Trump’ın Netanyahu stratejisinin perde arkası Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
BATI YARIM KÜRE
27 Ekim 2026 · 21:38

Trump’ın Netanyahu stratejisinin perde arkası

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya desteğini sürdürürken İsrail’de seçim sonrası aşırı sağın dışlandığı geniş tabanlı bir hükümetin kurulmasını istiyor.

YDH ― i24’e göre, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya desteğini sürdürürken seçimlerin ardından aşırı sağcı partilerin dışarıda kaldığı geniş tabanlı bir hükümet kurulmasını istiyor.

Böyle bir koalisyon, Trump’ın Gazze planını ilerletmesini, Suriye ve Lübnan politikalarında istediği adımları atmasını ve Suudi rejimiyle normalleşme sürecini genişletmesini kolaylaştırabilir.

Netanyahu açısından ise bu formül, Batılı müttefiklerle bozulan ilişkileri onarmak ve İsrail’in uluslararası arenadaki imajını değiştirmek için bir fırsat sunuyor.

Trump’ın hesabı yeni değil

2020’de, İsrail’deki seçimlerin arifesinde, Başbakan Binyamin Netanyahu ABD’ye giderek Başkan Donald Trump’la görüştü. Netanyahu, başkanlık konukevi Blair House’da kalırken en önemli siyasi rakibi, Mavi ve Beyaz Partisi lideri Benny Gantz, caddenin karşısındaki Jefferson Oteli’nde konakladı.

Gantz, Netanyahu gibi resmî bir ziyaret gerçekleştirmese de Trump’ın Oval Ofis’te görüşme davetini kabul etti. İki ayrı görüşme, Trump’ın “Yüzyılın Anlaşması” adı verilen barış planını açıklamaya hazırlandığı dönemde yapıldı.

Trump, planın İsrail siyasetinin tamamından destek almasını ve gelecekte kurulacak herhangi bir hükümetin de bu plana sahip çıkmasını istiyordu. Gantz, aynı yılın nisan ayında Netanyahu’yla bir birlik hükümeti kurdu.

Bugün de Trump’ın benzer bir hedefin peşinde olduğu anlaşılıyor.

Washington geniş tabanlı hükümet istiyor

Trump bu seçimlerde Netanyahu’nun başlıca rakibi ve Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot’u, George Washington’ın portresinin altında fotoğraf çektirmek üzere Beyaz Saray’a davet etmedi.

Buna karşın üst düzey Amerikalı yetkililerin, seçimlerden sonra İsrail’de geniş tabanlı bir hükümet kurulmasını tercih ettiklerini ima ettikleri aktarılıyor.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, o sırada kamuoyuna duyurulmamış olsa da Eisenkot’la görüştü. Görüşmeyi daha sonra ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği ortaya çıkardı, ancak önemini küçümseyen bir tutum sergiledi.

Milyarder yatırımcı ve Trump destekçisi Bill Ackman da geçen pazar günü İsrail’de birlik hükümeti kurulması çağrısı yaptı. Ackman’ın, Trump’ın çevresindeki bu yönde düşünen isimlerden biri olduğu belirtiliyor.

Aşırı sağ, ABD’nin bölgesel planlarının önünde engel

Mevcut hükümetteki Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi aşırı sağcı isimleri dışarıda bırakacak bir koalisyon, Trump yönetiminin beklentilerini karşılayabilir. Böyle bir hükümet, Washington’ın çeşitli dış politika girişimlerini ve diplomatik hamlelerini ilerletmesini kolaylaştırabilir.

ABD’nin Gazze planını yürüten Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın sürecin ilerleyişinden hayal kırıklığına uğradığı aktarılıyor.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın İsrail’in Suriye stratejisine katılmadığı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun çevresindeki isimlerin ise Lübnan hükümetini güçlendirmek istediği belirtiliyor. Aynı çevrelerin, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik İsrailli yerleşimcilerin şiddetinden de rahatsızlık duyduğu bildiriliyor.

Bu başlıklardaki sorunların tamamı İsrail yüzünden çıkmadı. Ancak mevcut hükümetteki sağcı grupların şahin ve uzlaşmaz tutumu, ilerleme sağlanmasını zorlaştırıyor.

Eylül 2025’te bu gruplar, Batı Şeria’nın ilhakı fikrini gündeme getiriyordu. Gazeteciler Trump’a bu konuda soru yönelttiğinde ABD Başkanı, “İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak etmesine izin vermeyeceğim” dedi. Smotrich ise daha sonra Trump’ın fikrini değiştireceğinden emin olduğunu söyledi.

