PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD-İsrail destekli Suudi rejiminin enerji ve petrokimya sektörünün önemli merkezlerinden SATORP Rafinerisi, günlük 465 bin varile ulaşan petrol işleme kapasitesi ve ihracat bağlantılarıyla ülkenin ekonomik ve endüstriyel altyapısında stratejik bir konumda bulunuyor.

YDH ― ABD-İsrail destekli Suudi saldırıları Yemen topraklarını hedef almayı sürdürürken, petrol ve sanayi tesisleri de savaşın ekonomik boyutunda stratejik önem taşıyor. Bu çerçevede, saldırganlığın ekonomik çıkarlarını hedef alan kuşatmaya karşı kuşatma yaklaşımı öne çıkıyor.
Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Ensarullah öncülüğünde SATORP Rafinerisi'ni hedef alması, petrol rafinajının ötesinde sonuçlar doğurabilir.
Günlük 460-465 bin varil petrol işleyen tesisin devre dışı kalması, benzin, motorin ve jet yakıtı üretimini aksatırken Cübeyl'deki petrokimya şirketlerinin hammadde tedarikini de sekteye uğratabilir.
Böyle bir durumda Aramco, açığı diğer rafinerilerden karşılamak ve alternatif hammadde kaynakları bulmak zorunda kalabilir. Kesintinin boyutuna ve süresine bağlı olarak rafine petrol ürünleriyle petrokimya maddelerinin ihracatı da etkilenebilir.
SATORP'un Cübeyl Sanayi Şehri'nde bulunması, olası etkileri daha da genişletiyor. Çok sayıda petrol ve petrokimya tesisine ev sahipliği yapan bölgedeki üretim ağı, rafinerinin faaliyetlerine doğrudan bağımlı.
Dolayısıyla Yemen'e yönelik saldırıların sonuçları ülke sınırlarıyla sınırlı kalmayabilir.
Petrol, petrol türevleri ve bağlantılı sanayi kollarına dayanan Suudi ekonomisi açısından olası bir kesinti; tesislerin onarımının yanı sıra üretim, hammadde tedariki ve ihracat zincirlerinde de ciddi maliyetler doğurabilir.
Arabistan'ın doğusundaki Cübeyl Sanayi Şehri'nde bulunan SATORP Rafinerisi, rejimin petrol rafinajı ve petrokimya sektörünün başlıca tesisleri arasında yer alıyor.
Tesisin önemi yalnızca petrol türevleri üretmesinden kaynaklanmıyor. Suudi Aramco, kimya sanayisi, ihracat ve tedarik zincirleriyle doğrudan bağlantılı olan rafineri, Suudilerin enerji sektörüne dayanan ekonomik ve endüstriyel altyapısının önemli bir parçasını oluşturuyor.
Yemen'e yönelik savaş bağlamında da SATORP'un önemi artıyor. Suudi Arabistan'ın enerji sektörüne bağlı tesislerden biri olan rafineri, aynı zamanda ülkenin temel ekonomik gelir kaynaklarından biriyle doğrudan ilişkili bulunuyor.
SATORP (Saudi Aramco Total Refining and Petrochemical Company), Suudi Aramco ile Fransız Total şirketinin (bugünkü adıyla TotalEnergies) ortaklığıyla 2008 yılında kuruldu. Şirketin yüzde 62,5'i Aramco'ya, yüzde 37,5'i ise TotalEnergies'e ait.
Suudi Arabistan'ın doğusunda, Körfez kıyısındaki Cübeyl Sanayi Şehri'nde kurulan rafinerinin inşası için büyük yatırımlar yapıldı. Petrol rafinajı ile petrokimya sanayisini tek bir komplekste buluşturmayı amaçlayan tesis, 2014 yılında faaliyete geçti ve 2016'da resmen açıldı.
Rafineri, işlenmesi ileri teknoloji gerektiren ağır Arap petrolünü işlemek üzere tasarlandı. Bu süreçte ham petrolün bileşenleri ayrıştırılıyor, ağır türevleri ise daha yüksek ekonomik değere sahip petrol ve petrokimya ürünlerine dönüştürülüyor.
Tesisin günlük üretim kapasitesi, faaliyete başladığı dönemdeki 400 bin varil seviyesinden aşamalı olarak yaklaşık 460 bin varile yükseldi. Şirketin bugün yayımladığı verilerde ise günlük petrol işleme kapasitesi 465 bin varil olarak belirtiliyor.
