Eski CIA Direktörü Pompeo’dan İran’a kapsamlı saldırı çağrısı Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
BATI YARIM KÜRE
31 Ekim 2026 · 09:07

Eski CIA Direktörü Pompeo’dan İran’a kapsamlı saldırı çağrısı

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’a yeni saldırıları ve liderlerinin hedef alınmasını savunurken Yemen ordusunu “bölgesel ve küresel sorun” diye niteledi; Hürmüz ve Babülmendeb’de seyrüsefer güvenliği için ortak hareket çağrısı yaptı.

YDH- Eski ABD Dışişleri Bakanı ve CIA Direktörü Mike Pompeo, el-Arabiya English’e verdiği söyleşide İran’a yönelik yeni saldırıları açıkça destekledi.

“İşi bitirmenin” daha fazla askerî harekâtı, İranlı liderlerin hedef alınmasını, ülkenin iletişim kapasitesinin tahrip edilmesini ve yeniden silahlanmasının engellenmesini gerektireceğini savundu. Pompeo, olası yeni savaşın diplomatik çözümle sonuçlanmayacağını, altı ay içinde büyük bir savaşın yaşanacağını öne sürdü.

Diplomasiye kuşku, yeni saldırılara destek

Suudi rejimi, Türkiye ve Pakistan’dan yetkililerin Tahran’a taşıdığı diplomatik girişimleri değerlendiren Pompeo, tarafların büyük çaplı çatışmaların yeniden başlamasını önlemek istediğini söyledi. Ancak bu girişimlerin başarı ihtimalini düşük gördüğünü belirtti. ABD ara seçimlerine dört ya da beş gün kala Trump üzerindeki yeni bir savaşa dönmeme yönündeki siyasi baskının azalacağını savunan Pompeo, yine de son ana kadar “barışçıl bir çözüm” yolu aranabileceğini söyledi.

İran yönetimini “uzlaşmaz” diye niteleyen Pompeo, ülkenin ekonomik kaynaklarının tükendiğini ve halkın önümüzdeki haftalarda ağır sorunlarla karşılaşacağını iddia etti. Pompeo, İran’ın askerî seçeneklerinin sınırlı olduğunu öne sürerek Tahran’ı Yemen ordusına destek vermek ve dünya çapında “terör kampanyaları” yürütmekle suçladı. Bu yöndeki kapasitenin zamanla azalacağını savundu.

İran Devrim Muhafızları liderliğini “sertlik yanlısı dinî zorbalar” diye niteleyen Pompeo, Tahran’dan “normal bir ülke” olmasını, insanları öldürmeyi bırakmasını ve “uygarlığın temel gerçeklerine” dönmesini istedi.

İran’ın savaşı sona erdirmeye ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya dönük yedi günlük önerisine ilişkin talepleri ise “gülünç” olarak niteledi. Bu taleplerin İran’ın elde edebileceği bir pazarlık gücüne dayanmadığını savunan Pompeo, ABD, İsrail ve Körfez ülkelerinin bunları kabul etmeyeceğini söyledi.

Trump’ın yeni bir saldırı kararını henüz vermediğini düşündüğünü belirten Pompeo, ABD Başkanı’nın mümkün olan son ana kadar “barışçıl bir çözüm” arayacağını iddia etti. Buna karşın üçüncü bir ABD uçak gemisi grubunun bölgeye gönderilmesini yalnızca müzakere mesajı olarak görmediğini söyledi. Bu adımın, Washington’ın İran yönetimine “yıkıcı” bir saldırıya ve liderlerini hedef almaya hazır olduğu mesajını verdiğini savundu.

“İşi bitirmek” için İranlı liderleri hedef alma çağrısı

Pompeo’ya göre yeni bir saldırı, ABD ve İsrail’in kararlılığını gösterecek ve İran’ın hava savunma sistemleriyle füze, mayın ve insansız hava aracı üretimini destekleyen sanayi altyapısına zarar verecekti. Dışarıdan askerî müdahalenin, kara birlikleri kullanılmadan yönetim değişikliğini sağlamasının güç olduğunu kabul eden Pompeo, saldırıların İran halkına Batı’nın desteğini göstererek yönetimi değiştirme fırsatı yaratacağını öne sürdü.

“İşi bitirmenin” mevcut durumun sürmesiyle mümkün olmayacağını söyleyen Pompeo, İran’ın ekonomik baskı altında tutulmasına rağmen istenen sonucun zaman alacağını belirtti. Daha fazla askerî saldırı yapılmasını, daha fazla İranlı liderin “ortadan kaldırılmasını”, yönetimin iletişim kapasitesinin tahrip edilmesini ve İran’ın mühimmatını yeniden üretip askerî sistemlerini onarmasının önlenmesini istedi. Bu adımların, İran’ın nükleer kapasiteye ulaşmasını engellemek için gerekli olduğunu savundu.

