PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Suudi savaş uçakları, Ensarullah yönetimindeki bölgelerden ayrılarak Taiz'e sığınan sivillerin barındığı Ceyl el-Cedid Okulu'nu iki kez hedef aldı.

YDH – Yemen’in güneybatısındaki Taiz kentinin batı cephelerinde, Suudi rejimi destekli güçlerle Sanaa hükümetine bağlı Yemen ordusu arasında şiddetli çatışmalar sürerken Taiz vilayetinde Suudilere ait savaş uçaklarının bir okulu ve çeşitli yerleşim bölgelerini hedef aldığı, topçu saldırılarında da sivillerin hayatını kaybettiği bildirildi.
Suudi destekli yönetim yanlısı Yemen Monitor’un askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre, Dabab ve Cebel Han çevresindeki çatışmalar altı saatten uzun sürdü; Eski Havalimanı ve Madarat cephelerinde de çatışmalar yaşandı.
Haberde,savaş uçaklarının Cebel Han, Madarat ve Rubai çevresindeki takviye birlikleri, askeri kamplar ve füze fırlatma noktalarını hedef aldığı öne sürüldü.
Öte yandan Taiz’deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi şubesi, son 24 saatte gerçekleşen saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillerin öldüğünü ve yaralandığını açıkladı.
Kurum, saldırıları savaş suçu olarak nitelendirerek uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.
Suudi savaş uçakları 11 Ekim 2026 sabahı Taiz vilayetinin Saber el-Mevadem ilçesine bağlı el-Hazah bölgesindeki el-Armah köyünde bulunan Ceyl el-Cedid Okulu'nu hedef aldı.
Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, saldırı sırasında okulda öğrencilerin bulunduğunu ve saldırının doğrudan ve kasıtlı gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Ayn el-İnsaniyye İnsan Hakları ve Kalkınma Merkezi, okul binasının bir bölümünün yıkıldığını ve eğitim faaliyetlerinin durduğunu bildirdi. Bununla birlikte, okulda ölen veya yaralanan öğrenci ya da öğretmenlerin sayısına ilişkin doğrulanmış bir bilanço açıklanmadı.
Komisyon, saldırının bir gün önce aynı köyde evlerin hedef alınması ve bir kız çocuğunun ölmesinin ardından gerçekleştiğini belirtti.
21 Ekim'de yayımlanan yeni açıklamada, aynı okulun son 24 saat içinde ikinci kez hedef alındığı belirtildi. Ensarullah yönetimi altındaki bölgelerden ayrılarak Taiz'e sığınan sivillerin barındığı okul, Suudi saldırılarının hedefi oldu.
Taiz’deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi şubesi, yaptığı açıklamada Suudi savaş uçaklarının Ceyl el-Cedîd Okulu’nu hedef aldığını belirtti. Açıklamada,saldırının eğitim faaliyetlerini aksatma girişimi olduğu ifade edildi. İnsan hakları kuruluşu, okulun hedef alınmasını savaş suçu olarak nitelendirdi.
Kuruluşun açıklamasına göre Suudi savaş uçakları, El-Maafir ilçesindeki Neşme bölgesine dört hava saldırısı düzenledi.
İlk belirlemelere göre saldırılarda bir sivil hayatını kaybetti, biri kadın ve üçü çocuk olmak üzere dört kişi ağır yaralandı.
Açıklamada, Taizziye ilçesinin Hudran bölgesindeki Vadi Hennaş mevkiinde bulunan kuvvetleri hedef alan Suudi topçu ateşinin de sivil kayıplara yol açtığı belirtildi.
Bombardımanda iki kadının hayatını kaybettiği, dört sivilin de yaralandığı kaydedildi.
Suudi savaş uçakları, Taiz vilayetindeki Misrah ve Şemayiteyn ilçelerine de hava saldırıları düzenledi.
