Zeydi ve Colani: Yakınlaşmanın mayın tarlası Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
SURİYE DOSYASI
30 Ekim 2026 · 09:49

Zeydi ve Colani: Yakınlaşmanın mayın tarlası

Colani, bir dönem Irak’ta savaşmış olmasından ve kurduğu örgüt olan Nusra Cephesi’nin IŞİD bünyesinde doğup daha sonra bu örgütten ayrılmasının ardından Suriye’de iktidara getirtildi.

YDH — El-Ahbar gazetesinin Suriye editörü Emir Ali, bu yazısında Colani rejiminin Irak’la ilişkileri normalleştirme çabasının önündeki siyasi, mezhepsel, ideolojik ve güvenlik kaynaklı engelleri gözler önüne sererken Irak-Suriye ilişkilerinin önünde ekonomik iş birliğinin ötesine geçen çıkar çatışmaları bulunduğunu vurguluyor.  

▪️▪️▪️


Suriye’deki Colani, Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin ziyaretini sıradan bir protokol ziyareti olarak değerlendirmedi.

Colani, konuğunu karşılamak üzere bizzat Şam Havalimanı’na gitti ve ardından kendisine eşlik ederek Halk Sarayı’na geçti. Burada ikili, genişletilmiş bir görüşme toplantısına başkanlık etti. Bu karşılama, geçiş yönetiminin Bağdat’la yeni bir sayfa açmaya verdiği önemi gösterirken Colani’nin Irak’la ilişkileri, yakın geçmişi nedeniyle hâlâ hassasiyetler ve kuşkularla yüklü. Bu durum hem Irak tarafında hem de yeni yönetime katılan bazı silahlı gruplar arasında varlığını koruyor.

Colani, ziyaret öncesinde Irak’ın Dicle televizyon kanalına verdiği röportajda Iraklıların kaygılarını gidermeye çalıştı. İki ülke arasındaki ilişkilere yön veren derin sorunların önüne “ekonomik çıkarları” koymaya çalışırken bu sorunların, bir dönem Irak’ta savaşmış olmasından ve kurduğu örgüt olan Nusra Cephesi’nin IŞİD bünyesinde doğup daha sonra bu örgütten ayrılmasından kaynaklandığı biliniyor. Colani, tüm bu sürecin ardından Suriye’de iktidara getirtildi. 

Röportajda geçmişine ilişkin yeniden şekillendirilmiş bir anlatı sunan Colani, Irak topraklarında sivillerin öldürülmesine ya da mezhep çatışmalarına katıldığını reddetti.

Ayrıca komşu ülkede “silahın devletin elinde toplanmasını” desteklediğini açıkladı. Irak petrolünün Suriye kıyıları üzerinden ihraç edilmesinden Suriye-Irak sınırına yakın tarım arazilerinin değerlendirilmesine kadar iki ülke arasında ortak yatırım fırsatlarına da değindi. Colani, söz konusu tarım arazilerinin milyonlarca insanın gıda ihtiyacını karşılayabileceğini savundu.

Colani, “denge” görüntüsü vermek ve “mezhepsel gerilimi” reddetmek amacıyla Suriye’deki kutsal türbeleri ziyaret etmek isteyen Iraklıları memnuniyetle karşılayacağını söyledi. Ancak bunu güvenlik koşullarının “iyileşmesi” şartına bağladı. Bu koşul, bir yandan IŞİD’in faaliyetlerini sürdürmesi, diğer yandan geçiş yönetimi içinde önemli nüfuza sahip radikal grupların varlığı dikkate alındığında anlam kazanıyor.

Bu grupların tutumuna ilişkin bir örnek, Zeydi’nin Şam’a varışının hemen ardından yaşandı. Irak Başbakanı, Emevi Camii’ni ve Seyyide Zeyneb Türbesi’ni ziyaret ederek her iki mekâna da 5’er milyon dolar bağış yapacağını açıkladı. Bunun üzerine Suudi şeyh Abdullah el-Muheysini, X platformunda yayımladığı bir mesajla bu adımı eleştirdi. 

