İsrail'in kuruluşunda ABD'den kaçırılan silahlar kullanılmış Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
30 Ekim 2026 · 23:51

İsrail'in kuruluşunda ABD'den kaçırılan silahlar kullanılmış

FBI'nin 1940'lı ve 1950'li yıllara ait gizliliği kaldırılan dosyaları, İsrail'in kuruluş sürecinde ABD'deki Siyonist örgütlerle bağlantılı silah kaçakçılığı ağlarını, istihbarat faaliyetlerini ve siyasi ilişkileri ortaya koyuyor.

YDH — FBI'ın gizliliği kaldırılan eski soruşturma dosyaları, İsrail'in kuruluş yıllarında ABD'den Filistin'e silah kaçakçılığı yapan ağları, istihbarat faaliyetlerini ve Amerikan Siyonist örgütleriyle bağlantılı siyasi çalışmaları gözler önüne serdi.

1940'lı ve 1950'li yıllara ait belgeler, ABD rejiminin “bölgede bir Yahudi devletinin kurulmasını desteklediği” dönemde, “Siyonist örgütler, istihbarat yetkilileri, iş insanları ve siyasi aktivistler arasındaki ilişkilerin FBI tarafından mercek altına alındığını” gösteriyor.

Belgeler, Orta Doğu Politikaları Araştırma Enstitüsü (IRmep) tarafından 21 Ekim'de yayımlandı.

Enstitü, bu belgelere ulaşmak için ilk başvurusunu 2014 yılında Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında yaptı.

Dosyalar, FBI'ın İsrail istihbarat servislerine odaklanan ve ISINT adıyla bilinen karşı istihbarat soruşturmasının bir bölümünü oluşturuyor.

FBI soruşturması 1949'dan önceye uzanıyor

Yayımlanan arşive göre FBI, konuyu en azından Temmuz 1949'dan itibaren, uzun yıllar kurumun başında bulunan J. Edgar Hoover döneminde aktif biçimde soruşturuyordu.

Dosyalarda gözetleme kayıtları, silah ihracatı kısıtlamalarının ihlal edildiğine ilişkin şüpheler, İsrailli temsilcilerle temaslar ve İsrail bağımsızlığını ilan etmeden önce ortaya çıkan ağların faaliyetleri yer alıyor.

Dönemin haberlerine göre, silah sevkiyatlarından biri "kullanılmış makine" etiketi taşıyan sandıklara gizlenmişti.

Sandıklar bir gemiye yüklenirken içlerinden biri düşerek parçalandı. Böylece içindeki, ABD Ordusu İstihkâm Birliklerine (US Army Corps of Engineers) ait patlayıcıları tanımlayan işaretleri taşıyan kaplar açığa çıktı.

Olayın ortaya çıkması üzerine polis ve FBI soruşturma başlattı. FBI, 15 Ocak 1948'de Philip Alper, Moses Wolfson, Jack Dorfman ve Joseph Sager adlı dört şüphelinin tutuklandığını duyurdu. Dört kişi de ihracat belgelerinde sevkiyatın içeriği hakkında yanlış beyanda bulunmakla suçlandı.

Olay, Başkan Harry Truman yönetiminin Aralık 1947'de Filistin Mandası'na ve komşu ülkelere silah ihracatını kısıtlamasının ardından yaşandı. Washington, bölgedeki çatışmaların daha da büyümesini önlemek amacıyla bu kısıtlamaları yürürlüğe koymuştu.

ABD yönetimi, Birleşmiş Milletler'in (BM) Filistin'i taksim planını destekliyordu. Ancak Yahudi devletinin kurulmasına verdiği siyasi destek, ABD'deki özel kişilere ihracat kısıtlamalarını delme yetkisi tanımıyordu.

İsrail için uçak kaçakçılığı yapan isim savunma sanayisini kurdu

FBI belgelerinin bir diğer önemli başlığı, İsrail Hava Kuvvetlerinin kuruluşunda merkezi rol oynayan ve daha sonra İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii'ni (Israel Aerospace Industries) kuran Al Schwimmer'in faaliyetleri.

