PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD yönetiminde İran’a karşı askerî baskının sürdürülmesi ve diplomasiye dönülmesi seçenekleri tartışılıyor.

YDH- Nur News-Politika Grubu, İran savaşına ilişkin son diplomatik, siyasi ve ekonomik gelişmeleri aktarıldı. Haberde Muhsin Rızai-Putin görüşmesi, Washington’da savaşın yeniden başlatılması tartışmaları, ara seçimlerin etkileri ve enerji piyasalarındaki baskı ele alındı.
ABD ara seçimlerinin ardından İran savaşı, Washington’daki siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. Cumhuriyetçilerin yenilgisi savaşın siyasi ve ekonomik maliyetini artırırken Beyaz Saray askerî seçeneği gündemden çıkarmadı.
ABD ordusu olası geniş çaplı operasyonlara hazırlanırken Tahran, müzakerelere geçiş için yedi şartının eş zamanlı yerine getirilmesini istiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve küresel enerji piyasalarındaki baskı da sürüyor.
Savaşın geleceğine ilişkin diplomatik temaslar yoğunlaşırken İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Putin’e İran liderinin mesajını iletti. Tahran, Washington’ın yanıtlarının taleplerini karşılamadığını bildirirken Katar üzerinden yeni bir nükleer öneri sundu.
Rızai ile Putin’in iki saat süren görüşmesinde Ortadoğu ve Körfez’deki gelişmeler, savaş sonrası dönem ve bölgesel güvenlik düzenlemeleri ele alındı. Rızai, İran Devrim Lideri’nin mesajını Putin’e ilettiğini ve görüşmenin önemli bölümünün bölgedeki son gelişmelere ayrıldığını söyledi.
İranlı yetkili, ABD’nin tehditleri ve talepleri karşısında verilen yanıtların Tahran’ı tatmin etmediğini belirterek, karşı tarafın İran’ın belirlediği şartlara açık biçimde uyması gerektiğini vurguladı. Rızai ayrıca iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin derinleştirilmesi ve kapsamlı anlaşmaların uygulanmasının hızlandırılması çağrısı yaptı.
Putin’in İran’ın bölgedeki rolünü vurguladığı ve Moskova’nın Tahran’la siyasi ve güvenlik istişarelerini sürdürmeye hazır olduğunu bildirdiği aktarıldı. Rızai, Rus liderin savaşın sona ermesine katkı sağlayacak her türlü yardıma hazır olduğunu söyledi. Daha önce Putin, İran’ın nükleer tesislerine yönelik bombardımanı kınamıştı.
Rızai’nin danışmanı, Moskova ziyaretinin İran’ın müzakere tutumunu değiştirmediğini belirtti. Tahran, yedi şartın tamamı ve eş zamanlı biçimde yerine getirilmesini, müzakerelerin bir sonraki aşamasına geçiş için ön koşul olarak görüyor.
Wall Street Journal, Trump rejiminde İran’a karşı yeni saldırılar konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu bildirdi. Yönetim içindeki bazı isimler askerî saldırıların yeniden başlatılmasını savunurken, diğerleri operasyonları bitirip ekonomik baskının sürdürülmesini istiyor.
Axios’a göre CIA Direktörü ve Hazine bakanı, deniz ablukasının ve ekonomik baskının uzatılmasını önerenler arasında. Trump da perşembe günü ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantıda İran’a yönelik seçenekleri değerlendirdi. CENTCOM, Washington’dan yeni bir talimat almamasına rağmen geniş çaplı operasyonlara yeniden başlama ihtimaline karşı hazırlıklarını tamamlıyor.
Financial Times, olası yeni bir savaş turunun Trump’ın öne sürdüğü gibi kolay ve düşük maliyetli olmayacağını yazdı. İran’ın füze ve İHA kapasitesini koruması, bölgedeki kritik altyapıların hedef alınması ihtimali, ABD’nin önleyici füze stoklarındaki azalma ve küresel enerji krizinin derinleşmesi, Washington’ın karşı karşıya olduğu başlıca riskler arasında gösterildi.
Vance, seçim yenilgisinin ardından savaşın Cumhuriyetçilere kaybettirdiğini söyledi. Trump ise savaşı başlatma kararını savunarak çatışmanın bedeline değdiğini belirtti. Beyaz Saray’daki görüş ayrılığı, savaşın sürdürülmesinin siyasi maliyetine ilişkin tartışmayı da büyüttü.
Savunma Bakanı Pete Hegseth’in savaş yönetimindeki rolü de tartışılıyor. Washington Post, savaşın sonuçları nedeniyle Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in ya da CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın görevden alınabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Trump ise Hegseth’e desteğini korudu ve onu görevden almayı düşünmediğini açıkladı.
Eski ABD Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, ara seçimleri İran savaşına karşı verilmiş açık bir halk mesajı olarak niteledi. Senatör Bernie Sanders, Demokratların savaşı durdurmak için finansmanını kesmeye çalışacağını söyledi. Kongre üyesi Ted Lieu da savaşı sürdürmeyi engelleyecek bir tasarıdan söz etti.