Şemayiteyn ilçesine bağlı Mesahîn ve Zekîre bölgelerinin hedef alındığına ilişkin saha bildirimleri yayımlanırken Misrah ilçesindeki Câre bölgesine düzenlenen saldırıda çok sayıda çiftlik hayvanının telef olduğu bildirildi.
SABA ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen’in kuzeyindeki Saada kentinin doğusuna füze saldırısı düzenlediğini aktardı. Söz konusu saldırının yol açtığı hasar ve olası can kayıpları hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Taiz’deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi şubesi, sivil yerleşimlerin, eğitim kurumlarının, kadınların ve çocukların hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuku, dört Cenevre Sözleşmesi’ni ve ek protokollerini ihlal ettiğini savundu.Açıklamada ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü’ne atıfta bulunuldu.
Kuruluş, saldırılardan ve sonuçlarından Suudi yönetimini hukuki ve cezai açıdan sorumlu tuttu. Birleşmiş Milletler’i, Güvenlik Konseyi’ni ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ni sessiz kalmakla ve ihlallere ortak olmakla eleştirdi.
Taiz’deki kuruluş, uluslararası insani yardım ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak saldırıları kınamalarını ve ihlalleri belgelemelerini istedi.Açıklamada, sorumluların savaş suçları nedeniyle adalet önüne çıkarılmasını sağlayacak adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
Sanaa ordusu, Taiz’in güneyindeki Aden yolunun bazı kesimleriyle Türbe ve Misrah çevresindeki noktaları kontrol altına alarak kentin ikmal bağlantısını kesti.
Suudi rejimi destekli güçler hava saldırılarının desteğiyle güzergâhı yeniden açmaya çalışıyor. Reuters, ekim ortasında bu güçlerin çevrede toprak kazanmak yerine mevzi kaybettiğini bildirdi.
Cebel Han’ın kontrolü ise kesinleşmiş değil.
Sanaa ordusu dağın tamamını kontrol ettiğini ileri sürdü. Bağımsız bir Yemenli gazeteci ise iki tarafın da dağda mevzileri bulunduğunu ve zirvenin hiçbir tarafın denetiminde olmadığını bildirdi. Suudi rejimi destekli güçler de Sanaa ordusunun saldırısını püskürttüklerini iddia etti.
Taiz’in batısına ve çevre yollara hâkim görüş sağlayan Cebel Han, cephedeki en önemli mevzilerden biri olmayı sürdürüyor.
Sanaa hükümeti, Taiz’deki yolların kapalı olduğu yönündeki açıklamalara karşı çıkarak, kapanma ve geçiş engellerinden Suudi rejimi destekli güçleri sorumlu tuttu.
Hükümet Sözcüsü Ömer Buhayti, 11 Ekim’de Saba’ya yaptığı açıklamada,Taiz’e giren ve kentten çıkan ana yolların kendi taraflarında açık ve güvenli olduğunu savundu; karşı tarafın vilayette 19 yol ve geçidi kapattığını ve bu güzergâhlardan geçen araçların hava saldırılarında hedef alındığını ileri sürdü.
Sanaa Dışişleri Bakanlığı da 15 Ekim’de BM Genel Sekreteri, Yemen Özel Temsilcisi ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri dahil çeşitli uluslararası kurumlara gönderdiği notalarda benzer suçlamalarda bulundu.
Taiz Valisi Ahmed Misavi, 9 Ekim’de bazı güzergâhların sivillerin ve yardım taşıyan araçların geçişine açık olduğunu açıklayarak Huvban-Kasr-Kemb-Havz el-Eşraf hattının diğer taraftan da açılması çağrısı yaptı. Misavi, Sanaa’daki Yemen Petrol Şirketi’nin kent dâhil vilayetin tüm ilçelerine benzin ve dizeli resmî fiyatlarla ulaştırmaya hazır olduğunu; gıda şirketleriyle de sevkiyat konusunda temas yürüttüklerini bildirdi.
