PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah, ABD ve İsrail’in Lübnan’a yönelik dayatmalarını ve hükümetin dış baskılar altında aldığı kararları eleştirerek direnişin tasfiye edilemeyeceğini söyledi; yerinden edilenlere yardım ve yeniden inşa sorumluluğunun ise devlete ait olduğunu vurguladı.

YDH — Lübnan parlamentosundaki Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah, Hizbullah’ın Lübnan devletine meydan okumadığını belirterek asıl sorunun devletin bağımsız karar alamaması ve dışarıdan yönlendirilmesi olduğunu söyledi.
“Lübnan’da kimseye meydan okumak istemiyoruz. İsrail gibi bir düşmana karşı direnmek zaten başlı başına yeterli,” diyen Fadlallah, bazı çevrelerin devleti WhatsApp mesajlarıyla, bazılarının ise telefon görüşmeleriyle yönettiğini ifade etti.
Lübnan’da alınan birçok kararın dış baskılar altında şekillendiğini savunan Fadlallah, savaş ve kuşatmayla direnişi ortadan kaldıramayan güçlerin şimdi de ülkenin gücünü elinden almak için dışarıdan dayatmalarda bulunduğunu vurguladı.
Silahların kontrolünün ve savaş-barış kararlarının yalnızca devlete ait olması gerektiği söyleminin, direnişi içerideki bazı işbirlikçi unsurlar aracılığıyla tasfiye etme girişimlerini meşrulaştırmak için kullanıldığını belirten Fadlallah, şu ifadeleri kullandı:
“Devletin haklarından bahsetmeden önce bize bir devlet verin ve devlet olduğunuzu kanıtlayın. Devletin hakları olduğunu kimse inkâr etmiyor ama onun da sorumlulukları ve görevleri var.”
“Dış dayatmalar ülkeyi felakete sürüklüyor”
Fadlallah, bazı yetkililerin doğrudan ABD’nin dayatmaları doğrultusunda “zalimce ve geçersiz” kararlar aldığını belirterek ABD—İsrail’in taleplerinin nihayetinde Lübnan’ı yıkmayı hedeflediğini söyledi.
Bu baskıların direnişi geri adım atmaya zorlayamayacağını ve halkın iradesini kıramayacağını vurgulayan Fadlallah, 2 Mart’ta direnişe karşı alınan kararları tanımadıklarını açıkladı.
Bazı çevrelerin çözüm arayışında olduğunu, ancak iktidardaki belirli isimlerin uzaktan kumandayla yönetilir gibi hareket ettiğini ifade etti.
Yolda durdurulan ve silah taşıdığı belirtilen bir kamyonla ilgili tartışmalara da değinen Fadlallah, direnişin silahlarını cepheye ulaştırmasının doğal olduğunu söyledi.
Fadlallah, “Kamyonun silah taşıdığı söylendi, peki bu ne anlama geliyor? Direnişin silah taşıması ve bunları cepheye ulaştırması son derece doğal. Bu silahların nasıl ve hangi yollarla taşınacağına ilişkin kendi kuralları var. Aksi halde direniş kendisini nasıl hazırlayacak ve bu düşmanla nasıl savaşacak?” diye sordu.
Bazı siyasi partilerin ve resmi yetkililerin bu olayı ülkeyi yıkmaya yönelik bir kışkırtma aracına dönüştürdüğünü belirten Fadlallah, “Tesadüfen bir şey keşfettiniz diye bu ülkeyi yıkabileceğiniz anlamına mı geliyor? En üst düzeyde akıl ve sağduyuyla hareket etmeseydik ülkemiz bugün çok farklı bir durumda olurdu,” dedi.
Ülkesine en çok kendilerinin sahip çıktığını vurgulayan Fadlallah, iktidarda olsun ya da olmasın hiç kimsenin haddini aşmaması gerektiğini ifade etti.
Fadlallah, Lübnan’daki resmi kurumlara ve iktidarın belirli kararları uygulamaya zorladığı bürokratlara seslenerek adli veya güvenlik alanında karar almak için ABD’li ve bölgesel yetkililerle temas kuranları uyardı.
Lübnan’da mevcut düzenin eskisi gibi sürdürülemeyeceğini ve siyasi dengelerin mutlaka değişeceğini belirten Fadlallah, mevcut iktidarın kalıcı olmadığını söyledi.
Direnişin sabırla hareket ettiğini ve baskılara dayandığını vurgulayan Fadlallah, kamu kurumlarında görev yapan yetkililere, “Biraz sakin olun ve hiçbiriniz kendi kaderinizi bu iktidarın kaderine bağlamayın,” çağrısında bulundu.
Yerinden edilenlerin durumu ile yeniden inşa çalışmalarına da değinen Fadlallah, Hizbullah ve Emel Hareketi arasındaki ortak komite aracılığıyla hükümeti asli görevlerini yerine getirmeye teşvik ettiklerini belirtti.
Barınma, hasar gören yapıların onarılması ve yeniden inşa çalışmalarının tamamen hükümetin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Fadlallah, siyasi, mali veya ekonomik gerekçelerin bu yükümlülükten kaçmak için kullanılamayacağını söyledi.
Devletin halkı koruyamasa bile en azından onların ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğunu ifade eden Fadlallah, Hizbullah’ın bu alanda attığı adımların ahlaki ve dini sorumluluklarından kaynaklandığını belirtti. Fadlallah, bu çabaların devletin görevlerini üstlendikleri anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Lübnan’da bazılarının direnişin halka destek olamayacağı üzerine bahis oynadığını ve bu yüzden atılan adımlardan rahatsızlık duyduğunu aktaran Fadlallah, "İsteyen istediği kadar rahatsız olsun, Amerikan yönetimi ve yetkilileri medyaya çıkarak bu pratik adımlarımızı sürekli şüpheli göstermeye çalıştı," dedi.
Ne kadar şüphe uyandırılırsa uyandırılsın başlattıkları bu eylemin kesintisiz devam ettiğini belirten Fadlallah, yardımların hak eden herkese mutlaka ulaşacağını söyledi.