Tesnim GYY: UAEA denetçileri ABD—İsrail'e çalışıyor Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
31 Ekim 2026 · 19:00

Tesnim GYY: UAEA denetçileri ABD—İsrail'e çalışıyor

İranlı gazeteci Kiyan Abdullahî, UAEA denetçilerinin ABD ve İsrail'e istihbarat sağladığını öne sürerek Tahran'a denetçileri ülkeye almama ve NPT'den çekilme çağrısı yaptı.

YDH — İran merkezli Tesnim Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kiyan Abdullahî, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerinin ABD ve İsrail'in istihbarat faaliyetlerine hizmet ettiğini öne sürerek, Tahran yönetimine denetçilerin ülkeye girişini engelleme ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) çekilme çağrısında bulundu.

Abdullahî, kaleme aldığı analizde, Batılı medya organlarında da yer aldığı üzere Washington yönetiminin son aylarda arabulucular vasıtasıyla UAEA denetçilerinin İran'daki nükleer tesislere girmesi için Tahran'a sürekli baskı yaptığını belirtti.

İranlı üst düzey yetkililerin ABD'nin “gayrimeşru ve aldatıcı” olarak nitelendirdiği bu talebini şu ana kadar reddetmesini yerinde bir tutum olarak değerlendiren Abdullahî, nükleer müzakerelerden uzak durulması ve denetçilerin ülkeye kabul edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD yaptırımlarının mimarlarından Richard Nephew'in “Washington'ın İran'a kayda değer ekonomik kazanım sağlayacak ölçüde yaptırımları hiçbir zaman kaldırmayacağı” yönündeki ifadelerine atıfta bulunan Abdullahî, ABD'nin müzakerelerden yalnızca iki sonuç beklediğini savundu.

Abdullahî'ye göre Washington, bu süreçle ya İran'daki nükleer tesis ve materyaller hakkında bilgi toplayarak ülkenin nükleer kapasitesini kendi eliyle tasfiye etmesini sağlamayı ya da tesislere yönelik yeni bir askeri saldırı için gerekli istihbarat ve hazırlıkları tamamlamayı hedefliyor.

Nükleer müzakerelerin yapılmaması gerektiğine dair geçmişte de birçok gerekçe sunduğunu hatırlatan Abdullahî, UAEA'nın tarafsız ve teknik açıdan yetkin bir genel müdüre sahip olmadığını, kurum personelinin de gerçek anlamda denetçilik yapmadığını iddia etti.

Abdullahî, UAEA denetçilerinin istihbarat faaliyetlerine ilişkin iddialarını şu tarihsel örnekler ve belgelerle sıraladı:

ABD Senatosu'ndaki “sahadaki askerler” tanımlaması: ABD'li nükleer uzman David Albright, 2014 yılında ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'ndeki oturumda UAEA denetçilerini ABD'nin “sahadaki askerleri” (boots on the ground) olarak tanımladı. Albright, oturumda “Denetçiler, bir anlamda bizim sahadaki askerlerimiz ve gerçekten faydalı bilgiler sağlıyorlar” ifadelerini kullanarak, ABD askeri ve istihbarat kurumlarının İran'daki beşinci nesil santrifüjler hakkındaki bilgileri kendi saha elemanlarından değil, doğrudan UAEA denetçilerinden elde ettiğini belirtti.

Aynı oturumda söz alan Senatör Tim Kaine ise ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik Stuxnet siber saldırısındaki işbirliğine değinerek, mevcut istihbaratın UAEA denetimleriyle birleştirilmesinin ABD'nin askeri operasyon ve hedef belirleme kapasitesini artırıp artırmayacağını sordu.

Dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın danışmanlarından Gary Samore, bu soruya olumlu yanıt vererek talep edilen erişim imkanlarının muhtemel bir askeri saldırı için ABD istihbaratını güçlendireceğini ifade etti.

Kaine'in 1998'de Irak'ın bombalanması sürecinde denetimlerden elde edilen bilgilerin hedefleri belirlemede etkili olduğu yönündeki değerlendirmesine Samore de katıldı.

Fordo'daki gizli belgelerin Viyana'ya götürülmesi: UAEA tarafından Eylül 2025'te yayımlanan resmi raporda, iki denetçinin Fordo Zenginleştirme Tesisi'ndeki incelemelerinin ardından tesise ait Tasarım Bilgileri Anketi'nin (DIQ) bazı sayfalarını Viyana'ya götürdüğü açıklandı. Tesisin iç mekanına ilişkin gizli bilgiler barındıran ve tesiste bırakılması gereken bu belgelerin ülke dışına çıkarılmasına ilişkin açıklama yapan Abdullahî, Ajansın olayın ardından yalnızca üzüntü bildirdiğini ve durumu "gizlilik ihlali içermeyen bir hata" olarak savunduğunu aktardı.