Saba’nın 20 Ekim’de aktardığı yeni açıklamada Misavi, Yemen ordusu ve yerel halkın işbirliğiyle 11 ilçedeki yolların çoğunun yeniden açılıp güvenli hale getirildiğini, Suudi rejimi destekli güçlerin bu bölgelerden çıkarıldığını öne sürdü.
Açıklamaya göre daha önce kapatıldığı bildirilen 19 güzergâhtan yalnızca Kasr-Kemb-kent yolu kapalı kaldı; Hayfan-Tur Baha ve Kubeyta-Tur Baha yollarının ise gündüz saatlerinde kısmen açıldığı belirtildi.
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, ekim başında hem Sanaa hükümeti hem de karşı tarafla sivillerin güvenli hareketini sağlamak ve çatışmaları sınırlamak için temas yürüttüğünü açıkladı. Ancak bu görüşmelerin Taiz’de ateşkes ya da kapsamlı bir yol açma anlaşmasıyla sonuçlandığına ilişkin kamuya açık bir teyit bulunmuyor.
Yemen’in güneybatısında, dağlık iç kesimlerle Aden ve Kızıldeniz kıyısı arasındaki geçiş hattında bulunan Taiz, ülkenin askerî ve lojistik açıdan kilit noktalarından biri. Taiz vilayeti batıda Muha ve Babülmendeb çevresindeki kıyı kesimine uzanıyor.
İç kesimdeki Taiz kenti ise Aden’e bağlanan yolların kavşağında yer alıyor. Sarp arazide yaklaşık 200 kilometre boyunca ilerleyen Taiz-Aden güzergâhının denetimi, hem kente ikmal ulaştırılmasını hem de Aden’deki yönetim güçlerinin kuzeyle bağlantısını etkiliyor.
Taiz, Sanaa hükümetine karşı duran güçlerin güneydeki dağlık bölgelerde elinde tuttuğu son büyük kent merkezi. Kentin kontrolü, hükümet güçlerinin Babülmendeb çevresindeki askerî faaliyetleri ve Sanaa ordusunun Aden’e doğru ilerleme imkânı açısından önem taşıyor. Bu nedenle Taiz çevresindeki tepeler ve yollar üzerindeki mücadele, yalnızca kent merkezinin değil, güneydeki ulaşım hatlarının ve Kızıldeniz kıyısındaki güç dengesinin geleceğini de belirleyebilir.
Nüfusunun çoğunluğu Sünni olan Taiz, 2011’de eski Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih yönetimine karşı kitlesel gösterilerin merkezlerinden biriydi. Ancak Sanaa hükümetine karşı duran siyasi ve silahlı yapılar tek bir Sünni blok oluşturmuyor.
Islah Partisi kentteki en etkili siyasi yapılardan biri; Müslüman Kardeşler’le ilişkili olan parti, hükümet kurumları ve güvenlik yapılanmaları üzerindeki nüfuzuyla öne çıkıyor.
Nasırcı Birlikçi Halk Örgütü, Genel Halk Kongresi’nin yerel kanadı, Yemen Sosyalist Partisi ve Selefi çizgideki Reşad Birliği de Taiz siyasetinde yer alıyor. Bu gruplar bazı dönemlerde birlikte hareket ederken, yerel güç paylaşımı ve dış destek konusunda rekabet ediyor.
Askerî sahada Islah’a yakın birliklerin yanı sıra 35. Zırhlı Tugay ve batı kıyısında faaliyet gösteren Tarık Salih’e bağlı Ulusal Direniş güçleri bulunuyor. Sana’a Center’ın saha çalışmasına göre, Tarık Salih güçleri Muha ve vilayetin kıyı kesiminde; Islah’a yakın birlikler ise Taiz kentinde ağırlık kurdu.
Selefi Ebu Abbas birlikleri 2019’da İslah güçleriyle çatışmaların ardından kent merkezinden çıkarıldı ve daha sonra vilayetin batısında sınırlı bir varlık gösterdi. Bu nedenle söz konusu birlikleri bugün Taiz’deki başlıca askerî güçlerden biri gibi değerlendirmek doğru olmaz.