PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Carter’ın rehine krizini çözememesi 1980 seçimlerinde yenilgiye giden süreci hızlandırdı. İran savaşı ve ekonomik baskı da Trump için benzer bir siyasi riske dönüşebilir.

YDH- İran’a karşı savaşın ABD’de yarattığı ekonomik ve siyasi baskı, Başkan Donald Trump’ın ara seçimler öncesindeki konumunu zayıflatırken, 1979’daki rehine krizi ve eski Başkan Jimmy Carter’ın siyasi yenilgisi yeniden gündeme geldi.
Tesnim’in değerlendirmesine göre, İran’la yaşanan iki kriz yaklaşık yarım yüzyıl arayla iki ABD başkanının siyasi geleceğini etkiledi. Carter, Tahran’daki rehine krizini çözememenin siyasi bedelini öderken Trump da İran savaşının ekonomik ve siyasi sonuçlarıyla karşı karşıya.
1979’da İmam Humeyni çizgisindeki öğrencilerin Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ni basarak 66 Amerikalıyı rehin alması, dönemin Başkanı Jimmy Carter’ı ABD’nin yakın tarihindeki en karmaşık dış politika krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı.
Gallup verilerine göre elçilik baskını öncesinde yüzde 32 olan Carter’ın onay oranı, ilk aşamada yüzde 38’e yükseldi. Kasım sonunda 13 rehinenin serbest bırakılmasının ardından oran yüzde 51’e çıktı.
Ancak yükseliş kalıcı olmadı. Rehine krizinin uzaması ve Washington’ın çözüm üretememesi kamuoyundaki hoşnutsuzluğu artırdı. Tabas’taki kurtarma operasyonunun başarısızlığı da Carter yönetiminin itibarına darbe vurdu.
American Presidency Project’te yer alan verilere göre Carter’ın onay oranı 1980 Haziran’ında yüzde 31’e düşerken, performansını onaylamayanların oranı yüzde 58’e ulaştı. Eylül ayında ise Carter’a destek yüzde 37 olarak kaydedildi.
Time dergisinin Mayıs 1980’de yaptığı ankette katılımcıların yüzde 63,5’i, ABD’nin rehine krizini yönetme biçiminin ülkenin uluslararası itibarına zarar verdiğini söyledi. Rehine krizi, zayıf ekonomi ve Sovyetler Birliği’nden kaynaklanan artan tehdit, Carter’ın yeniden seçilme sürecindeki başlıca sorunlar arasında yer aldı.
Carter, Kasım 1980’de Cumhuriyetçi Ronald Reagan karşısında ağır bir yenilgi aldı. Reagan oyların yaklaşık yüzde 51’ini, Carter ise yüzde 41’ini kazandı. Bir ankete göre seçmenlerin yüzde 13’ü, başkan tercihinde rehine krizini önemli etkenlerden biri olarak değerlendirdi.
Cumhuriyetçiler 1980, 1984 ve 1988’de art arda başkanlık seçimlerini kazandı; Demokratlar Beyaz Saray’ı 1992’ye kadar geri alamadı.
Carter rejiminin İran krizini çözüme kavuşturamaması, bu siyasi dönemin başlangıcındaki önemli etkenlerden biri oldu.
1979’da Tahran’da görev yapan Washington Post muhabiri Randall, ABD’yi “çaresiz ve zavallı bir deve dönüşmekten endişe eden bir süper güç” sözleriyle tanımladı. Rehine krizi, Amerikalı diplomatların güvenliğinin ötesinde, ABD’nin müttefikleri ve rakipleri nezdindeki gücünü ve itibarını da tartışmaya açtı.
Carter’dan sonra sorunlarını askerî güç kullanarak çözmeye yönelen ilk ABD başkanı olan Trump’ın İran’a karşı savaşı da askerî ve siyasi sonuçların yanı sıra ABD halkına ağır ekonomik maliyetler yükledi. Savaş, ülkenin iç siyasi tartışmalarının başlıca konularından biri haline geldi.
Reuters/Ipsos’un 19 Ekim’de yayımlanan anketinde Trump’ın başkanlık performansını onaylayanların oranı yüzde 31, hükümetin ekonomi yönetiminden memnun olmayanların oranı yüzde 68 olarak kaydedildi.
Associated Press’in ekim ayında yayımladığı ankette katılımcıların yüzde 69’u İran’la savaşmaya değmediğini söyledi. Quinnipiac Üniversitesi’nin 10 Eylül tarihli anketinde ise Trump’ın İran politikasını onaylamayanların oranı yüzde 65; genel onay oranı yüzde 33, onaylamayanların oranı yüzde 59 oldu.
Reuters/Ipsos’un Kongre seçimlerine ilişkin anketinde, “Seçimler bugün yapılsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 47’si Demokratlar, yüzde 35’i Cumhuriyetçiler yanıtını verdi. Aradaki 12 puanlık fark, bu yılki seçim sürecinde görülmemiş düzeydeydi.
Trump’ın onay oranı, Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırı emrinin ardından geriledi. Benzin fiyatlarındaki artış ve savaşın yarattığı ekonomik baskı, düşüşte etkili olan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Reuters/Ipsos’un 2 Kasım’da yayımladığı ankette Trump’ın onay oranı yüzde 32 olarak ölçüldü.
Cook Political Report analisti Jessica Taylor, ara seçimler öncesinde yayımladığı değerlendirmede, İran’a karşı yürütülen ve halkın desteklemediği savaş ile benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişin Cumhuriyetçilerin seçim konumunu zayıflattığını yazdı.
Taylor, “Fiyatları, özellikle benzin ve motorini artıran popüler olmayan bir savaşı sürdürmek, Cumhuriyetçi Partiyi daha tehlikeli bir konuma soktu.” dedi.
1979’da rehine krizi Carter rejiminin uluslararası bir krizi yönetememesinin simgesine dönüştü. İran’la savaş ise Trump için askerî kararların ekonomik maliyetlerini ve ekonomik vaatleri yerine getirmekte yaşanan güçlükleri görünür kılabilir.