PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğu kaybetmesinin ardından Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles'ı görevden alarak yerine en yakın müttefiklerinden Stephen Miller'ı atadı.

YDH ― ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller'ı pazartesi gününden itibaren Susie Wiles'ın yerine genel sekreter olarak görevlendireceğini açıkladı.

Atama kararı, Cumhuriyetçilerin üç gün önceki ara seçimlerde ağır bir yenilgi alarak Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğu kaybetmesinin ardından Trump yönetimindeki en üst düzey görev değişikliği oldu.

Bu değişiklik, Trump'ın ikinci başkanlık dönemindeki en önemli görevden almalardan biri olarak öne çıktı. Daha önce 2025'te Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz ve Nisan 2026'da Adalet Bakanı Pam Bondi görevden alınmıştı.
69 yaşındaki Susie Wiles, Trump'ı 2024'te yeniden Beyaz Saray'a taşıyan seçim kampanyasını yönetti. Ardından Beyaz Saray Genel Sekreterliği görevine getirilen Wiles, bu makama atanan ilk kadın oldu.
Kulislerde kalmayı tercih etmesi nedeniyle Trump ona "Buz Bakire" lakabını taktı. İlk başkanlık döneminde dört farklı genel sekreterle çalışan Trump, Wiles'ı önceki tüm isimlerden daha uzun süre bu görevde tuttu.
ABD medyası, Trump'ın seçim kampanyası sırasında görece disiplinli bir görüntü sergilemesini Wiles'ın yönetimine bağladı. Wiles, Trump'a gerektiğinde "hayır" diyebilen az sayıdaki isimden biri olarak görülüyordu.
Wiles, mart ayında erken evre meme kanserine yakalandığını açıkladı. Ameliyat ve tedavi sürecinden geçerken çalışmalarını sürdürdü. Altı ay sonra ise kanseri atlattığını duyurdu.
41 yaşındaki Stephen Miller, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütüyor ve iç güvenlik politikaları konusunda başdanışmanlık yapıyor.
Trump, perşembe akşamı yaptığı açıklamada Miller'ı "en sadık danışmanlarımdan biri" diye nitelendirdi. Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Kevin McCarthy ise daha önce Miller için "Trump'ın beyni" ifadesini kullanmıştı.
Miller, Trump yönetiminin sert göç politikalarının başlıca mimarı olarak tanınıyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminde, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülkelerin vatandaşlarının ABD'ye girişini yasaklayan başkanlık kararnamesinin hazırlanmasında da etkili oldu.
Ayrıca ABD-Meksika sınırında göçmen çocukların ailelerinden ayrılması politikasının başlıca savunucuları arasında yer aldı.
Cumhuriyetçiler arasında bile yönetimin en tartışmalı isimlerinden biri olarak görülen Miller, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'ne (ICE) kendi ifadesiyle "günde en az 3 bin kişiyi gözaltına alma" hedefi koyması için baskı yaptı.
Bu yılın başlarında Minneapolis'te federal göçmenlik görevlilerinin iki ABD vatandaşını öldürmesinin ardından Miller, hayatını kaybedenlerden birini "suikast girişiminde bulunmaya hazırlanan kişi" olarak nitelendirdi.