PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’da dün ile cumartesi sabahı arasında yaklaşık 70 Filistinliyi gözaltına alırken, özellikle eski ve serbest bırakılmış esirlerin evlerini hedef alan baskınlar, saha sorgulamaları ve kötü muamele uygulamaları birçok vilayete yayıldı.

YDH ― Filistinli Esirler Kulübü, dün ile cumartesi sabahı arasında işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli vilayetlerinde yaklaşık 70 Filistinlinin gözaltına alındığını bildirdi. Bazı kişiler daha sonra serbest bırakılırken yüzlerce Filistinliyi etkileyen gözaltılar ve saha sorgulamaları devam etti.
Kulübün açıklamasına göre, gözaltına alınanların büyük çoğunluğunu geçmişte İsrail hapishanelerinde yıllarca kalan eski mahkumlar oluşturdu. Saha sorgulamalarına tabi tutulanların çoğu arasında, esir takası anlaşmaları kapsamında serbest bırakılan eski mahkumlar da yer aldı.
Filistinli Esirler Kulübü, İsrail makamlarının dün Hebron vilayetinde bir operasyon düzenlendiğini duyurmasının ardından bölgeye yönelik geniş çaplı bir askeri saldırı başlattığını açıkladı.
Kulübün aktardığına göre, baskınlarda Hebron’daki yüzlerce ev hedef alındı. Filistinliler kentin belirli bölgelerinden ayrılmaya zorlanırken onlarca ev askeri kışlaya ve saha sorgulama merkezine dönüştürüldü. İsrail güçleri ayrıca evlerde ve evlerin içindeki eşyalarda tahribata yol açtı; arama ve yıkım faaliyetleri yürüttü.
Açıklamaya göre, baskınlar ve gözaltılar Hebron’la sınırlı kalmadı, Batı Şeria’nın birçok vilayetine yayıldı. Operasyonlarda özellikle eski mahkumların, serbest bırakılan esirlerin ve şehit ailelerinin evleri hedef alındı.
Bu kapsamda, serbest bırakılan mahkum Nael Barghouti’nin Ramallah yakınlarındaki Kobar kasabasında bulunan evine baskın düzenlendi. Evde kapsamlı tahribat ve vandalizm gerçekleştirildi. Ayrıca Kalkilya, Cenin, Nablus, Eriha, Selfit, Tubas, Beytüllahim, Tulkerim ve işgal altındaki Kudüs’te serbest bırakılan mahkumların evleri de hedef alındı ve bu bölgelerde gözaltılar kaydedildi.
Filistinli Esirler Kulübü, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan kişilerin büyük çoğunluğunun farklı düzeylerde kötü muameleye maruz kaldığını bildirdi. Özellikle daha önce de tutuklanmış kişiler kısıtlandı, gözleri bağlandı, tehdit edildi ve sindirilmeye çalışıldı.
Bu uygulamalar kapsamında, Batı Şeria’daki birçok kasabada tehdit içerikli broşürler dağıtıldı. Broşürlerde Filistinlilere, herhangi bir siyasi veya örgütsel faaliyette bulunmamaları yönünde uyarılar yapıldı.
Kulübün açıklamasına göre, söz konusu uygulamalar gözaltıların ötesine geçerek Filistin toplumunu sindirmeyi, ifade özgürlüğünü ve kamusal faaliyet yürütme hakkını kısıtlamayı amaçlıyor.
Açıklamada, baskıların serbest bırakılan mahkumların yanı sıra ailelerini ve sosyal çevrelerini de kapsayacak şekilde genişletildiği vurgulandı. Bu yaklaşımın, daha önce yaşanan tutuklamayı, ceza süresi tamamlandıktan sonra bile kişinin peşini bırakmayan kalıcı bir lekeye dönüştürdüğü ifade edildi.
Filistinli Esirler Kulübü, İsrail güçlerinin askerlerini hedef alan her operasyonu Filistinlilere yönelik misilleme politikalarını ağırlaştırmak için kullandığını belirtti. Kulübe göre bu yaklaşım, gözaltıların ve baskınların artırılmasından evlerin yıkılmasına, zorla yerinden etmelerden yeni kısıtlamalar ve kuşatma uygulamalarına kadar uzanıyor.
Açıklamada, bu politikaların askeri kontrol noktaları ve demir kapılardan oluşan sistemle bütünleşmiş, süreklilik taşıyan bir yaklaşımın parçası olduğu kaydedildi. Bu sistemin unsurları arasında “sarı kapılar” olarak bilinen geçiş engelleri de bulunuyor. Kulübe göre, Gazze’deki yıkım savaşının ardından bu uygulamaların etkileri daha da ağırlaştı; kasaba ve vilayetlere girişler ile Filistinlilerin hareket özgürlüğü daha fazla kısıtlandı.
Kulüp, söz konusu uygulamaların “toplu intikam” politikası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bunların geçici tedbirler veya belirli bir saha olayının kısa süreli sonuçları olarak görülemeyeceğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, hesap verebilirliğin bulunmadığı bir ortamda bu politikaların sürdürülmesinin ve genişletilmesinin önünün açıldığı ifade edildi. Kulüp, uygulamaların Batı Şeria’daki apartheid rejiminin bir parçası olduğunu ve Gazze’de Filistin halkına karşı devam eden soykırımın uzantısı niteliği taşıdığını belirtti.
Filistinli Esirler Kulübü, üyelerinden birinin gözaltına alınmasının üzerinden 24 saat geçtikten sonra, tutukluların ailelerine çağrıda bulundu. Kulüp, ailelerden Tutuklular ve Eski Tutuklular İşleri Komisyonu’na ve Filistinli Esirler Kulübü’ne başvurmalarını istedi. Bu başvurularla gözaltı vakasının hukuki takibinin yapılması, olayla ilgili mevcut bilgilerin paylaşılması ve ailenin durum hakkında bilgilendirilerek rahatlatılması amaçlanıyor.
Kulübe göre, İsrail güçlerinin işgal altındaki Kudüs’ü de kapsayan Batı Şeria’ya yönelik saldırıları devam ediyor. Gözaltıların artması, baskınların yaygınlaşması ve Filistinlilere yönelik kötü muamele, her yeni saha olayıyla birlikte saldırıların yoğunluğunu ve kullanılan yöntemlerin kapsamını artırıyor.
Filistinli Esirler Kulübü’nün açıklamasında, Gazze’deki soykırımın ardından Batı Şeria’da 26 binden fazla kişinin, Gazze’de ise binlerce kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Açıklamaya göre, aynı dönemde Batı Şeria’da ve Filistin’in çeşitli bölgelerinde on binlerce kapsamlı saha soruşturması ve inceleme yürütüldü. Bu uygulamalar, Filistin toplumunun bütün kesimlerini kapsadı.