Obama’dan ara seçimler öncesi Trump rejimine sert eleştiriler Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
BATI YARIM KÜRE
25 Ekim 2026 · 18:00

Obama’dan ara seçimler öncesi Trump rejimine sert eleştiriler

Eski ABD Başkanı Barack Obama, 3 Kasım ara seçimleri öncesinde Ohio ve Michigan’da düzenlenen Demokrat Parti mitinglerinde Başkan Donald Trump rejimine yüklendi.

YDH ― Eski ABD Başkanı Barack Obama, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere 10 gün kala Ohio ve Michigan eyaletlerinde düzenlenen Demokrat Parti mitinglerinde Başkan Donald Trump yönetimini sert sözlerle eleştirdi. 

Her iki eyaletteki kritik Senato ve valilik yarışları öncesinde cumartesi günü kürsüye çıkan Obama, seçmenlere Cumhuriyetçilere karşı oy verme çağrısı yaptı. 

https://x.com/Acyn/status/2114068789767930346

Ara seçimlerin Trump’ın başkanlığının kalan iki yılında yetkilerini sınırlamak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Obama, “Modern dönemde benzerini görmediğimiz iki yıllık kaos, zalimlik, yolsuzluk ve beceriksizliğin ardından artık ‘Yeter’ deme fırsatınız var” dedi. Seçimleri siyasi sistemdeki bir “devre kesiciye” benzeten eski başkan, “Bu seçim, en azından bu yönetimin saçmalıklarının bir kısmına set çekmek için elimizdeki son ve en iyi fırsat. Sistemdeki devre kesici bu seçim. O şalteri indirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Anlaşmadan çekildi ve İran’la savaşı başlattı”

Ohio eyaletinin Cleveland kentinde eski Demokrat Senatör Sherrod Brown’a destek amacıyla düzenlenen mitingde konuşan Obama, eleştirilerinin merkezine İran savaşını ve yükselen enerji fiyatlarını yerleştirdi. “Mevcut başkan bir dizi kötü karar almayı seçti. En önemlisi, kimsenin istemediği gereksiz bir savaş başlatmaya karar verdi” diyen Obama, kendi başkanlığı döneminde 2015 yılında imzalanan ve Tahran’ın nükleer programını sınırlandırması karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören İran nükleer anlaşmasını savundu.

Görev süresi boyunca tek bir füze bile atmadan, yalnızca diplomasi yürüterek İran’ın nükleer silah edinmesini engellediğini herkesin kabul ettiği bir anlaşmayı yürürlüğe koyduğunu belirten Obama, “İran’ın nükleer silahları yoktu. O ise anlaşmadan çekildi ve bu savaşı başlattı” diye konuştu.

Savaşın ABD askeri üslerine yönelik saldırılara, Amerikan askerlerinin hayatını kaybetmesine ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının aksamasına yol açtığına dikkat çeken Obama, tabloyu şu sözlerle özetledi:

“Müttefiklerimiz ve üslerimiz saldırıya uğradı. Amerikalılar öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. Füze stoklarımızı tükettik. Şimdi de İran, dünya pazarına petrol taşınan Hürmüz Boğazı üzerinde veto hakkına sahip. Petrol fiyatlarının yükselmesinin nedeni bu. Mazot fiyatlarının artmasının nedeni de bu.”

Savaş öncesinde dünya petrol ve doğal gaz arzının beşte birinin geçtiği, İran ile Umman arasında yer alan Hürmüz Boğazı’nın Tahran tarafından savaş boyunca bir baskı aracı olarak kullanılması ve sevkiyatın aksaması küresel enerji fiyatlarını yukarı çekti. Amerikalıların çoğunluğu savaşı başlatmaktan ve ardından gelen fiyat artışlarından Trump’ı sorumlu tutarken, benzin ve motorin fiyatlarındaki sıçramanın Cumhuriyetçi Parti’ye seçimlerde oy kaybettirmesi bekleniyor.

