PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail’deki seçimlere yaklaşık 10 gün kala Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile hiçbir koşulda aynı hükümette yer almayacağını açıkladı.

YDH ― İsrail’deki seçimlere yaklaşık 10 gün kala Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Kanal 13’e verdiği röportajda İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile hiçbir koşulda aynı hükümette yer almayacağını söyledi.
Haredilerin askere alınmasını savunan Eisenkot, askerlik hizmetini yerine getirmeyenlere ağır yaptırımlar uygulanmasını istedi.
Arap partileriyle gelecekte siyasi ortaklık kurmak için dört şart sıralayan Eisenkot, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinden de Netanyahu’yu sorumlu tuttu.
Seçimlerin ardından 61 ila 63 sandalye kazanabileceklerini savunan Eisenkot, İran’la gerilim konusunda ise son aylarda görülenden daha kapsamlı bir güç kullanımını gerektirecek bir değişiklik tespit etmediğini belirtti.
Cumartesi yayınına verdiği röportajda seçim kampanyasını değerlendiren Eisenkot, “Devletçi-Siyonist kamp ile daha koordineli hareket etmeli ve bunu daha erken yapmalıydım” dedi.
Buna rağmen mevcut durumlarının iktidar koalisyonunun durumundan daha iyi olduğunu vurguladı.
Netanyahu’nun kampanyasını 30 yıl önce Şimon Peres’e karşı yürüttüğü siyasete benzeten Eisenkot, Başbakan’ın hâlâ “Ya sağ ya Filistin” söylemine dayandığını söyledi.
Kendi partisinin ise farklı bir gelecek tasavvuru sunduğunu belirtti. Eisenkot, bu gelecekte askerlikten kaçışın sona ereceğini, bir devlet soruşturma komisyonu kurulacağını, bütün İsrailli çocukların devlet eğitimi alacağını ve ekonomik önceliklerin koalisyon ortaklarına aktarılan fonlar yerine başka alanlara yöneltileceğini ifade etti.
Askerlik yükümlülüğü ve uygulanacak yaptırımlar hakkında da konuşan Eisenkot, Arap vatandaşların ulusal hizmete katılacağını, Haredilerin ise askere gitmesi gerekeceğini söyledi. Haredilerin askerlik yerine ulusal hizmetle yetinemeyeceğini vurguladı.
Askerlik hizmetini yerine getirenlerin “sonsuz bir takdirle” karşılanacağını belirten Eisenkot, hizmet etmeyenlerin ise devletten para alamayacağını ve kendilerine ağır yaptırımlar uygulanacağını söyledi.
İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Lieberman’ın kendisini “zırhlı personel taşıyıcısının içinden ateş etmekle”, yani kendi siyasi kampına zarar vermekle suçlamasına da yanıt veren Eisenkot, kampanyalarının çok iyi ilerlediğini ve partilerinin bütün anketlerde önde olduğunu savundu.
Eisenkot, “Blokun birleşmesi için çalışıyorum ve daha önce de çalıştım” dedi.
Seçimlerin ardından bir ulusal birlik hükümeti kurulması ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. “Birlik hükümeti seçeneği gündemde değil; hele Netanyahu ile hiç değil” diyen Eisenkot, 7 Ekim saldırılarında sorumluluğu bulunan kişilerin liderlik ve komuta görevlerine layık olmadığını defalarca söylediğini belirtti.
Eisenkot, “Netanyahu ile hiçbir koşulda aynı hükümette oturmayacağım. İsrail’in ulusal çıkarları için değil, kendi kişisel çıkarları için hareket etti” ifadelerini kullandı.
Eisenkot, Arap partileriyle gelecekte siyasi ortaklık kurabilmek için dört temel şart belirledi. Buna göre partilerin İsrail’i Yahudi ve demokratik bir devlet olarak tanıması, Bağımsızlık Bildirgesi’nin değerlerini koruması, İsrail’in bütün vatandaşları için askerlik yükümlülüğünü kabul etmesi ve Hamas’ı yok edilmesi gereken bir terör örgütü olarak tanımlaması gerekiyor.
Eisenkot, “Belirttiğim dört şartı kabul eden bir Arap partisi görürsem ve buna Hamas’ın 18 ay içinde çökertileceği yönündeki taahhüdümü de eklersem bunu dikkate alırım” dedi.
Arap toplumundaki suçlarla mücadele konusunda da sert eleştiriler yönelten Eisenkot, “Görevini fena halde yerine getiremeyen bir bakan var ve Başbakan onların bütçelerini elinden alıyor” ifadelerini kullandı.
Yaşar Partisi lideri, Siyonist ve devletçi partilerin güç kazanmaya devam edeceğini düşündüğünü söyledi. Ekonomik parti olarak bilinen ve Yaron Zelicha’nın liderliğini yaptığı partinin ise seçim barajını aşamayacağını öngördü.
Eisenkot, ülkedeki siyasi havanın kendilerini desteklediğini belirterek, “Ülkede arkamızda bir rüzgâr olduğunu görüyorum ve 61 ila 63 sandalyeye ulaşacağımıza eminim” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail seçimlerine müdahale edeceği veya kendisinden bir ulusal birlik hükümeti kurmasını isteyeceği ihtimalini de reddetti.
Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetindeki artışa değinen Eisenkot, Netanyahu’yu doğrudan suçladı. Her olayın ardından sert bir kınama açıklaması yayımladığını belirten Eisenkot, bu tür olayların sorumluluğunu taşıyan tek bir kişi bulunduğunu söyledi.
Şiddet eylemlerine karışanların sayısının birkaç yüz kişi olduğunu ifade eden Eisenkot, asıl sorunun bu eylemlere zemin hazırlayan siyasi atmosfer olduğunu savundu. “Sorun atmosferin kendisi ve bu atmosferi yaratan Benjamin Netanyahu” diyen Eisenkot, Netanyahu’nun polisi ve Sivil İdareyi bölmesinin ardından bölgede anarşinin önünün açıldığını söyledi.
İran’la yaşanan gerilimi de değerlendiren Eisenkot, son aylarda gündeme gelmeyen ölçekte bir güç kullanımını haklı çıkaracak herhangi bir değişiklik görmediğini söyledi.
İsrail’deki seçimlerin zarar görmesinin ülkenin ulusal direncine zarar vereceğini belirten Eisenkot, “Önümüzdeki iki hafta içinde düşüncesizce atılmış bir adım görmemeyi umuyorum. Önemli bir değişimi tespit etme konusunda Genelkurmay Başkanı’na güveniyorum” dedi.
Netanyahu’nun “yeterli olmadığını” savunan Eisenkot, buna rağmen Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in siyasi kademeden gelen emirleri reddetme yetkisine sahip olmadığını vurguladı. Eisenkot, Zamir’in doğru kararları vereceğine inandığını söyledi.