Smotrich ve Ben-Gvir, Ekim 2025’te de Trump’a bir kez daha karşı çıktı. İki isim, ABD Başkanı’nın Gazze anlaşmasına karşı oy kullandı.

Suudi rejimiyle normalleşme Trump’ın öncelikleri arasında

Trump’ın en büyük hedeflerinden biri de Suudi rejimiyle normalleşme sağlamak ve İbrahim Anlaşmaları’nı genişletmek. Ancak İsrailli yetkililer, Suudilerin Filistin devletine giden bir yol belirlenmeden İsrail’le ilişkileri normalleştirmeyeceğini biliyor.

Filistin devletinin kurulmasına yönelik her türlü uzlaşmaya karşı çıkan Smotrich, bu konuda Riyad’ı hedef alan sert bir ifade kullandı.

Filistin devletinin normalleşme için ön koşul sayılması durumunda Suudilerin “deveye binmeye devam edebileceklerini” söyledi. Bu sözler Riyad’ı gücendirdi, Washington’ı kızdırdı ve Netanyahu’yu zor durumda bıraktı.

Trump’ın bakış açısına göre birlik hükümeti ya da geniş tabanlı bir koalisyon, bu konularda uzlaşma sağlanmasına yardımcı olabilir. Böyle bir hükümet, İsrail seçmeninin büyük çoğunluğundan destek alarak stratejik adımları daha az siyasi engelle ilerletebilir.

Netanyahu da geniş koalisyondan yana

Geniş tabanlı hükümet arayışı yalnızca Trump’ın gündeminde değil. Netanyahu da bu formülle ilgileniyor.

Netanyahu, haziran ayında düzenlediği basın toplantısında seçimlerden sonra “geniş kapsamlı bir ulusal hükümet” kurmayı hedeflediğini söyledi. İsrail’in gelecekte karşılaşacağı zorluklarla başa çıkabilmesi için ulusal uzlaşmanın önemini vurgularken özellikle sağcı bir hükümetten söz etmedi.

Netanyahu’nun Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter de başbakanın ulusal birlik hükümetini tercih ettiğini kamuoyu önünde açıkladı. Leiter ayrıca Ben-Gvir’in ikinci kez ulusal güvenlik bakanlığı görevine getirilemeyeceğini belirtti.

i24’e göre, Netanyahu açısından geniş koalisyon, İsrail’in uluslararası imajını değiştirmek için de bir fırsat sunuyor. Üç yıl süren savaş, İsrail’in geleneksel Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde belirgin bir uzaklaşmaya yol açtı. Bu mesafe yalnızca Avrupa’da değil, Washington’da da hissedildi; Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçiler de İsrail’den uzaklaştı.

İsraillilerin yarısı birlik hükümeti istiyor

Netanyahu’nun bu yöndeki arayışını destekleyen bir başka unsur da kamuoyu. Son anketlere göre İsraillilerin yüzde 50’si geniş tabanlı bir birlik hükümeti kurulmasını tercih ediyor. Mevcut hükümetteki gibi aşırı sağcıların da yer aldığı bir koalisyonu destekleyenlerin oranı ise yüzde 23’te kalıyor.

Trump da Netanyahu’ya desteğini yineledi. ABD Başkanı, bunu başbakanın talebi üzerine yaptı.

Yeniden seçim ihtimali de masada

Hem Trump hem de Netanyahu açısından daha az tercih edilen bir başka ihtimal de seçimlerin ardından yeni bir seçim sürecine gidilmesi.

Böyle bir senaryoda Netanyahu, halktan yeni bir yetki almamış geçici bir hükümete liderlik edecek ve hükümetin siyasi hareket alanı sınırlı kalacak.

Trump, Netanyahu’yu destekliyor ve onunla çalışmaya devam etmek istiyor. Netanyahu’nun güçlü liderlik tarzına hayranlık duyduğu da düşünülebilir.

ABD Başkanı, bölgedeki Amerikan çıkarlarına hizmet edecek daha istikrarlı bir Ortadoğu düzenine ulaşmak için Netanyahu’yla çalışabileceğine inanıyor olabilir.

Ancak Trump’ın hedefi yalnızca Netanyahu’nun iktidarda kalması değil. Beyaz Saray’daki görev süresi Ocak 2029’da sona ermeden önce, bölgesel hedeflerini mümkün olan en kısa sürede hayata geçirebilecek bir koalisyonun kurulmasını da istiyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 27.10.2026 23:50 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46545/trump-in-netanyahu-stratejisinin-perde-arkasi