PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Irak Ulusal Nükleer, Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Denetim Kurumu, İran'a yönelik olası bir nükleer saldırının bölgeye etkilerine karşı teknik ve önleyici tedbirleri devreye aldığını açıkladı.

YDH — Irak Ulusal Nükleer, Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Denetim Kurumu, bölgede yaşanabilecek olası bir nükleer veya radyolojik acil duruma karşı gerekli teknik ve önleyici tedbirleri aldığını açıkladı.
Kurum, coğrafi ve jeolojik özelliklerle hava koşullarının Irak topraklarında oluşabilecek radyolojik etkilerin sınırlı kalacağına işaret ettiğini belirterek olası gelişmelere karşı izleme ve gözetim faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi.
Son dönemde ABD'nin İran'a yönelik savaşın yeniden başlaması halinde nükleer silah kullanabileceğine ilişkin haberler gündeme geldi. Bu ihtimal üzerine 200'den fazla sivil toplum kuruluşu, 30 Ekim Cuma günü ABD Kongresi'ne çağrıda bulunarak İran'a karşı nükleer silah kullanılmasını engellemesini istedi.
Kuruluşlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın 15 Ekim'de nükleer silah kullanma seçeneğini dışladığını açıkladığını hatırlattı. Ancak askeri tehditlerin devam ettiği bir ortamda Trump'ın bu yöndeki açıklamalarının yeterli güvence sağlamadığını vurguladı.
Irak Ulusal Nükleer, Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Denetim Kurumu Başkanı Fadıl Havi Mezban, yayımladığı açıklamada olası risklere ilişkin değerlendirmenin birden fazla teknik etkene dayandığını belirtti.
Mezban, bunların başında söz konusu tesislerin Irak sınırına yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunmasının geldiğini söyledi. Tesislerin çevresindeki jeolojik yapının da risk değerlendirmesinde önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Mezban, bazı tesislerin granit kayaçlardan oluşan dağlık bölgelerde ve yerin 100 metreden fazla derinliğinde bulunduğuna dikkat çekti.
Bu jeolojik özelliklerin, olası bir patlama sonucunda ortaya çıkacak maddelerin önemli bir bölümünü yer altında tutarak radyoaktif maddelerin çevreye yayılmasını sınırlayabileceğini ifade etti.
Mezban ayrıca hâkim rüzgâr yönlerinin, özellikle atmosferin üst katmanlarındaki hava akımlarının, radyoaktif serpintinin Irak topraklarından uzak bölgelere taşınmasında etkili olabileceğini belirtti. Bu durumun radyoaktif maddelerin Irak hava sahasına ve ülke topraklarına ulaşma ihtimalini azaltacağını söyledi.
Kurumun, Nükleer ve Radyolojik Kazalar Merkezi Acil Durum Odası aracılığıyla farklı olasılıklara yönelik senaryolar ve müdahale planları hazırladığını aktaran Mezban, çalışmaların ilgili sektörlerdeki kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü bildirdi.
Hazırlıklar kapsamında sınır bölgeleri boyunca konuşlandırılan izleme ve erken uyarı sistemleri de bulunuyor. Uluslararası izleme ağlarına ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na bağlı bu sistemler, bölgedeki doğal radyasyon seviyelerini takip ediyor ve olağan dışı değişimleri erken aşamada tespit etmeyi amaçlıyor.
Mezban, bu altyapı sayesinde olası bir gelişmenin etkilerinin hızla değerlendirilebileceğini ve gerekli tedbirlerin zaman kaybetmeden alınabileceğini kaydetti.
Kurum Başkanı Mezban, vatandaşların ve çevrenin korunmasının en yüksek öncelikleri olduğunu vurguladı. Bölgesel gelişmeleri yakından izlemeyi ve teknik ile bilimsel göstergeleri sürekli değerlendirmeyi sürdürdüklerini belirtti.
Mezban, vatandaşlara bilgi edinirken yalnızca güvenilir ve resmî kaynaklara başvurmaları, söylentilere itibar etmemeleri çağrısında bulundu. Vatandaşların bilgilendirilmesini gerektiren yeni gelişmelerin ise resmî kanallar aracılığıyla duyurulacağını ifade etti.
Iraklı yetkilinin açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde İran'daki nükleer tesislere yönelik askeri tehditlerinin ardından geldi.
Trump, İran'daki Balta Dağı (Kuh-i Teşe) dahil bazı nükleer tesislerin sınırlı askeri saldırılarla hedef alınabileceğine ilişkin tehditlerde bulunmuştu.