PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İran, ABD ve İsrail’i 2025 ve 2026’da denetim altındaki nükleer tesislerine saldırmakla suçlayarak Batı’nın nükleer enerji hakkını engellemeye çalıştığını ve uluslararası kurumların saldırılar karşısında sessiz kaldığını savundu.

YDH — İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gulam Hüseyin Derzi, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ABD ve İsrail’i 2025 ve 2026 yıllarında İran’ın nükleer tesislerine karşı iki ayrı "saldırı savaşı" başlatıp yürütmekle suçladı.
Washington ve Tel Aviv yönetimlerine sert suçlamalar yönelten Derzi, ülkesinin barışçıl amaçlarla nükleer enerji geliştirme konusundaki devredilemez hakkını savundu.
Batı’nın İran üzerindeki baskılarına karşı çıkan Büyükelçi Derzi, Küresel Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) dördüncü maddesinin, taraf devletlere barışçıl amaçlarla nükleer enerji geliştirme hakkını güvence altına aldığını belirtti.
İranlı temsilci, bu hakkın nükleer yakıt çevriminin tüm aşamalarını kapsadığını ifade etti.
Derzi,"ABD, Antlaşma’ya bağlı kaldığını iddia ederken İran’ı bu haktan mahrum bırakmaya çalışıyor" dedi.
Hiçbir devletin NPT'yi tek taraflı yeniden yazamayacağı uyarısında bulunan Derzi, sözlerini "Hiçbir devlet, Antlaşma’yı tek taraflı olarak yeniden yazamaz ya da kendi siyasi vetosunu dayatamaz" ifadeleriyle sürdürdü.
İranlı temsilci, 2025 ve 2026 yıllarındaki askeri saldırıların doğrudan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) sıkı güvenlik denetimi ve gözetimi altında bulunan nükleer tesisleri hedef aldığını özellikle vurguladı.
Uluslararası toplumun bu duruma yönelik sessizliğini kınayan Derzi, ne UAEA yönetiminin ne de BM Güvenlik Konseyi’nin denetim altındaki sivil nükleer altyapıya yapılan saldırıları resmen kınadığını belirtti.
Uluslararası sistemin "apaçık" ikiyüzlülüğünü eleştiren İranlı diplomat, askeri saldırıların mağduru konumundaki ülkeye baskı uygulanırken saldırıları yapanların hesap vermekten kurtulmasına tepki gösterdi.
UAEA denetimlerinin durumuna da değinen Derzi, Tahran’ın güvence denetimi yükümlülüklerinden vazgeçmediğini ve bu yükümlülükleri resmen askıya almadığını açıkladı.
Buna karşın askeri saldırıların sahadaki güvenlik koşullarını köklü biçimde değiştirdiğini vurgulayan Büyükelçi, yeterli güvenlik garantileri sağlanmadan fiziksel denetimleri yapmanın artık güvenli olmadığını ifade etti.
Derzi, konuşmasını "Bu koşulların sorumluluğu İran’a değil, saldırganlara aittir" sözleriyle tamamladı.