PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail Öğrenci Birliği’nin anketinde öğrencilerin yüzde 29’u mezuniyet sonrası göçü düşündüğünü, üçte biri ise maddi ve akademik zorluklar nedeniyle eğitimini bırakmayı değerlendirdiğini bildirdi.

YDH- İsrail Öğrenci Birliği’nin yaklaşık 12 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 anketi, üniversite öğrencilerinin “artan yaşam maliyetleri, savaşın etkileri ve gelecek kaygısıyla” karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Jerusalem Post’un aktardığı ankete göre öğrencilerin aylık ortalama harcaması 6 bin 907 şekele ulaşırken, yüzde 29’u mezuniyetin ardından “İsrail’den ayrılmayı” değerlendirdiğini belirtti.
Öğrencilerin yüzde 81’i eğitimini sürdürürken çalışıyor. Ayda ortalama 97 saat çalışan öğrenciler yaklaşık 6 bin 235 şekel brüt gelir elde ediyor; ancak yalnızca yüzde 49’u eğitim aldığı alanla bağlantılı işlerde çalışıyor.
Öğrencilerin yüzde 49’u ailelerinden maddi destek alıyor. Aylık ortalama destek 2 bin 252 şekele yükselirken, her beş öğrenciden biri eğitim döneminde kredi çekti. Kredi kullananların yüzde 61’i 20 bin şekelin üzerinde borçlandı.
Barınma, öğrencilerin en büyük gider kalemi oldu. Aylık konut ve ev giderleri ortalama 3 bin 155 şekele ulaşırken, öğrencilerin yüzde 22’si kira ve yaşam maliyeti nedeniyle konut kalitesinden ödün verdi, yüzde 14’ü ailesinin yanına döndü. Yüzde 67’si düzenli olarak para biriktiremediğini, yüzde 38’i ise hiçbir zaman ev sahibi olamayacağını düşündüğünü söyledi.
Maddi baskı eğitimden ayrılma düşüncesini de artırıyor. Öğrencilerin yüzde 33’ü son bir yılda üniversiteyi bırakmayı düşündüğünü belirtirken, bu gruptakilerin yarısı maddi zorlukları, yüzde 41’i ders yüküyle başa çıkamamayı, yüzde 22’si ruh sağlığı sorunlarını gerekçe gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 27’si akademik yıl içinde yedek askerlik görevine çağrıldığını, yüzde 16’sı ise yedek askerlerin eşi ya da partneri olduğunu bildirdi. Yedek askerlik yapan öğrencilerin yüzde 64’ü eğitime dönüşün kendileri için duygusal ve sosyal açıdan zorlayıcı olduğunu söyledi. Yüzde 47’si, yedek göreve gitmeyen öğrenciler tarafından anlaşılmadığını veya yabancılaştığını hissetti.
Yedek askerlerin yüzde 43’ü üniversitelerin sunduğu ek süre ve özel sınav gibi kolaylıkların kaçırdıkları dersleri telafi etmelerine büyük ölçüde yardımcı olduğunu belirtirken, yüzde 26’sı bu desteğin çok sınırlı kaldığını ya da hiç işe yaramadığını söyledi.
Yüzde 68’i askerlik yükümlülüğünün eşitsiz dağılımının öfke, tükenmişlik veya hayal kırıklığı yarattığını; yüzde 38’i ise bu eşitsizliğin gelecekte yedek göreve gitme isteğini azalttığını ifade etti. Yüzde 22’si derslerini yaz dönemine ya da sonraki akademik yıla ertelemek zorunda kaldı.
Öğrencilerin yüzde 40’tan fazlası mezuniyet sonrası iş bulma konusunda ciddi kaygı taşırken, yüzde 38’i üniversitelerin yapay zekâ çağının ve iş piyasasındaki değişimlerin gerektirdiği hazırlığı sağlamadığını düşünüyor. Mezuniyetten yaklaşık iki yıl sonra bekledikleri ortalama aylık ücret ise 16 bin 657 şekel.
Öğrencilerin yüzde 29’u eğitimini tamamladıktan sonra başka bir ülkeye taşınmayı değerlendirdiğini söyledi. Ülkeden ayrılmayı düşünenlerin yüzde 79’u yaşam maliyetini, yüzde 46’sı güvenlik durumunu, yüzde 20’si iş olanaklarını ve yüzde 20’si siyasi ve diplomatik krizi gerekçe gösterdi.
Hükümetin kendi çıkarlarını hiç gözetmediğini ya da sınırlı ölçüde gözettiğini düşünenlerin oranı yüzde 63’e yükselirken, İsrail’in geleceği konusunda iyimser olanların oranı yüzde 31’e geriledi.
Ankette engelli öğrencilerin yüzde 12’si eğitim kurumlarının fiziksel erişilebilirliğinin yetersiz olduğunu, yüzde 47’si engellerinin mezuniyet sonrası iş bulmalarını ciddi biçimde zorlaştırmasından kaygı duyduğunu belirtti. Öğrenci ebeveynlerin yüzde 30’u ise çocuklarının doğumunun ardından üniversitelerinden aldıkları desteği yetersiz buldu.