Obama ayrıca, Savunma Bakanı Pete Hegseth’i ordu kültürüne odaklanması ve Pentagon’un, 2009’da Fort Hood’da 13 kişiyi öldürmekten hüküm giyen Nidal Hasan’ın infazını canlı yayımlama planı üzerinden alaya alarak Trump yönetimi için “Bunlar ciddi insanlar değil” değerlendirmesinde bulundu.

“Gümrük vergilerinin faturasını tüketiciler ödüyor”

Ekonomi başlığında Trump’ın gümrük vergisi politikasını hedef alan Obama, bu vergilerin yalnızca doğrudan ithal edilen ürünleri değil, üretiminde yurt dışından getirilen parçalar kullanılan Amerikan mallarını da pahalılaştırdığını söyledi.“Gümrük vergisi uyguladığınızda faturayı tüketiciler öder” diyen Obama, durumu şu örnekle açıkladı:

“Yalnızca doğrudan kullandığınız ithal ürünlerden söz etmiyorum. Amerika’da ürettiğiniz bir otomobil de buna dahil. Otomobilin başka bir ülkeden gelen bir parçaya ihtiyacı olabilir ve bir bakmışsınız o parçaya da gümrük vergisi konmuş.”

Trump’ın ABD’nin önemli ticaret ortaklarından Kanada ile yaşadığı gerilimi de sorgulayan Obama, iki ülke arasındaki anlaşmazlık sürerken Trump’ın Ocak 2027’den itibaren Kanada’dan ithal edilen otomobil ve otomobil parçalarına yüzde 50 gümrük vergisi uygulama tehdidini alaycı bir dille eleştirdi. Kanadalıların ABD’nin kuzeyindeki en nazik ve dost komşular olduğunu vurgulayan Obama, “Şimdi başlattığı büyük ticaret savaşı da şu meşhur kötü imparatorluk Kanada’yla. O ise gidip onlarla kavga çıkarıyor” dedi.

Obama, Trump’ın gümrük vergileriyle bütçe açıklarını azaltacağı yönündeki söylemini de hatırlatarak, “Ancak şimdi 40 trilyon dolar düzeyinde bir borçla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Obama’nın işaret ettiği 40 trilyon dolarlık tutar,tek bir yıla ait bütçe açığını değil, farklı yönetimler döneminde birikerek büyüyen toplam federal borcu ifade ediyor.

Vergi yasası ve Beyaz Saray tadilatı eleştirisi: “Her yer altın kaplama”

Sıradan aileler artan yaşam maliyetleriyle mücadele ederken Trump yönetiminin varlıklı Amerikalıların çıkarlarını gözettiğini savunan Obama, 2025’te yürürlüğe giren vergi ve harcama yasasına yüklendi. Vergi indirimlerini uzatırken Medicaid sağlık programı ve gıda yardımı gibi alanlardaki federal harcamaları azaltan düzenleme hakkında, “Son iki yılda çıkardıkları kayda değer tek yasa, büyük ölçüde en zengin Amerikalılara yarayan, bir trilyon dolarlık vergi indirimi oldu” dedi.

Obama, Trump’ın Beyaz Saray’da balo salonu inşa etme planını, Gül Bahçesi’ndeki değişiklikleri ve eklenen altın süslemeleri de tiye aldı. “Görünüşe göre ev tadilatıyla çok ilgileniyor. HGTV’de çalışmalı” diye şaka yapan eski başkan,“Beyaz Saray’ı, Saddam Hüseyin Cheesecake Factory açmış gibi gösteriyor. Her yer altın kaplama” ifadelerini kullandı.

