PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
❝Trump, ulusal güvenlik ekibine savaşın bittiğini açıkça ilan ederek bu defteri kapatmalıdır, Hegseth’i, Ratcliffe’i, Rubio’yu ve Wiles’ı görevden alıp yerlerine yeni isimler atamalıdır❞

YDH — ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent, Responsible Statecraft'te yayımlanan yazısında İran savaşının derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Kent, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltması, İsrail'e verdiği koşulsuz desteği sonlandırması ve Washington'ın bölge politikasını kendi ulusal çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmesi gerektiğini savundu.
▪️▪️▪️
İran savaşı son sekiz aydır hararetli bir tartışmanın merkezindeydi: Bu savaş ulusal çıkarlarımıza hizmet ediyor mu? İran gerçekten yakın bir tehdit miydi? Mevcut rotada mı ilerlemeliyiz, yoksa gerilimi daha da mı tırmandırmalıyız?
Bu tartışma, Donald Trump ve JD Vance’i Beyaz Saray’a taşıyan tarihi MAGA koalisyonunu adeta kasıp kavurdu. Benim bu konudaki duruşum baştan beri netti: Bu savaş, Trump yönetiminden istifa etmemin —ve muhtemelen görüş ayrılıklarını kamuoyuna yansıtmadan ayrılan pek çok kişinin görevi bırakmasının— fitilini ateşleyen etkenlerden biriydi.
Tartışma; internetteki sağ mecralarda, podcast yayınlarında, hatta zaman zaman Fox News gibi sağ eğilimli ana akım ekranlarda bile yüksek sesle ve hararetle sürdü.
Ardından salı gecesi, aylardır süren o sağır edici gürültü, tıpkı işten eve dönen bir babanın didişen kardeşlere “kesin sesinizi” demesi gibi bir anda bıçak gibi kesildi.
Amerikan halkı, Başkan Trump’ın Cumhuriyetçi Partisine sırt çevirip Temsilciler Meclisi ile Senatoda mutlak kontrolü Demokratlara veren tarihi bir seçim zaferine imza atarak bu savaşı gür bir sesle reddetti.
Amerikan halkı tartışmaya son noktayı koydu: İran’daki savaşı bitirme vakti geldi. Başkan Yardımcısı Vance’in de kabul ettiği gibi, bu artık su götürmez bir gerçek.
Seçmenlerin yüzde 70’inden fazlası, günlük hayatlarını altüst eden dizginsiz enflasyonun faturasını İran savaşına ve İsrail’le kurduğumuz dengesiz ilişkiye kesti; üstelik mecburiyetten değil, tamamen tercihen girilen yeni savaşlara artık zerre kadar tahammülleri yok.
Halktan gelen bu net mesaj karşısında Trump, savaşı derhal —bugün— bitirmelidir. Çatışmayı uzatmanın kimseye bir faydası yok; Amerikan halkı bu gerçeği acı ve çok net bir biçimde ortaya koydu.
Başkan Trump, ulusal güvenlik ekibine savaşın bittiğini açıkça ilan ederek bu defteri kapatmalıdır. İlk görev döneminde olduğu gibi neo-con ulusal güvenlik “müesses nizamı” tarafından engellenmemek için Savaş Bakanı Pete Hegseth’i, CIA Direktörü John Ratcliffe’i, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu ve Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles’ı görevden alıp yerlerine yeni isimler atamalıdır.
Başkan Trump; bu savaşı bitirmemiz gerektiğini kavrayan ve söz konusu kurumların bizi çatışmanın içinde tutmak için çevirebileceği manevraları bilen yeni isimleri işbaşına getirmelidir.
Her şeyden önemlisi bu yeni liderler, ilgili kurumların harfiyen başkanın talimatları doğrultusunda hareket etmesini sağlayacak cesarete ve yönetim becerisine sahip olmalıdır.
Askerlerimizi Fars Körfezi’nden çekip ablukayı kaldırarak bu savaşı bitirebiliriz. Bu adım, kulağa geldiği kadar radikal değil. İran, Körfez’deki üslerimizin çoğunu zaten imha etti ve bu üslerin stratejik birer kazanım değil, sırtımızda stratejik birer kambur olduğunu kesin biçimde kanıtladı.
Bu üslerin miadı çoktan doldu; onları tamamen geride bırakmak bir yenilgi değil, aksine doğrudan bizim çıkarımızadır.
Deniz ablukasını kaldırmak iki temel amaca hizmet edecektir: İlk olarak, İran’ın vurabileceği ve bizi kendi şartlarımızla değil de İran’ın şartlarıyla yeniden savaşa sürükleyebilecek değerli bir hedefi ortadan kaldırır.
İkinci olarak, diplomatik açıdan topu tekrar İran’ın sahasına atar. Zira İranlılar abluka ve saldırı tehdidi altındayken taviz vermeyi reddettiği için diplomasi cephesinde çıkmaza girmiş durumdayız.
İran yönetimi, Fars Körfezi’ndeki saldırganlığını meşrulaştırmak için bu ablukayı bahane ediyor.
Ablukayı kaldırırsak İran’ın Hürmüz Boğazı’nda saldırgan bir tutum sergilemek için hiçbir bahanesi kalmayacak; tankerlerin boğazdan geçişine yönelik işler bir düzen kurmak adına muhtemelen Körfez’deki komşularıyla sessiz bir diplomasi yürütmeyi tercih edecektir.
Ayrıca su yolunu açık tutmaya teşvik etmek amacıyla İran petrolü ve doğal gazına uygulanan yaptırımları kademeli olarak hafifletmeyi de teklif edebiliriz.
Askerlerimizi bölgeden çekerken, önceki ateşkes görüşmelerinde yaptıkları gibi barış çabalarımızı baltalamamaları için İsraillileri de ciddi biçimde dizginlememiz gerekiyor.
İsrail’i dizginlemek, kuru sözden fazlasını gerektirir: Kaynaklarını saldırıya değil savunmaya harcamak zorunda kalmaları için, İsrail’e verdiğimiz Amerikan füze savunma bataryaları gibi kritik hava savunma unsurlarını geri çekmeliyiz.
Başkan ayrıca, topal ördek konumundaki Cumhuriyetçi Kongreden, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın 219. maddesi ile İstihbarat Yetkilendirme Yasası’nın 662. maddesini metinden çıkarmasını talep etmelidir.
İsrail’e savunma ve istihbarat mekanizmamızın en mahrem kabiliyetlerine paha biçilmez bir erişim imkânı tanıyan bu hükümler, egemenliğimize doğrudan hakarettir.
Son olarak Başkan, İsrail’i dizginlemek adına Büyükelçi Mike Huckabee’yi ve tüm ekibini geri çağırıp görevden almalıdır.
Huckabee ve ekibi, kendi ülkemizden ziyade İsrail’e sadakat gösterdiklerini açıkça ortaya koymuştur. Bu durumun sürmesine göz yumulamaz.
Amerikan halkı yüksek ve net bir sesle konuşarak bu savaşı reddetti. Şimdi Başkan Trump’ın sadece savaşı bitirme,İsrail’i dizginleme ve “Önce Amerika” deme cesaretini göstermesi gerekiyor.