Askeri tesislere ilişkin bilgilerin sızdırılması ve yetki iptalleri: İran yönetimi, 2005 yılında UAEA'ya gönderdiği 108 sayfalık resmi yazıyla, plütonyum ayrıştırma araştırmaları ve askeri merkezler hakkındaki çok sayıda gizli bilginin Ajans tarafından üçüncü taraflara sızdırıldığını bildirdi. Tahran, 2010 yılında ise Cabir İbn Hayyan Laboratuvarı'ndaki ekipman ve faaliyetler hakkında yanlış bilgi verdikleri gerekçesiyle iki UAEA denetçisinin ülkeye giriş ve denetim yetkisini iptal etti.

Nükleer bilim insanlarına yönelik suikastlar: İran'da 2010-2012 yılları arasında düzenlenen suikastlarda nükleer bilim insanları Mesud Ali Muhammedi, Mecid Şehriyari ve Mustafa Ahmedi Ruşen hayatını kaybetti, Feridun Abbasi ise yaralandı. Dönemin İran İstihbarat Bakanı Haydar Muslihi, resmi açıklamasında bilim insanlarına ait kimlik bilgilerinin UAEA denetçileri tarafından yabancı istihbarat servislerine aktarıldığını duyurdu. Hayatını kaybeden Ruşen'in, suikasttan kısa bir süre önce UAEA denetçileriyle görüştüğü kaydedildi.

Natanz'da patlayıcı madde alarmı: İran, Ekim 2019'da bir kadın UAEA denetçisinin Natanz Nükleer Tesisi'ne girişine izin vermedi. İran'ın dönemin UAEA Temsilcisi Kazım Garibabadi, olaydan birkaç gün sonra yaptığı açıklamada,güvenlik kontrolü sırasında dedektörlerin defalarca alarm verdiğini ve yapılan ilk incelemede denetçinin üzerinde patlayıcı maddelerle bağlantılı nitrat bileşiklerinin izlerine rastlandığını açıkladı.

WikiLeaks belgeleri ve uluslararası raporlar: WikiLeaks tarafından sızdırılan Ekim 2009 tarihli bir ABD diplomatik yazışmasında, dönemin UAEA Genel Müdürü Yukiya Amano'nun İran dosyası dahil tüm temel stratejik konularda Washington'ın tutumunu tamamen benimsediği kaydedildi.

Güvenlik çalışmaları araştırmacısı Joshua Rovner da Mayıs 2015'te Brookings Enstitüsü'nde yayımlanan makalesinde,UAEA denetçilerinin İran'daki varlığının yeni istihbarat toplama imkanları yarattığını, istihbarat servislerinin denetim raporlarının yanı sıra ülkenin bilimsel ve endüstriyel altyapısı hakkındaki bilgilerini de bu yolla genişlettiğini ifade etti.

Benzer şekilde, 1991 Körfez Savaşı sonrasında Irak'ın silahlarını tespit ve imha etmek amacıyla BM Güvenlik Konseyi tarafından kurulan ve UAEA ile birlikte yedi yılda 250 denetim ekibi görevlendiren UNSCOM komitesinin faaliyetleri de basına yansıdı. Washington Post gazetesi, 2 Mart 1999 tarihli haberinde ABD'nin UNSCOM denetçilerini istihbarat toplamak amacıyla kullandığını ve elde edilen verilerin askeri saldırı seçeneğine zemin hazırladığını yazdı.

NPT'den çekilme çağrısı

Sıraladığı vakaların UAEA denetçilerinin uygulamalarından yalnızca küçük bir kesit olduğunu belirten Abdullahî, bu örneklerin Tahran için açık bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.

NPT'nin İran'a hiçbir fayda sağlamadığını, aksine zarar verdiğini savunan Abdullahî, İran'ın denetçilerin ülkeye girişini engellemesinin yanı sıra denetçilerin varlığına hukuki altyapı sağlayan NPT'den de en kısa sürede çekilmesi gerektiğini kaydetti.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 31.10.2026 20:22 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/46753/tesnim-gyy-uaea-denetcileri-abd-israil-e-calisiyor