PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Rusya’nın İran’a sağlamayı kabul ettiği bildirilen platformlar, Mi-28 taarruz helikopterlerine monte edilerek yaklaşık 14 kilometre menzilli LMUR füzelerini ateşleyebiliyor.

YDH- Financial Times, Rusya’nın İran’a helikoptere monte edilebilen hassas güdümlü hava-yer füzeleri için 90 fırlatma platformu sağlamayı kabul ettiğini yazdı.
Haberde anlaşmanın füzeleri değil, yalnızca fırlatma sistemlerini kapsadığı vurgulandı. Belgeler, platformların İran’a teslim edildiğini ise kanıtlamıyor.
Gazete, Ukraynalı özel bir istihbarat kuruluşunun sağladığı Rus askerî üretim belgelerini inceledi. Belgeler arasında Mayıs 2024 tarihli yazışmalar da bulunuyor. Yazışmalarda, silah sözleşmelerinin aksamasını önlemek amacıyla fırlatma platformlarının üretiminin hızlandırılması ele alınıyor.
Üretim belgelerinde 90 fırlatma platformunun “K-10” kodlu bir alıcıya gönderilmesi talep ediliyor. Financial Times, bu kodun İran’ı ifade ettiğini, Rusya’nın askerî uçak ihracatına ilişkin ayrı sözleşmelerini inceleyerek doğruladığını iddia etti. Bununla birlikte belgeler, platformların İran’a gerçekten ulaştırıldığını göstermiyor.
Platformlar, Rus yapımı LMUR tipi hassas güdümlü füzeleri ateşlemek üzere tasarlandı. Yaklaşık 14 kilometre menzile sahip LMUR’ların hareketli hedefleri isabetle vurabildiği belirtiliyor. Sistem, helikopterlerden araçları, askerî birlikleri ve hareket halindeki kara hedeflerini hedef alabiliyor.
İran’ın Rus yapımı Mi-28 taarruz helikopterlerine sahip olması, olası teslimatın önemini artırıyor. Ocak 2026’da İran’daki bir tesiste bulunan Mi-28 helikopterine ait görüntüler yayımlanmıştı. Tahran da daha önce bu helikopterleri edinmek için düzenlemeler yaptığını açıklamıştı.
Mi-28 helikopterleri, fırlatma platformları ve LMUR füzelerinin birlikte kullanılması İran’a taktik düzeyde hassas saldırı kapasitesi kazandırabilir. Ancak bu unsurların entegre edildiğini veya İran’ın böyle bir sistemi operasyonel hale getirdiğini gösteren bir kanıt bulunmuyor.
Teslimatın tamamlanması halinde sistem, İran’ın kara araçlarını ve birliklerini hedef alma kapasitesini artırabilir. Ancak fırlatma platformları tek başına Körfez’in iç kesimlerindeki uzak hedeflere saldırmak için yeni bir imkân sunmuyor. Bu silahların ABD’yle İran arasındaki hava gücü dengesini belirleyici biçimde değiştirmesi de beklenmiyor.
Helikopterlerden kullanılan LMUR sistemi, İran’ın bölgesel çatışmalarda başvurduğu balistik füzelerden ve uzun menzilli insansız hava araçlarından farklı bir kapasite oluşturuyor.
Haberde, Rusya’nın bu platformları sağlama girişimi, Batılı istihbarat yetkililerinin mevcut savaş sırasında Moskova’nın Tahran’a askerî desteğini derinleştirdiği yönündeki değerlendirmeleriyle birlikte ele alındı. Bu değerlendirmeler, Rusya’nın desteğinin boyutunu küçümseyen ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla çelişiyor.
Financial Times’ın daha önceki haberlerinde Rusya’nın İran’a yönelik askerî desteğinin başka başlıkları da gündeme gelmişti. Bunlar arasında hipersonik seyir füzelerinin geliştirilmesine yardım, Verba tipi omuzdan atılan hava savunma füzelerinin tedariki ve nükleer geliştirmeyle bağlantılı olabilecek bilgi alışverişine ilişkin temaslar yer alıyordu.
Carnegie Vakfı araştırmacısı Nicole Grajewski, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta kendi askerî ihtiyaçları sürerken İran’a silah desteğini devam ettirmesini, Moskova’nın Tahran’ı desteklemeye hazır olduğunun göstergesi olarak değerlendirdi.
James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Çalışmaları Merkezi’nden Hanna Notte ise Rusya’nın, Washington ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini korumak için müdahalesine sınırlar koyduğunu belirtti.
Notte’ye göre Rus desteği İran’a askerî açıdan katkı sağlıyor, ancak savaşın seyrini değiştirecek düzeye ulaşmıyor.