El-Muheysini, karar kendisine ait olsaydı, kendi ifadesiyle “şirk faaliyetlerinin” yürütüldüğü bir mekâna resmî ziyaret düzenlenmesine izin vermeyeceğini belirtti. Şii vatandaşların haklarını korumanın, söz konusu mekâna ve oradaki uygulamalara “resmî meşruiyet” kazandıracak bir adım atmayı gerektirmediğini savundu.

Ziyareti çevreleyen yoğun diplomatik ilgiye rağmen iki taraf da herhangi bir anlaşma ya da nihai mutabakat zaptı imzaladığını açıklamadı. Kamuoyuna duyurulan sonuçlar, başta Kerkük-Banyas petrol boru hattının yeniden işler hâle getirilmesi olmak üzere stratejik projelerin yeniden gündeme alınması, ortak ekonomi konferansı için hazırlık yapılması ve transit yolların geliştirilmesiyle sınırlı kaldı. 

Ayrıca Iraklı bir güvenlik heyetinin Suriye’yi ziyaret etmesi ve Iraklıların Seyyide Zeynep Türbesi’ne düzenli ziyaretlerini yeniden başlatma konusunu inceleyecek bir komite kurulması kararlaştırıldı. Bu nedenle ziyaret, somut projeleri hayata geçirmekten ziyade iş birliğinin siyasi çerçevesini oluşturma ve önündeki engelleri aşma girişimi niteliği taşıyor.

Burada şu ayrıntıyı da hatırlatmak gerekiyor: Irak, petrol sevkiyatlarının bir bölümünü hâlihazırda Suriye toprakları üzerinden gerçekleştiriyor. Bu uygulama Mart 2026’nın sonlarında başladı. O dönemde Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO), ayda yaklaşık 650 bin ton fuel oil’in El-Velid-Tenef Sınır Kapısı üzerinden Banyas tesislerine taşınması için sözleşmeler imzaladı. Petrol, burada rafinerinin depolama tanklarına boşaltılıyor, ardından yükleme terminaline pompalanarak yeniden ihraç edilmek üzere tanker gemilerine aktarılıyor.

Başlangıçta deneme aşaması olarak tasarlanan bu düzenleme, zamanla sürekli ve genişleyen bir sevkiyat güzergâhına dönüştü. Suriye de bu süreçten transit geçiş ve lojistik hizmet gelirleri elde ediyor. Suriye Petrol Şirketi yetkililerinin açıklamalarına göre Irak’tan gelen fuel oil’in bir bölümü, Suriye’deki bazı elektrik santrallerinin ihtiyacını karşılamak için kullanılıyor. Ancak Kerkük-Banyas petrol boru hattı henüz yeniden faaliyete geçirilmiş değil.

Sonuç olarak Zeydi’nin Şam ziyareti, şu ana kadar doğrudan bir sonuç ortaya koymuş değil. Bunun bir nedeni, iki ülke arasındaki mezhepsel gerilim ve kutuplaşmanın devam etmesi. Diğer bir neden ise Suriye içinde Irak’la ilişkilerin bütünüyle geliştirilmesine karşı çıkan ve iş birliğini yalnızca petrol alanındaki bazı ekonomik kazanımlarla sınırlamak isteyen etkili çevrelerin varlığı. 

Bunlara, iki ülke arasındaki sınır güvenliğiyle ilgili karmaşık sorunlar da ekleniyor. IŞİD, sınır hattında zaman zaman yeniden ortaya çıkıyor. Tüm bu etkenler, siyasi düzeydeki sıcak karşılamadan ve ilk mutabakatlardan istikrarlı bir ilişkiye geçişi, iki tarafın yakınlaşmanın etrafını saran “mayın tarlasını” aşma becerisine bağlı kılıyor. 


Çeviri: YDH

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 30.10.2026 11:38 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46664/zeydi-ve-colani-yakinlasmanin-mayin-tarlasi