PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Yemen ordusunun Suudi Savunma Bakanlığı ve stratejik tesislere yönelik operasyonları Suudi rejiminin milyarlarca dolarlık savunma harcamalarının etkinliğini sorgulattı.

YDH- Yemen ordusu, Suudi rejimine yönelik operasyonlarını genişletirken “ablukaya abluka, tırmanışa tırmanışla karşılık verme” denklemini uyguluyor.
El-Mesire’de yayımlanan Muhammed Nasır Hatruş imzalı analizde, 22 ve 26 Ekim’de Suudi Savunma Bakanlığı binasının vurulmasının, Suudi rejiminin stratejik merkezlerini koruma kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırdığı belirtildi.
Analize göre operasyonların petrol tesisleri ve havalimanlarından Suudi Savunma Bakanlığı binasına uzanması, güvenlik açısından daha hassas bir aşamaya işaret ediyor.
Suudi rejiminin bu yıl savunmaya ayırdığı 64 milyar doların stratejik merkezleri korumaya yetip yetmediği sorgulanırken, genişleyen operasyonların harcamalarla caydırıcılık arasındaki açığı ortaya koyduğu kaydedildi.
Analizde, Suudi rejiminin güvenliğinin Yemen ordusunun operasyonlarından ayrı düşünülemeyeceği ve mevcut durumdan çıkışın Yemen’in taleplerinin karşılanmasına bağlı olduğu vurgulandı. Bu taleplerin başında saldırıların durdurulması ve ablukanın kaldırılması geliyor.
Askerî uzman Tümgeneral Halid Gurab, el-Mesire’ye yaptığı değerlendirmede, Suudi Savunma Bakanlığı’nın birkaç gün içinde iki vurulmasının maddi zararın ötesinde anlam taşıdığını söyledi.
Gurab, saldırıların Yemen ordusunun yüksek düzeyde korunması gereken egemenlik merkezlerine ulaşabildiğini gösterdiğini belirtti.
Yemen Savunma Bakanlığının da saldırılar sırasında bombalandığını hatırlatan Gurab, egemenlik kurumlarına yönelik saldırıların askerlerin ve ülkeyi korumakla sorumlu kurumlara güvenen halkın moralini hedef aldığını kaydetti.
Suudi Savunma Bakanlığına yönelik saldırıların tekrarlanmasının, Riyad’ın farklı ülkelerden temin ettiği hava savunma sistemlerinin etkinliğine ilişkin soruları da artırdığını söyledi.
Gurab, Ras Tanura Rafinerisi ile daha önce hedef alınan petrol tesislerine yönelik operasyonların, Suudi ekonomisini parçalamayı ve gelir kaynaklarını kurutmayı amaçlayan bir askerî planın parçası olduğunu belirtti.
Rafinerilerdeki hasarın işlenmiş petrol ürünlerinin tedarikini etkileyeceğini kaydeden Gurab, Suudi rejiminin borçlanmaya yöneldiğini ve ekonomik baskıların arttığını söyledi.
Necran Havalimanı ile Hamis Muşayt’taki Kral Halid Hava Üssü’nde iki askerî nakliye uçağının vurulmasını ise istihbarat kapasitesindeki gelişme ve hızlı müdahale göstergesi olarak değerlendirdi. Gurab, hareket halindeki uçakların vurulmasının konum ve zamanlamaya ilişkin hassas bilgi gerektirdiğini belirtti.
Abha Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasının da askerî ve lojistik önem taşıdığını söyleyen Gurab, petrol tesisleri, egemenlik kurumları, havalimanları ve askerî uçaklar arasında çeşitlenen hedeflerin, Suudi rejiminin iç kesimlerinin artık operasyonlardan uzak olmadığını gösterdiğini kaydetti.
Babülmendeb çevresindeki çatışmalara da değinen Gurab, Suudi rejimini savaşçıları tekrar tekrar ilerleme girişimlerine sevk etmekle suçladı. Yığınağa katılan güçlerin ağır kayıplar verdiğini, ardından yeni takviyelerin çatışma alanına gönderildiğini söyledi.
Gurab, askerî plan ve taktiklerin yanı sıra savaşçıların kararlılığı sayesinde Yemen ordusunun bir haftada yaklaşık 5 bin 400 kilometrekarelik alanı kontrolüne aldığını belirtti.
Çok sayıda cephe ve hedefin, operasyonların kapsamının genişlediğini gösterdiğini kaydeden Gurab, Suudi yığınağına katılan savaşçıları çatışmalara sürüklenmemeleri konusunda uyardı. Yemen Silahlı Kuvvetlerinin de Suudi yığınağının parçası olmaktan kaçınma çağrılarını yinelediğini söyledi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri’nin açıklamalarına göre, Ekim 2026’da Arabistan’ın iç kesimlerindeki petrol tesisleri, havalimanları ve hava üslerini hedef alan en az 16 askerî operasyon düzenlendi.
Operasyonların 10’u Aramco’yla bağlantılı tesis ve noktaları; diğerleri ise Riyad’daki Kral Halid, Abha ve Dammam’daki Kral Fahd havalimanlarıyla Necran Havalimanı ve Hamis Muşayt’taki Kral Halid Hava Üssü’nü kapsadı.
Analizde, operasyonların sürmesinin Suudi rejimini yeni saldırılara ve yıpranmaya daha açık hale getireceği; Yemen ordusunun hedef listesini Riyad’ın öngörmediği başka noktaları da kapsayacak biçimde genişletebileceği belirtildi.