PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail'in eski Washington Büyükelçisi Michael Oren, ABD'nin askeri yardımı sona erdirme ihtimalinin istihbarat paylaşımından diplomatik desteğe kadar iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.

YDH — İsrail'in eski ABD Büyükelçisi Michael Oren, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e yönelik askeri yardımı sona erdirme açıklamasının Tel Aviv açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunarak, İsrail'in Amerikan askeri desteğine süresiz güvenemeyeceğini söyledi.
İsrail'in Kanal 103FM radyosuna konuşan Oren, Trump'ın açıklamasının iki ülke arasındaki mevcut askeri yardım mutabakatının sona ermesine yaklaşık iki yıl kala geldiğini ve takvimi öne çektiğini belirtti. Oren, Trump'ın bu çıkışının ABD'deki seçim atmosferiyle de bağlantılı olduğunu savunarak, İsrail'e askeri yardımın özellikle Demokratların seçim kampanyasında önemli bir başlık haline geldiğini söyledi.
İsrail'in Amerikan askeri yardımının sona ermesi ihtimaline uzun süredir hazırlanması gerektiğini dile getiren Oren, Tel Aviv'in yardımdan stratejik ortaklığa geçmek için önünde on yıl daha bulunduğunu varsayamayacağını vurguladı.
Demokratların Kongre'nin bir veya iki kanadında çoğunluğu kazanması halinde askeri yardımı sona erdirmek için harekete geçebileceğini belirten Oren, böyle bir kararın istihbarat paylaşımı ve diğer işbirliği alanlarını da etkileyebileceğini ifade etti.
Oren, İsrail'in askeri kapasitesinin zayıflatılmasının ABD'nin çıkarlarına da zarar vereceğini öne sürerek, İsrail'in Amerikan güvenliğine teknoloji ve askeri kapasitesiyle katkı sağlayan önemli bir müttefik olduğunu savundu.
Ayrıca ABD'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki vetolarının İsrail için diplomatik bir koruma sağladığını ve askeri yardımın sona ermesinin bu desteği de riske atabileceğini söyledi.
ABD'deki demografik ve siyasi değişimlere de değinen Oren, Michigan gibi kritik eyaletlerde Müslüman nüfusun Yahudi nüfusunu aştığını, New York'taki Yahudilerin üçte birinin de Mamdani'ye oy verdiğini belirtti.
Oren, Amerikan siyasetinde İsrail'e verilen desteğin eskisi kadar tartışmasız olmadığını ve AIPAC'ın da ülkenin en güçlü lobisi olma konumunu kaybettiğini savundu.
Trump'ın İsrail'e askeri yardımı savaş devam ederken sona erdirme ihtimalini gündeme getirmesini şaşırtıcı bulduğunu belirten Oren, böyle bir kararın Netanyahu'ya verilecek siyasi destek karşılığında alınmasını da sorguladı.
Oren, İsrail'in Amerikan silahları yerine Çin'den askeri teknoloji ve teçhizat alması ihtimalinin Washington tarafından kabul edilmeyeceğini söyledi. Önceki ABD yönetimleriyle yaptığı görüşmelerde kendilerine açıkça "Ya biz ya Çin; ikisini birden elde edemezsiniz" mesajının verildiğini aktardı.
Oren, geçmişte de ABD ile İsrail arasındaki askeri yardım mutabakatına karşı çıktığını belirterek, anlaşmanın İsrail'in silah tedarikinde tercihlerini sınırladığını savundu.
İsrail'in B-1 ve B-2 bombardıman uçakları ile Tomahawk füzeleri satın alma taleplerinin ABD tarafından reddedildiğini hatırlatan Oren, mevcut yardım modelinin İsrail'in ihtiyaç duyduğu bazı askeri sistemlere erişimini engellediğini söyledi.