Schwimmer ve beraberindekiler, İsrail 1948 savaşında Yahudi güçlerinin kullanması için ABD'den uçak temin etmeye çalıştı. Bu faaliyetler, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) henüz kurulmadan önce ve ABD'nin askeri teçhizat ihracatına getirdiği kısıtlamalara rağmen yürütüldü.

Schwimmer, 1950 yılında ABD'de Tarafsızlık Yasası'nı ve ihracat kontrol yasalarını ihlal etmek amacıyla komplo kurmaktan mahkûm edildi. 10 bin dolar para cezasına çarptırılan Schwimmer, mahkûmiyet nedeniyle bazı medeni haklarını da kaybetti.

Daha sonra İsrail'e taşınan Schwimmer, İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii'ni kurdu ve ülkenin savunma sanayisi tarihindeki en önemli isimlerden biri haline geldi.

Başkan Bill Clinton, mahkûmiyetinden yaklaşık 50 yıl sonra, 2001'de Schwimmer'i başkanlık affıyla affetti.

ADL ve Arap Birliği belgeleri

FBI dosyalarının bir başka bölümü, ABD'deki en önemli İsrail lobilerinden biri olan ADL ile bağlantılı faaliyetleri ele alıyor.

FBI kayıtlarına göre, kuruluşla bağlantılı kişiler, New York'taki Arap Birliği faaliyetlerine ilişkin belgelere bir dizi aracı üzerinden ulaştı.

Bir soruşturma notunda, ADL yetkililerinden Herman Edelsberg'in belgelerin kuruluşun eline nasıl geçtiğini araştırmacılara anlattığı aktarılıyor.

Edelsberg'in anlatımına göre, üst düzey bir Arap Birliği yetkilisinin yeğeni olarak tanımlanan Wahid al-Dali, belgeleri Arap Birliği'nin tutumuna yakın olduğunu düşündüğü bir gazeteciye verdi.

Gazeteci de belgeleri ADL adına çalıştığı belirtilen Sanford Griffith'e iletti. Ardından 76 sayfalık belge Amerikan yetkililere aktarıldı ve sonunda FBI'ın eline ulaştı.

Kayıtlar, ABD istihbarat makamlarının Arap Birliği hakkındaki bilgilerin hangi yollarla elde edildiğiyle ilgilendiğini gösteriyor. Ancak belgeler, tek başına ADL'nin casusluk yaptığını veya faaliyetlerinin İsrail hükümeti tarafından yönlendirildiğini kanıtlamıyor.

1999'da ADL, Arap Amerikalı grupların ve diğer kuruluşların açtığı bir davada uzlaşmaya vardı. Anlaşma kapsamında, davacı gruplar hakkında toplanan bazı bilgilerin silinmesi taahhüt edildi. Ayrıca hukuki masrafların karşılanması ve bir toplum fonuna katkı sağlanması için ödeme yapılması kararlaştırıldı.

AIPAC'ın kurucusu da FBI belgelerinde

FBI belgelerinde adı geçen dikkat çekici isimlerden biri de Washington'da İsrail yanlısı faaliyet yürüten etkili lobi kuruluşu Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) kurucusu Isaiah Leo Kenen.

Soruşturma kayıtlarında Kenen'in İsrail'in BM heyetiyle bağlantılarına ve yeni kurulan devlet adına yürüttüğü faaliyetlere değiniliyor.

Ayrı belgeler, Kenen'in daha önce İsrail'in kamu diplomasisi mekanizması içinde çalıştığını ve ABD'nin Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamında yabancı bir temsilci olarak kaydolduğunu gösteriyor.

Ocak 1951 tarihli bir soruşturma notunda, Kenen'in kamu görevinden ayrılarak özel bir halkla ilişkiler şirketi kurma olasılığını görüştüğü bir konuşma kayıt altına alındı. Kenen, İsrail hükümetinin bu şirketin ilk müşterisi olabileceğini de dile getirdi.

ABD Adalet Bakanlığından bir yetkili, böyle bir düzenlemenin yasa kapsamında yeniden kayıt yaptırmasını gerektireceğini Kenen'e bildirdi. Kenen de bu koşulu kabul etti.

