bazı askerler yaralandı. Bu ayın beşinde ise silahlı kişiler, Kerkük’ün güneybatısındaki Havice yakınlarında Federal Polis’e ait bir noktayı hedef aldı. Saldırıda bir polis memuru öldü, dört kişi yaralandı.
Bu saldırılar, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un 30 Eylül’de Irak’tan çekilmesini tamamlamasının ardından geldi. Bu gelişme, yeni dönemin Irak güçlerinin istihbarat ve keşif kapasitesine etkileri konusunda bazı soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ancak saldırıların çekilmeyle aynı döneme denk gelmesi, tek başına ikisi arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu kanıtlamıyor. Kerkük çevresindeki güvenlik sorunu son gelişmelerden daha eskiye dayanıyor; federal güçlerle Peşmerge arasındaki sorumluluk alanlarının iç içe geçmesi ve geniş tarım arazileriyle engebeli bölgelerden kaynaklanıyor.
Strateji uzmanı Seyf Raad, el-Ahbar’a yaptığı açıklamada, IŞİD’in kentlerdeki kontrolünü kaybetmesinin ve halkın geniş kesimlerince reddedilmesinin ardından toplumsal ve aşiret desteğine dayanmak yerine “coğrafi sığınaklardan”; yani mağaralardan, vadilerden, dağlardan, tepelerden ve yerleşim merkezlerinden uzak bölgelerden yararlanmaya yöneldiğini söyledi.
Raad, “Örgüt artık geçmişte kentleri ele geçirmesini sağlayan savaşma, finansman ve lojistik imkânlara sahip değil” dedi. Bunu örgütün eleman toplama, finansman ve destek ağlarını hedef alan güvenlik ve istihbarat operasyonlarına ve Irak güçlerinin istihbarat bilgilerine dayanarak düzenlediği hava saldırılarına bağladı.
Ancak Raad, IŞİD’in belirli bölgeleri kontrol etme kapasitesindeki gerilemenin tehdidin sona erdiği anlamına gelmediği uyarısında bulundu. Özellikle sürekli denetimin zor olduğu bölgelerin örgüte hareket alanı sağlayabileceğini belirten Raad, bu durumun IŞİD’in geri dönmesinden endişe duyan Sünni bölgelerde kaygıları artırdığını söyledi.
Uzman, Kerkük’teki Altunköprü bölgesinde “Egemenlik Günü” kutlamaları ve etkinliklerini hedef alması planlanan bir saldırının engellenmesini örnek göstererek, güvenlik güçlerinin hücreyi ortaya çıkarmasının tehditleri takip etme kapasitesinin sürdüğünü yansıttığını belirtti. Öte yandan, vilayet çevresindeki saldırıların tekrarlanması, önleyici operasyonların hücrelerin hareket alanlarını kapatmada ne ölçüde başarılı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Raad, endişelerin bir bölümünün yalnızca güvenlik kurumlarının performansından değil, siyasi kararlardan da kaynaklandığını söyledi. “Silahların devletin elinde toplanmasına ilişkin tartışmalar, bölgedeki karşılıklı tehditler ve Irak’ın bölgesel ya da uluslararası çatışmalara sürüklenme ihtimali, yeniden çatışma alanlarına veya istikrarsızlık ve göç bölgelerine dönüşmekten korkan Sünni vilayetlerde kaygı yaratıyor.” dedi.
Hükümet Medya ve İletişim Direktörü ve Güvenlik Hücresi üyesi Mervan Ani ise el-Ahbar’a yaptığı açıklamada Kerkük’te güvenlik durumunun genel olarak istikrarlı olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin istihbarat bilgilerine dayanarak hava saldırıları ve takip operasyonları yürüttüğünü söyleyen Ani, örgütün vilayet içinde sürekli kontrol sağlayabildiği herhangi bir bölge bulunduğunu reddetti.
Kerkük Vilayet Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı Ahmed Remzi de IŞİD’in kentleri yeniden kontrol altına almasının beklenmediğini, ancak zaman zaman güvenlik ihlalleri yaşandığını söyledi.
Remzi; doğru istihbarat bilgilerine dayalı hava saldırılarının yoğunlaştırılması, örgütün faaliyet gösterdiği bölgelerin taranması ve Kerkük ile Kürdistan Bölgesi arasındaki güvenlik boşluklarının giderilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca güvenlik açısından hassas bölgelerdeki çiftlik ve projelerde çalışanlara yönelik izin süreçlerinin sıkılaştırılmasını istedi.
Bu gelişmeler, yıllarca IŞİD kontrolünde kalan, zorla yerinden edilme ve göç yaşayan bölgelerde halkın, kendilerine en ağır bedeli ödeten koşulların geri dönmesinden duyduğu endişenin arttığı bir dönemde yaşanıyor.
Ninova’da aşırıcılıkla mücadele eden Fikir Örgütü’nün Direktörü Ahmed Duleymi, el-Ahbar’a yaptığı açıklamada, “Örgütün suçlarından, yerinden edilmeden ve kamplarda yaşamaktan etkilenen toplulukların yeni bir güvenlik şokunu kaldıracak psikolojik ve ekonomik gücü kalmadı.” dedi. Duleymi, “kırsal bölgelerin ihmal edilmesinin veya sınır güvenliğinde gevşek davranılmasının aşırılıkçı grupların faaliyetlerini yeniden canlandırmasına kapı aralayabileceği” uyarısında bulundu.