PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail’de geçmiş seçimlerde televizyon kanallarının sandık çıkış anketleri, Netanyahu’nun 1996’daki zaferinden Meretz’in 2022’de baraj altında kalmasına kadar birçok kez gerçek sonuçları öngöremedi.

YDH ― İsrail’de yarın saat 22.00’de televizyon kanallarının sandık çıkış anketleri açıklanacak.
Partilerin seçim merkezlerinde ya zafer kutlamaları başlayacak ya da yenilgiyi kabul eden konuşmalar için hazırlık yapılacak. Ancak İsrail’in siyasi tarihi, şampanyaları erkenden patlatmanın veya yenilgiyi hemen kabullenmenin her zaman doğru olmadığını gösteriyor.

Son seçimlerin birkaçında sandık çıkış anketleriyle kesin sonuçlar arasında ciddi farklar ortaya çıktı.
Üstelik bazı durumlarda bu farklar, siyasi tablonun bütünüyle değişmesine yol açtı.
İsrail seçim tarihinin en çok hatırlanan örneklerinden biri, Benjamin Netanyahu ile Şimon Peres’in başbakanlık için doğrudan yarıştığı 1996 seçimleriydi.
Sandık çıkış anketleri iki aday arasındaki yarışın başa baş geçtiğini gösteriyor, bazı anketlerde Peres az farkla önde görünüyordu.

Ancak oy sayımı ilerledikçe kazananın Netanyahu olduğu ortaya çıktı. Netanyahu oyların yaklaşık yüzde 50,5’ini alırken Peres yüzde 49,5’te kaldı.
Bu sonuç, İsrail’in seçim gecesi tarihine geçen en çarpıcı sürprizlerden biri oldu.
2015 seçimleri, sandık çıkış anketlerinin en büyük yanılgılarından biri olarak anılıyor.

Televizyon kanallarının anketleri, Likud ile İzak Herzog ve Tzipi Livni liderliğindeki Siyonist Birlik arasında başa baş bir yarışa işaret ediyordu. Anketlerde Likud’a 27-28, Siyonist Birlik’e ise 26-27 sandalye veriliyordu.

Ancak kesin sonuçlar farklı bir tablo ortaya koydu. Likud 30 sandalyeye yükselirken Siyonist Birlik 24 sandalyede kaldı. Neredeyse eşit görünen yarış, Netanyahu’nun açık üstünlüğüyle sonuçlandı.
Nisan 2019 seçimlerinde Kanal 12’nin sandık çıkış anketi, Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifakı’na 37, Likud’a ise 33 sandalye veriyordu.
Mavi-Beyaz’ın seçim merkezinde kutlamalar başladı ve Gantz zaferini ilan etti. Ancak kesin sonuçlar, iki partinin de 35’er sandalye kazandığını gösterdi. Sağ blokun toplam sandalye sayısındaki üstünlüğü anketlerde de kendini belli etmişti ama iki büyük parti arasındaki fark ortadan kalktı.

Aynı seçimlerde Naftali Bennett ve Ayelet Şaked’in liderliğindeki Yeni Sağ Partisi de sandık çıkış anketlerinin çelişkili sonuçlarıyla gündeme geldi.
Anketlerden biri partiye dört sandalye verirken diğer ikisi Yeni Sağ’ı Meclis dışında gösteriyordu. Kesin sonuçlarda parti oyların yüzde 3,2’sini aldı ve seçim barajını aşamadı.
Sandık çıkış anketleriyle kesin sonuçlar arasındaki en çarpıcı farklardan biri 2022 seçimlerinde yaşandı.

Dört televizyon kanalının sandık çıkış anketinin tamamı Meretz’e dört ila beş sandalye veriyordu. Ancak oy sayımı tamamlandığında partinin seçim barajını aşamadığı anlaşıldı. Meretz’in barajı geçebilmesi için yaklaşık 4 bin oy daha alması gerekiyordu.

Meretz’in Meclis dışında kalması, Netanyahu’nun liderlik ettiği sağ bloğun seçimleri 64 sandalyeyle tamamlamasında etkili oldu.
Son günlerde kamuoyu araştırmacılarıyla konuşanlar, bu yıl da anketlerin ve sandık çıkış sonuçlarının yanıltıcı olabileceğine ilişkin kaygıları duyuyor.
Bunun başlıca nedenleri arasında yarışın başa baş geçmesi, bazı seçmenlerin anketörlere gerçek tercihlerini açıklamaması, ultra-Ortodoks Yahudiler gibi toplulukların oy verme eğilimlerini doğru ölçmenin güçlüğü ve özellikle katılım oranına duyulan bağımlılık bulunuyor.

Geçmiş seçimler, ilk sandık çıkış anketlerini ihtiyatla değerlendirmek gerektiğini gösteriyor. Anketler genel eğilimi doğru yakalasa bile bir ya da iki sandalyelik sapma, özellikle de bir partinin seçim barajını geçip geçemeyeceğine ilişkin yanlış tahmin, sandalye dağılımını ve hükümet kurma ihtimalini önemli ölçüde değiştirebiliyor.
Yarın gece ilk rakamlar ekranlarda belirdiğinde bu örnekleri hatırlamak gerekiyor.
Walla’ya göre, sandık çıkış anketleri hikâyenin yalnızca başlangıcı. Son sözü sandıklardan çıkan oylar söylüyor.