PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Maariv gazetesi, Suudi rejimiyle yakınlaşma arayışının İsrail ordusunu “bölgesel polis” konumuna itebileceğini ve Tel Aviv’e yeni hayal kırıklıkları getirebileceğini yazdı.

YDH- Maariv gazetesi, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun Suudi rejimi ile Yemen ordusu arasındaki çatışmaya müdahil olarak İsrail’i “kendisiyle ilgisi olmayan bir savaşa” sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Gazete, Netanyahu’nun son gerilimlerin ardından Suudi rejimiyle yakınlaşma arayışına girdiğini belirterek, askerî yardım teklifinin “tehlikeli bir tuzağa” dönüşebileceğini yazdı.
Maariv’e göre İsrail bugün Suudi rejimiyle ilişkileri “onarılmaya” odaklanmış durumda.
Netanyahu, Riyad Havalimanı’nın hedef alınmasının ardından önceki tutumundan farklı olarak füze saldırısından “üzüntü duyduğunu” belirten resmî bir açıklama yayımladı ve ölenlerle yaralananların ailelerine taziyelerini iletti.
Gazete, açıklamanın resmî niteliğinin yanı sıra Suudilere “Yanınızdayız” mesajı taşıdığını, ancak Riyad’dan kamuoyuna açıklanmış bir karşılık gelmediğini kaydetti.
Suudi petrol ve doğal gaz tesisleriyle Riyad Havalimanı’nın, Suudi rejiminin Yemen’e yönelik saldırılarına karşılık Yemen silahlı kuvvetlerince hedef alınmasının ardından İsrail’in savaşa müdahale etmeye ve Suudilere yardım sunmaya hazırlandığı yönünde haberler çıkmıştı.
Maariv, ABD Başkanı Donald Trump ile Netanyahu’nun “İbrahim Anlaşmaları”nı genişletme konusunda ortak çıkara sahip olduğunu yazdı.
Gazeteye göre Trump’ın ilk başkanlık döneminin en büyük “başarılarından” biri olarak görülen anlaşmaların genişletilmesi, Netanyahu açısından da eşsiz, belki de son bir siyasi ve ekonomik fırsat niteliği taşıyor.
İsrail, 2023’te Suudi rejimiyle anlaşmaya varmanın eşiğindeydi; ancak süreç 7 Ekim’deki Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından sekteye uğradı.
Maariv, İsrail’in bugün “farklı bir dille konuştuğunu” ancak tüm kapasitesine rağmen Suudi rejiminin kapılarını hâlâ açamadığını belirtti. Gazeteye göre bunun nedeni, “gücün baş döndürücü olduğu kadar yanıltıcı da olması” ve Suudileri çıkarlarının İsrail’in çıkarlarıyla örtüştüğüne ikna etmeye yetmemesi.
Maariv, İsrail’in siyasi hedeflerine ulaşmak için güç kullanma girişimlerinin daha önce de başarısız olduğunu yazdı.
Gazete, İsrail’in “utanç verici bir adımla” çekildiği Sina’yı, 1982’de Lübnan’ı ve Suriye’yi örnek gösterdi. Netanyahu’nun bugün Suudi rejimi için harekete geçmesini ise Suud’dan, belki de ABD’den bir “gülümseme, jest ya da iyi niyet” elde etmeye yönelik büyük bir risk olarak niteledi.
Gazeteye göre Netanyahu, Suudilere Amerikalıların kendilerine destek vermekte “tereddüt ettiğini”, İsrail’in ise tereddüt etmeyip yardım edebileceğini söyleyecek.
Bunun karşılığında Riyad’dan İsrail’in istediği bedeli, yani üç yıl önce rafa kaldırılan ve Netanyahu’nun yeniden gerçekleştirmeye çalıştığı “normalleşmeyi” talep edecek.
Maariv, bu adımın İsrail’in geleneksel politikasından büyük bir sapma olacağını savundu. Gazeteye göre İsrail ordusunun görevi devleti ve kurumlarını korumak; “bölgesel polislik yapmak” ya da başkalarının çıkarlarına hizmet etmek değil.
Gazete, bu tür girişimlerin İsrail’e, “Suudi ortakları” da dahil olmak üzere, hayal kırıklığından başka bir şey getirmediğini belirtti.
Maariv, “İki Arap ülkesi birbiriyle savaştığında İsrail’in orada işi yoktur” değerlendirmesiyle yazısını tamamladı.
Gazete, Netanyahu’ya eski Likud liderleri Yitzhak Şamir ile Menahem Begin’i dinlemesini önererek, “Bu kez farklı davranmak için hiçbir neden yok” diye yazdı.