“Sokaklarda maskeli ajanlar koşturmak zorunda değiliz”

Göçmenlik politikalarına da değinen Obama, ABD’nin sınır güvenliğini sağlaması gerektiğini kabul etmekle birlikte Trump yönetimi döneminde göçmenlik birimlerinin başvurduğu yöntemlere karşı çıktı. Sınırların düzenli ve güvenli olması, ülkeye gelmek isteyenlerin de bunu yasal yollarla yapması gerektiğine inandığını belirten Obama, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Sokaklarımızda maskeli ajanların koşturacağı vaadiyle kampanya yürüten birini hatırlamıyorum. Yasalara uyan vatandaşların tutuklanacağı, gözaltına alınacağı ya da vurulacağı söylenerek kampanya yürütüldüğünü de hatırlamıyorum. Sınırlarımızı kontrol altına almak için bunları yapmak zorunda değiliz.”

Ohio ve Michigan yarışlarında Cumhuriyetçi adaylara tepki

Ohio’daki konuşmasında“Burada, Ohio’da değişim için oy kullanıyoruz” diyen Obama, Cumhuriyetçi valilik adayı Vivek Ramaswamy’yi, Demokrat rakibi Amy Acton’ın aile geçmişini seçim malzemesi yapmakla suçladı.

Ramaswamy’nin yayımladığı tartışmalı seçim reklamında, Acton’dan ayrı yaşayan annesi kızının dürüstlüğünü ve çocukluğuna ilişkin anlattıklarını sorguluyor; ancak reklamda anne ile kızın onlarca yıl önce yollarını ayırmasına neden olan cinsel istismar iddialarına değinilmiyor. Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in savunduğu, buna karşın Ohio Valisi Mike DeWine dahil bazı Cumhuriyetçilerin tepkisini çeken reklamı kınayan Obama, “İnsanın içinde, ‘Hiçbir makam bu kadar alçalmaya değmez’ diyecek bir şey olmalı” dedi. Obama, kamu hizmetindeki kariyerini övdüğü Acton için Ohio seçmenlerinden 3 Kasım’da destek istedi.

Michigan eyaletinin Detroit kentindeki mitingde ise Obama, Demokratların Senato adayı Abdul El-Sayed ve valilik adayı Jocelyn Benson için kampanya yürüttü. El-Sayed’in eyalette büyümesine, ailesinin otomotiv sektörüyle bağlarına ve okul sporlarına katılmasına atıfla “Abdul, Michiganlılığın en somut örneği” diyen Obama, Cumhuriyetçi rakip Mike Rogers’ı ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşı desteklemesi ve Trump’ın ticaret politikalarına arka çıkması nedeniyle eleştirdi. Obama, “Mike Rogers’ın aksine Abdul, aylarca İran savaşını alkışlamadı ve bu gümrük vergilerine ‘ustaca’ demedi” diye konuştu.

El-Sayed’in Müslüman kimliği üzerinden hedef alınmasını kendi başkanlık kampanyaları sırasında dini inancı ve doğum yeri hakkında ortaya atılan asılsız iddialarla karşılaştıran Obama, adayı “radikal” diye niteleyenlere “Abdul benim değerlerimi paylaşıyor” sözleriyle yanıt verdi.

Obama, 2020’de silahlı protestocuların evinin önüne gelerek Michigan’daki adil ve özgür seçim sonuçlarını geçersiz kılmasını istemesine rağmen geri adım atmayan valilik adayı Jocelyn Benson’ı da “Jocelyn geri adım atmadı; sizin ve haklarınızın arkasında durdu” sözleriyle övdü.

“Siyasette eksik olan şey nezaket”

Konuşmasında ABD siyasetinde dürüstlükten uzaklaşılmasına, tehdit ve zorbalığın giderek olağanlaşmasına da değinen Obama, siyasi kültürdeki aşınmayı şu sözlerle değerlendirdi:

“Her şeyin mübah sayıldığı, ülkenin en üst makamlarında bulunan insanların yalan söylemenin, hile yapmanın ve zorbalığın kabul edilebilir olduğunu düşündüğü bir kültür sürdükçe ekonomik sistemi de siyasi sistemi de düzeltemeyiz. Kamuoyu tartışmalarımızda eksik olan şey, en temel anlamıyla nezaket.”

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 25.10.2026 20:10 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46415/obama-dan-ara-secimler-oncesi-trump-rejimine-sert-elestiriler