PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Lübnanlı Milletvekili Dr. İhab Hammade, İsrail’in güney sınırındaki genişleme tehditleri ve ABD’nin iç siyasete müdahaleleri gölgesinde ülkenin büyük bir kırılmanın eşiğinde olduğunu söyledi.

YDH ― Lübnan Parlamentosu’ndaki Hizbullah Milletvekili Dr. İhab Hammade, NBN televizyonunda yayınlanan “Bugünün Siyaseti” programında, ülkedeki siyasi ve askeri krize ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hammade, Lübnan’ın sadece güney sınırında İsrail tehdidiyle değil, aynı zamanda dış güçler tarafından tezgahlanan bir iç çatışma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Programda Meclis Başkanı Nebih Berri’nin ulusal diyalog çağrılarına destek veren Hammade, iç siyasetteki bazı kesimlerin Lübnan’ın bütünlüğünü hiçe sayan bir yaklaşım sergilediğini savundu.
Dr. Hammade, ülkedeki kriz derinleştiğinde bazı çevrelerin sürekli olarak genişletilmiş idari/mali ademi merkeziyetçilik adı altında veya coğrafi olarak "bölünme" senaryolarını gündeme getirdiğini ifade etti.
Hammade, bu zihniyetteki bazı kesimlerin Güney Lübnan’ı ve Bekaa’yı sanki Lübnan’a sonradan eklenmiş "yapıştırma" bölgelermiş gibi gördüğünü, hatta Güney'in İsrail'e veya Beka’a'nın Suriye'ye bırakılması durumunda kendilerine kalacak olan "tarihi Cebel Lübnan" merkezli dar bir Hristiyan devletçik hayali kurduklarını iddia etti.
Bu zihniyetin yeni olmadığını, son 40 yıllık siyasi söylemlerde bu eğilimlerin defalarca su yüzüne çıktığını, özellikle Suriye'deki gelişmeler, İsrail'in büyük İsrail haritaları ve Gazze/Batı Şeria'daki yıkım süreçleriyle birlikte bu tür planların yeniden hortlatıldığını savundu.
Lübnan Ordusu üzerindeki dış baskılara ve ABD diplomatik misyonunun tutumuna sert tepki gösteren Dr. Hammade, ABD Büyükelçisi’nin iç siyasete dönük söylemlerini eleştirdi.
ABD’nin Lübnan ordusunu direnç odaklarıyla karşı karşıya getirmeye çalıştığını öne süren Hammade, ABD Büyükelçisi'nin Lübnanlı bazı önemli şahsiyetlerle görüşmelerinde, "Eğer iç savaş çıkacaksa gidin iç savaş çıkarın, ordunun görevi otoritesini güçle dayatmaktır" şeklinde yönlendirmelerde bulunduğunu iddia etti.
Ordunun büyük bir baskı altında olduğunu, subay ve komutanların İsrailli subaylarla aynı masaya oturmayı reddettiğini belirten Hammade, ordunun ulusal kimliğini korumaya çalıştığını, ancak dışarıdan özellikle ABD tarafından orduya yönelik farklı tugay oluşumları gibi planlar dayatıldığını öne sürdü.
Bazı milletvekillerinin "Hizbullah'ı iç savaşla korkuturuz, iç savaş Hizbullah için bir yıkım olur" şeklindeki söylemlerine sert çıkan Hammade, direnişin bugüne kadar ülkeyi iç savaştan korumak için Hz. Eyüp sabrı gösterdiğini belirterek, “Ancak Hizbullah'ı iç savaşla tehdit edenler, bunun kendi sonları olacağını anlamalıdır." dedi.
Katar, Irak, Rusya ve İran hattındaki son diplomatik trafiğe de değinen Hammade, bölgesel gelişmelerin tek bir harita üzerinden okunması gerektiğini söyledi.
Irak Başbakanı'nın temaslarına değinen Hammade, Irak ile Güney Lübnan arasındaki köklü bağlara dikkat çekerek, Irak’taki Ordu-Halk-Haşdi Şabi modelinin Lübnan için de meşru bir emsal olduğunu ifade etti.
Katar’ın diplomatik çabalarının takdir edildiğini, ancak İsrail karşısında somut garantiler sunmanın zorluğunu vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Tahran ziyareti ve İran ile kurulan stratejik temasların, bölgede ABD-İsrail eksenli olası bir geniş çaplı savaşı caydırmada kritik rol oynadığını kaydetti.
İsrail’in sınır boyundaki yıkım ve işgal politikaları devam ederken direnişin silahının tartışmaya açılamayacağını belirten Hammade, "İsrail sınırlardan tamamen çekilmeden ve işgal son bulmadan savunma stratejisi ve silah konusunda geri adım atılması söz konusu değildir" diyerek mesajını tamamladı.