PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Hizbullah’ın İran’a yönelik yeni bir savaşta yer almasının “yıkıcı sonuçlar” doğuracağı uyarısını Aun’a iletti.

YDH- Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aun, İsrail’le müzakereleri krizden çıkışın “tek yolu” olarak sunarken, görüşmelerin önündeki başlıca engellerden biri olan İsrail işgaline ve süren saldırılara karşı somut bir sonuç alınamıyor.
ABD’nin ise yeni bir savaşın önlenmesi için Hizbullah’ın tutumuna odaklanan açıklamaları, çatışma riskinin sorumluluğunu tek taraflı biçimde direnişe yükleyen bir çerçeve oluşturuyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Aun’la telefon görüşmesinde Hizbullah’ın yeni bir çatışmaya katılmasının “yıkıcı sonuçları” olacağı uyarısında bulundu.
Lübnan ile İsrail arasındaki görüşmeler, ABD ve İsrail’deki seçim süreçlerinin gölgesinde sürüyor. Washington yeni bir siyasi ya da askerî görüşme turu için tarih belirlemezken, İsrail temsilcileri son askerî görüşmelerde Lübnan’ın önerilerine yanıt vermeyip siyasi liderlerine danışmaları gerektiğini söyledi. Görüşmeler somut sonuç alınamadan sona erdi.
Buna rağmen Aun müzakereleri “tek seçenek” olarak savunuyor ve eleştirmenlerine “alternatif ne?” diye soruyor. Ancak bu yaklaşım, müzakerelerin İsrail’in çekilmesi ve saldırıların durması gibi temel başlıklarda ilerleme sağlayamaması sorununu çözmüyor. İsrail’in Lübnan’daki askerî varlığı ve saldırıları sürerken Beyrut’un doğrudan iletişim kanallarını reddetmesi de sürecin sınırlarını ortaya koyuyor.
Şarku'l Avsat’a konuşan Lübnanlı bir yetkili, ABD’li General Jozef Clearfield’in Lübnan ordusunun sunumunu övdüğünü ve İsrailli temsilcilerin ordunun çalışmalarını kabul ettiğini söyledi. Yetkiliye göre ordu, İsrail güçlerinin çekildiği Doğu Zavtar pilot bölgesinde mühimmat, silah ve askerî altyapıyı kaldırmak için 1.200’den fazla operasyon yürüttü. Ancak pilot bölgeleri kapsayan düzenleme, Lübnanlı yetkilinin ifadesiyle, İsrail’in işbirliği yapmaması nedeniyle tamamlanamadı.
Silahsızlanmanın nasıl denetleneceği de çözümsüz kaldı. İsrail, kontrolün bir sivil toplum kuruluşuna verilmesini isterken Lübnan bunu reddediyor ve 1949’dan beri ülkede bulunan BM Ateşkes Denetleme Örgütü’nü öneriyor. İsrail bu öneriye de karşı çıkıyor. Böylece silahların denetlenmesi talebi masada kalırken, İsrail’in çekilmesi ve saldırılarını durdurması konusunda ilerleme sağlanamıyor.
Aun, Lübnan ordusunun bağımsız bir gündemi bulunmadığını ve siyasi liderliğin talimatlarıyla hareket ettiğini söyledi. İsrail ordusuyla doğrudan iletişimi kendisinin engellediğini belirterek, İsrail Lübnan topraklarını işgal edip saldırılarını sürdürürken böyle bir temasın “henüz çok erken” olduğunu vurguladı.
Lübnanlı bir yetkili ise Hizbullah üyelerinin de adının geçtiği patlayıcı ele geçirme dosyasının “abartılı” bir tartışma olduğunu iddia etti. Soruşturmanın hukuki süreç içinde sürdüğünü ve gerekirse yeni adımlar atılacağını söyledi. Yetkili, operasyonların devletin silahları kendi denetiminde toplama politikasının parçası olduğunu belirtirken, benzer baskınların daha önce ülkedeki farklı bölgelerde de yapıldığını aktardı.
Kaynak, Washington’ın ele geçirilen patlayıcılar konusunda Beyrut’a baskı yaptığı yönündeki haberleri de reddetti. Rubio’nun Aun’la görüşmesinde yalnızca patlayıcıların Hizbullah’a iade edileceğine dair haberlerin doğru olup olmadığını sorduğunu belirtti.