PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Vance, Cumhuriyetçilerin yenilgisinden İran savaşını sorumlu tutarken, Beyaz Saray’daki bazı isimler savaşın yanlış yönetilmesi nedeniyle Savunma Bakanı Hegseth’i eleştirdi.

YDH- Wall Street Journal’ın (WSJ) özel haberine göre, İran’a karşı savaş konusunda Trump rejimi içindeki anlaşmazlıklar, Cumhuriyetçilerin ara seçim yenilgisinin ardından açık bir siyasi gerilime dönüştü.
Haberde, Trump’ın onayıyla İran’a yönelik devam eden saldırıların seçim öncesinde kamuoyundan gizlendiği, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in savaşın gidişatına ilişkin iyimser değerlendirmelerinin ise Beyaz Saray’da eleştiri konusu olduğu belirtildi.
Rejim, seçim öncesinde saldırıların açıklanmasının Cumhuriyetçi adaylara zarar vereceği sonucuna vardı. Seçimlerin ardından ise İran’ı müzakereye zorlamak için yeni saldırılar düzenlenmesi ile operasyonların durdurularak savaşın siyasi ve stratejik kayıplarının kabul edilmesi seçenekleri arasında bölündü.
WSJ’nin kaynaklarına göre, üst düzey yönetim yetkilileri eylülde Beyaz Saray Durum Odası’nda Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da katıldığı bir toplantı yaptı. Görüşmede İran’a yönelik devam eden saldırıların seçimlere olası etkisi değerlendirildi.
Yetkililer, saldırıların savunma ya da taarruz amaçlı olmasına bakılmaksızın kamuoyuna duyurulmasının, özellikle kararsız eyaletlerde Cumhuriyetçilerin şansını azaltacağı sonucuna vardı. Saldırıları açıklamanın seçim kampanyasına katkı sağlamayacağı görüşü Trump’a sunuldu ve başkan bu öneriyi onayladı.
Sonraki haftalarda ABD güçleri, can kaybına yol açmamaya dikkat ederek İran’a ait füze rampalarını ve askerî teçhizatı hedef alan sınırlı ve gizli saldırılar düzenledi. Habere göre 2 Kasım’da İran Devrim Muhafızları tarafından fırlatılan karadan havaya füzeye bir ABD savaş uçağı karşılık verdi. Bu operasyonlar da kamuoyuna açıklanmadı.
WSJ, Vance’in İran savaşına başlangıcından itibaren karşı çıktığını, ancak kamuoyu önünde savaşı defalarca savunduğunu iddia etti. Vance’in Trump’la özel görüşmelerinde çatışmaların başkanın görev süresinin sonuna, yani Ocak 2029’a kadar uzama ihtimalini de ele aldığı aktarıldı.
Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadında da kontrolü kaybetmesinin ardından Vance, yenilgiden doğrudan İran savaşını sorumlu tuttu. Vance, 2024’te Trump’a oy veren seçmenlerin sandığa gittiğini, ancak savaş, yükselen enerji fiyatları ve yönetimin “Önce Amerika” gündeminden uzaklaşması nedeniyle öfkeli olduklarını söyledi.
Vance, savaşın destekçilerine, Senato’nun kontrolünü altı yıl boyunca kaybetmenin kabul edilebilir bir bedel olduğunu savunmaları çağrısında bulundu. WSJ, bu açıklamayı Vance’in Trump’tan nadir görülen açık bir uzaklaşması ve başkanın politikalarını savunurken benimsediği tutumla kendi görüşleri arasındaki farkın göstergesi olarak değerlendirdi.
Gazetenin haberine göre bazı Beyaz Saray danışmanları, Trump’ı savaşın kısa süreceğine ikna ettiği gerekçesiyle Hegseth’i eleştirdi. Hegseth’in, çatışmayı Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan ABD müdahalesine benzer kısa bir operasyon olarak gördüğü ileri sürüldü.
Hegseth’in yönetim içinde savaşın sürdürülmesini en güçlü biçimde savunan isimlerden olduğu ve Vance, Rubio ile müzakerelere fırsat verilmesini isteyen diğer yetkililerle defalarca karşı karşıya geldiği belirtildi. Buna karşın Pentagon’dan yetkililer Trump’ın Hegseth’i görevden almayı düşünmediğini söyledi. Trump da çarşamba günü savunma bakanının görevini iyi yaptığını ifade etti.
Seçimlerin ardından rejim içinde iki yaklaşım öne çıktı. Bir grup, İran’a yeni saldırılar düzenlenmesini ve bu saldırıların sonuçlarının Tahran’ı bir anlaşmaya yöneltmek için kullanılmasını savundu. Bu yaklaşımın amacı, yeni Kongre göreve başlamadan önce Trump’ın savaştan çıkmasını sağlayacak bir anlaşmaya ulaşmak.
Diğer grup ise kayıpların daha fazla artmasını önlemek için tırmanışın durdurulmasını ve askerî operasyonların sona erdirilmesini istedi. Görüş ayrılığına rağmen Pentagon, geniş çaplı çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı bölgeye yeni mühimmat, hava savunma sistemleri ve gemiler göndermeye hazırlanıyor. Üçüncü bir uçak gemisi grubu ile yeni bir deniz piyade biriminin bölgeye sevki de gündemde. Bu konuşlandırmaların Ortadoğu’daki ABD kuvvetlerine 9 bin ila 10 bin asker daha ekleyebileceği belirtiliyor.
Trump, Vance’in eleştirilerine kamuoyu önünde karşı çıkmadı. Benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle savaşın Cumhuriyetçilerin yenilgisinde önemli rol oynadığını kabul etti. Ancak İran’ın nükleer silaha sahip olmasını önlemek için savaşı yeniden başlatacağını söyledi. Vance’in savaş konusundaki görüşünü bildiğini belirten Trump, yardımcısının paylaşımını “iyi” bulduğunu ifade etti.
Trump, Vance’in 2028’de başkanlığa aday olup olmayacağı sorusuna ise “Belki aday olmaz” yanıtını verdi ve yarışa kimin katılacağını bilmediğini söyledi.
WSJ’ye göre Trump, Vance’in mesajı yayımlanmadan önce içeriğinden haberdardı; ancak ikilinin paylaşımın hazırlanması konusunda birlikte hareket edip etmediği netleşmedi. Haberde, Vance’in açıklamalarının Trump’ın kurduğu seçmen koalisyonunu koruma ve kendi siyasi geleceğini şekillendirme çabası açısından önem taşıdığı kaydedildi.
Eski ABD istihbarat yetkilisi Jonathan Panikoff ise deniz ablukasının sürdürülmesini, petrol tankerlerine refakat edilmesini ve diplomatik çözüm aranmasını Trump için “en az kötü” seçenek olarak niteledi. Panikoff’a göre rejimin önünde iyi seçenekler kalmadı; genişleyen askerî operasyonlar, İran’dan taviz alınacağını garanti etmeden daha ağır bir çatışmaya yol açabilir.