Ancak Kenen'in o dönemdeki faaliyetleriyle AIPAC'ın bugünkü hukuki statüsünü birbirinden ayırmak gerekiyor.

AIPAC, kendisini ABD vatandaşlarını temsil eden bir Amerikan kuruluşu olarak tanımlıyor. İsrail işgal varlığından finansman almadığını ve onun talimatları doğrultusunda hareket etmediğini vurguluyor. Kuruluş, yabancı ajan olarak kayıtlı değil.

Kurucusunun geçmişte yabancı bir temsilci olarak kayıt yaptırmış olması, AIPAC'ın bugün İsrail hükümetinin talimatlarıyla çalıştığını veya hukuken yabancı ajan olarak kaydolması gerektiğini kanıtlamıyor.

Belgeler, AIPAC'ın siyasi faaliyetlerini değiştirdiği dönemde yayımlandı

Tarihî belgelerin yayımlanması, AIPAC'ın ABD'deki Kongre seçimleri üzerindeki etkisi ve İsrail'e yönelik Amerikan yardımları konusunda tartışmaların büyüdüğü hassas bir döneme denk geldi.

Kuruluş, geçen hafta seçimlerdeki adayları resmen desteklemeyi ve siyasi eylem komitesi aracılığıyla adaylara doğrudan bağış yapmayı bırakacağını duyurdu.

Ancak AIPAC, İsrail yanlısı adayları desteklemek amacıyla ABD vatandaşlarından bağış toplamayı sürdüreceğini açıkladı.

ABD'de yayımlanan verilere göre AIPAC üyeleri, mevcut seçim döneminde adaylara 90 milyon dolardan fazla bağış yaptı. Kuruluş, önümüzdeki dönemde bağış toplama faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor.

Yeni yayımlanan tarihî dosyalar, İsrail'in kuruluş yıllarındaki silah kaçakçılığı ve istihbarat faaliyetleriyle AIPAC'ın bugünkü çalışmaları arasında doğrudan bir bağlantı ortaya koymuyor.

Bununla birlikte belgeler, Siyonist hareket, ABD hükümeti ve Amerikan Yahudi kuruluşları arasındaki ilişkileri şekillendiren bazı ağların hangi koşullarda ortaya çıktığına ışık tutuyor.

Güvenlik işbirliği ve istihbarat kaygıları

FBI soruşturma dosyalarında, 1946-1947 yılları arasında Brooklyn'deki özel bir evde kullanılan kısa dalga radyo alıcısına ilişkin kayıtlar da bulunuyor. Belgelerde ayrıca David Ben-Gurion'un ateşli bir destekçisi olarak tanımlanan bir kişiden söz ediliyor.

Araştırmacılar, iletişim bağlantılarının izini sürmeye çalıştı ancak kayıtların önemli bir bölümü sansürlendi. Bu nedenle kamuoyuna açılan belgeler, söz konusu iletişimde nelerin aktarıldığını veya operasyonel talimatlar iletilip iletilmediğini ortaya koymuyor.

Belgelerin yayımlanması, ABD Kongresi'nde İsrail'le güvenlik ve istihbarat işbirliğinin genişletilmesine yönelik tartışmaların sürdüğü bir döneme de denk geldi. Bu işbirliği, savunma teknolojileri ve gizli bilgilerin paylaşılması gibi başlıkları kapsıyor.

Yeni belgeler, iki ülke arasındaki stratejik ilişkiler gelişirken ABD makamlarının, İsrail'in kuruluşundan itibaren Amerikan topraklarındaki yabancı istihbarat faaliyetlerinin yaratabileceği riskleri de araştırdığını gösteriyor.

Bununla birlikte yayımlanan kayıtlar tarihî soruşturma dosyalarından oluşuyor ve bazı bölümleri hâlâ sansürlü durumda. Belgelerde adı geçen herkes suç işlemekle şüpheli görülmedi. 

Dosyaların yayımlanması, ABD, Siyonist hareket ve yeni kurulan İsrail devleti arasındaki karmaşık ilişkilerin geçmişine ilişkin yeni belgeler sunuyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 31.10.2026 01:41 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46725/israil-in-kurulusunda-abd-den-kacirilan-silahlar-kullanilmis