Michigan’da Senato yarışını kazanan Demokrat Abdusseyyid, savaşın sona erdirilmesi ve ABD’nin diplomasiye dönmesi çağrısı yaptı. Florida Valisi Ron DeSantis ise çatışmanın yol açtığı yakıt fiyatı artışlarının artık göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Japon analistler ve Köln Üniversitesi’nden bir uluslararası ilişkiler uzmanı da savaşın ekonomik yükünü Cumhuriyetçilerin seçim yenilgisindeki etkenler arasında değerlendirdi.
Jerusalem Post’ta yayımlanan bir değerlendirmede, İran’ın dayanıklılığı ve stratejik sabrının Washington’ın hesaplarını etkilediği vurgulandı. Yazıda, Tel Aviv’in nükleer dosyada kendisi açısından daha elverişli bir anlaşmaya ulaşma ihtiyacına da dikkat çekildi.
İranlı kaynaklar, yedi şart yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ve Tahran’ın bu kararın değiştirilmesi için müzakere yürütmediğini söyledi. Umman Dışişleri Bakanlığı, iki ülkenin dışişleri bakanlarının Hürmüz’de deniz ulaşımının yeniden başlamasını kolaylaştıracak pratik, siyasi ve teknik düzenlemeleri görüştüğünü açıkladı.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Ürdünlü ve BAE’li mevkidaşlarıyla bölgesel gelişmeleri ve istikrarı korumaya dönük diplomatik çabaları ele aldı.
New York Times, İran’ın arabulucuların nükleer programın geleceğine ilişkin önerilerini değerlendirdiğini beş yetkiliye dayandırdı. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise Tahran’ın nükleer önerisini Katar üzerinden Washington’a ilettiğini söyledi. ABD öneriyi inceliyor; İran ise yedi şartı yerine getirilmeden bu değerlendirme sürecine geçilmeyeceğini belirtiyor.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ülkenin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nda kalıp kalmamasının egemenlik ve stratejiyle ilgili bir karar olduğunu söyledi. İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi’yi de düşmana hizmet etmek ve bilgi aktarmakla suçladı.
İran Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı, Körfez adalarını ve Medine Karargâhı birliklerini ziyaret ederek askerlerin olası bir saldırıya karşı hazır olduğunu söyledi. Devrim Muhafızları ayrıca Qeşm Adası üzerinde ABD’ye ait altıncı MQM-170 keşif İHA’sını elektronik harp sistemleriyle ele geçirdiğini duyurdu.
Hürmüz Boğazı’nda iki geminin yandığını gösteren uydu görüntüleri yayımlandı. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu da Katar’ın kuzeyinde, karadan yaklaşık 50 mil açıkta bir tankere iki tanımlanamayan mühimmatın isabet ettiğini bildirdi. Tankerdeki hasar ve mürettebatın durumu açıklanmadı. İran, boğazdaki tanker olaylarına ilişkin ayrı açıklamalarında iki tankerin mayına çarptığını ve bir diğerinde yangın çıktığını duyurmuştu.
Reuters’a göre Güney Kore, Çonghe deniz biriminin “korsanlıkla mücadele” görev alanını Hürmüz’e yakın sulara genişletmeyi planlıyor.
Axios muhabiri ise USS Theodore Roosevelt uçak gemisinin Singapur’da duracağını ve kasım ortasından önce CENTCOM sorumluluk alanına ulaşmasının beklenmediğini bildirdi.
ABD borsalarında, seçim sonuçları ve savaşın etkisiyle bir günde 2,8 trilyon dolarlık değer kaybı yaşandığı bildirildi. Bu kayıp, Covid-19 salgını döneminde kaydedilen 2,6 trilyon dolarlık düşüşü aştı. Trump, piyasalardaki gerilemeden Demokratları sorumlu tuttu ve hissedarlara piyasaların daha güçlü toparlanacağı sözünü verdi.
Brent petrolün varil fiyatı 98 dolara yükselirken, küresel motorin piyasasında arz sıkıntısı derinleşti. 2026’nın ilk dokuz ayında dünya genelindeki deniz yoluyla motorin ve gazyağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşerek günlük yaklaşık 4,7 milyon varile indi. Arz krizinin etkilerinin 2027’ye kadar sürmesi bekleniyor.
Trump, İran’ın daha fazla bölümünü yok etme tehdidini sürdürdü ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün ABD’de olduğunu öne sürdü. Hegseth de geri adım atmayacaklarını söyleyerek savaşı İran’ın nükleer silah edinmesini önlemeye yönelik tarihî bir operasyon olarak tanımladı.
ABD ayrıca İran’ın omuzdan atılan hava savunma sistemlerine erişmesine yardım ettiği gerekçesiyle iki kişi ve bir kurumu yaptırım listesine aldı. Axios’ta yayımlanan bir değerlendirmede ise İran, gelişmekte olan bir uzay gücü olarak nitelendirildi.