SATORP'un faaliyetleri ham petrolü rafine etmekle sınırlı değil. Tesis, ulaştırma, havacılık, imalat ve kimya sanayilerinde kullanılan çok sayıda ürün üretiyor.
Rafinerinin başlıca ürünleri arasında otomobillerde kullanılan benzin bulunuyor. Tesis, Asya, Avrupa ve ABD pazarlarına ihraç edilmek üzere farklı kalite ve özelliklerde benzin üretiyor.
Bir diğer önemli ürün olan motorin, kamyonlarda, ağır vasıtalarda, ulaştırma sektöründe ve endüstriyel işletmelerde kullanılıyor. Rafineride ayrıca havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu jet yakıtı da üretiliyor.
SATORP'un petrokimya ürünleri arasında ise para-ksilen, benzen ve propilen öne çıkıyor. Para-ksilen, sentetik elyaf ve kumaşların yanı sıra içecek şişeleri de dahil olmak üzere plastik ambalajların üretiminde kullanılıyor.
Benzen, plastik ve çeşitli endüstriyel malzemelerin üretiminde kullanılan bileşiklerin elde edilmesinde temel hammaddelerden biri olarak öne çıkıyor.
Propilen ise polimer ve plastik üretiminde kullanılan başlıca hammaddeler arasında yer alıyor. SATORP, bu ürünü Cübeyl'deki petrokimya şirketlerine tedarik ediyor.
Rafinerinin diğer ürünleri arasında petrol koku ve kükürt de bulunuyor. Bu maddeler, bazı pil türlerinin üretiminden sülfürik asit imalatına kadar farklı sanayi alanlarında kullanılıyor.
TotalEnergies'in yayımladığı verilere göre SATORP, yılda yaklaşık 22 milyon ton rafine petrol ürünü üretiyor.
Buna ek olarak yıllık para-ksilen üretimi yaklaşık 700 bin tonu, benzen üretimi 150 bin tonu, yüksek saflıktaki propilen üretimi ise 210 bin tonu buluyor.
Rafinerinin üretiminden Suudi Arabistan iç pazarı, Cübeyl'deki petrokimya şirketleri ve uluslararası pazarlar yararlanıyor.
Ürünleri ulaştırma ve havacılığın yanı sıra plastik, kimya ve imalat sanayilerine de girdi sağlıyor. SATORP'un üretimi, Suudi Arabistan'ın uluslararası pazarlara yönelik ihracat faaliyetleriyle de doğrudan bağlantılı.
SATORP'un stratejik öneminin temelinde, Suudi Arabistan'ın petrol değer zincirindeki konumu bulunuyor.
Rafineri, ham petrolü işleyerek daha yüksek ekonomik değere sahip ürünlere dönüştürüyor.
Böylece ülke, petrolü yalnızca ham madde olarak ihraç etmekle yetinmeyip rafinaj ve petrokimya aşamalarından da gelir elde ediyor.
Tesis aynı zamanda Aramco'nun rafinaj ve petrokimya faaliyetlerini büyütme, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası.
Üretilen maddelerin plastik, tekstil, kimya ve ambalaj gibi farklı sektörlerde kullanılması, rafinerinin etkisini akaryakıt üretiminin çok ötesine taşıyor.
Bu rolü daha da genişletmesi beklenen projelerden biri de Amiral petrokimya kompleksi. Aramco ve TotalEnergies'in birlikte geliştirdiği proje, SATORP Rafinerisi'yle entegre çalışacak şekilde planlandı.
Proje kapsamında, yıllık 1,65 milyon ton etilen üretim kapasitesine ulaşacak karma beslemeli bir kraking ünitesi kurulması öngörülüyor. Bunun yanı sıra farklı kimyasal ürünlerin üretileceği başka tesisler de projeye dahil edildi.
Amiral projesiyle rafinerinin petrol ve gaz ürünlerini işleyerek imalat sanayisinde kullanılacak kimyasal hammaddelere dönüştürme kapasitesinin genişletilmesi hedefleniyor.
Dolayısıyla SATORP, yalnızca bir petrol rafinerisi değil.
Ham petrol üretimini rafinaj, sanayi üretimi ve ihracat aşamalarına bağlayan bir endüstriyel halka olarak Suudi Aramco ile Fransız ortağının ekonomik çıkarlarını aynı tesiste buluşturuyor.