Pompeo, ABD ve İsrail’in şubat ayında başlattığı saldırıları tamamen desteklediğini belirterek bunun “yedi, belki 17 yıl gecikmiş” bir girişim olduğunu söyledi. Trump’ın ilk başkanlık döneminde ya da Obama yönetimi nükleer anlaşmayı yapmamış olsaydı İran’ın Şahid İHA’larına ve orta menzilli balistik füze kapasitesine sahip olmayacağını iddia etti. İran’ın füze programını uzay programı, nükleer programını ise bilimsel araştırma gibi gösterdiğini öne sürdü.

İlk Trump yönetiminde İran’a karşı askerî harekâtın sık sık ele alındığını söyleyen Pompeo, Kasım Süleymani’ye yönelik saldırının “caydırıcılığı” bir süreliğine yeniden tesis ettiğini savundu. Trump’ın ilk dört yılında İran’a yönelik bugünkü ölçekte saldırı kararı almadığını da belirtti.

İran’ın yeni saldırı ihtimaline karşı siber uzay, bankalar ve denizaltı internet kablolarını hedef alma tehditlerine değinen Pompeo, bunların Tahran’ın güç dengesizliğine verdiği karşılık olduğunu ileri sürdü. ABD ile İran arasındaki askerî güç farkını “olağanüstü” olarak niteledi.

Yemen, İsrail ve Avrupa’ya ilişkin değerlendirmeleri

Yemen ordusunun Arabistan’a yönelik misillemelerini de değerlendiren Pompeo, grubun yalnızca Suudi rejiminin değil, bölgenin ve dünyanın sorunu olduğunu iddia etti. Suudi yönetiminin ABD Büyükelçisi’nin New York Times’ta yayımlanan yazısının bu “tehdidi” doğru biçimde anlattığını savundu. Hürmüz Boğazı ve Babülmendeb’de seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması gerektiğini belirten Yemen ordusunun “yetenekli savaşçılardan” oluştuğunu ve İran desteğiyle daha önce ulaşamadığı yerlere erişebildiğini söyledi. İran’daki liderliğin ve askerî-mali kapasitenin zayıflatılması halinde “Husi meselesinin” daha kolay çözülebileceğini iddia etti.

İran’ın son dönemde İsrail’e füze atmadığını, buna karşılık “Müslüman kardeşlerini” hedef aldığını söyleyen Pompeo, Körfez ülkelerinin bu nedenle yeni saldırılara önceki harekâtlardan daha fazla destek verebileceğini düşündüğünü belirtti. Bu değerlendirmesinde İran’a yönelttiği suçlamaları ayrıntılandırmadı; buna karşılık İran’a yönelik yeni saldırıları, liderlerin hedef alınmasını ve daha geniş askerî harekâtı savundu.

İsrail seçimlerinin çatışmanın seyrini değiştirmeyeceğini söyleyen Pompeo, Netanyahu’nun görevde kalmasının doğru olup olmadığı konusunda yorum yapmayıp kararın İsraillilere ait olduğunu belirtti. Ancak İsraillilerin, nükleer silaha ve büyük bir konvansiyonel silah kapasitesine sahip olup İsrail’i ve ABD’yi yok etmekle tehdit eden bir ülkeyle yaşayamayacağını düşündüğünü söyledi. 7 Ekim sonrasındaki gelişmelerin, “ülkeyi ortadan kaldırmak isteyen rejimlerle uzlaşma” fikrinin yanlışlığını gösterdiğini savundu.

Avrupa ülkelerinin çatışmada daha etkin rol üstlenmemesinden “hayal kırıklığı” duyduğunu söyleyen Pompeo, savaşın Batı uygarlığı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası düzen için verildiğini iddia etti. Çin ve Rusya’yı İran yönetimine destek vermekle suçladı; yeni askerî harekât başlaması halinde Avrupa’nın daha fazla katkı sunmasını istedi.

Söyleşinin sonunda Pompeo, altı ay içinde diplomatik bir çözüm beklemediğini, bölgenin büyük bir savaşın içinde olacağını öngördüğünü söyledi. Trump’ın kısa süreli fakat çok sert bir askerî harekât düzenleyip gerekirse yeniden saldırabileceğini belirtti. Alternatif olarak İran’a yönelik ablukanın süreceğini ve yönetimin çöküşe doğru ilerleyeceğini öne sürdü.

Pompeo, Trump’ın ilk başkanlık döneminde CIA Direktörü, ardından 2018-2021 arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. İran’a yönelik askerî harekâtı ve İranlı liderlerin hedef alınmasını savunan bu söyleşi, eski üst düzey yetkilinin diplomasiye ilişkin kuşkularını dile getirirken yeni bir askerî tırmanışı açıkça desteklediğini gösterdi.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 31.10.2026 11:50 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46729/eski-cia-direktoru-pompeo-dan-iran-a-kapsamli-saldiri-cagrisi