Hizbullah: Lübnan egemenliğinden tek harf dahi taviz vermeyeceğiz Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
LÜBNAN
08 Kasım 2026 · 21:22

Hizbullah: Lübnan egemenliğinden tek harf dahi taviz vermeyeceğiz

Hizbullah milletvekili Hüseyin Hac Hasan, ABD'nin İsrail'e verdiği sınırsız desteği ve Lübnan'a yönelik baskılarını eleştirerek direnişin işgale teslim olmayacağını, ülkenin egemenliğinden hiçbir koşulda taviz vermeyeceğini söyledi.

YDH — Lübnan parlamentosundaki Hizbullah grubunun milletvekili Hüseyin Hac Hasan, Lübnan’ın egemenliğinden taviz vermeyeceklerini vurgulayarak ABD’nin İsrail’e verdiği desteği ve Lübnan üzerindeki baskılarını eleştirdi.

Törende kürsüye çıkan Hac Hasan, direnişin tavrının son derece açık ve sabit olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Direniş düşmana teslim olmayacak, işgalin sürmesini kabul etmeyecek ve Lübnan'ın egemenliğinden tek bir kelime veya tek bir harfle dahi zerre kadar ödün vermeyecektir. Bu topraklar bizim, dedelerimizin ve onların dedelerinin topraklarıydı; bizim, çocuklarımızın, torunlarımızın ve torunlarımızın torunlarının olmaya devam edecek.

Siyonist düşmanın her zaman düşman kalacağının altını çizen Hac Hasan, buna rağmen içeride bazılarının Amerikan tarafına aldandığını ve Washington'ı bir arabulucu olarak gördüğünü söyledi.

ABD'nin rolüne tepki gösteren Hac Hasan şöyle konuştu:

ABD ne bir hami, ne tarafsız bir aktör ne de dürüst bir arabulucudur; aksine İsrail'in asıl müttefiki konumundadır.Amerika İsrail'e milyarlarca dolar veriyor, onu silahlandırıp finanse ediyor; aynı zamanda Lübnan'ı tehdit ederek ülkenin çıkarları ve egemenliğiyle çelişen seçenekleri dayatmaya çalışıyor. Bazıları 'ABD İsrail'e baskı yapamıyor' fikrini yaymaya çalışıyor ancak gerçekte İsrail'i yöneten, destekleyen, ona silah ve finansman sağlayan güç bizzat Amerika'dır.

Son dönemde gündeme gelen patlayıcılar dosyası ve gözaltılara da değinen Hac Hasan, Lübnan Askeri Mahkemesi nezdindeki Hükümet Komiseri'nin, aralarında iki tutuklunun da bulunduğu bir grup direnişçi hakkında “devletin güvenliğini zedelemek” suçlamasıyla dava açtığını hatırlattı.

Bu noktada Lübnan devletine, yargıçlara ve yetkililere açık bir soru yöneltilmesi gerektiğini belirten Hac Hasan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Devletin güvenliğini ve Lübnan'ın egemenliğini korumak nerede kalıyor? Lübnan topraklarının İsrail saldırılarına maruz kaldığı, evlerin, çiftliklerin, fabrikaların, okulların ve hastanelerin yıkıldığı, onlarca Lübnan köyünün yerle bir edilip halkının göçe zorlandığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu dosyaların ele alınış biçimi, yasaların uygulanma kriterleri ve egemenliği koruma kavramı hakkında ciddi soru işaretleri doğuruyor. Süregelen İsrail saldırılarını, Lübnan topraklarının ve mülklerinin yıkılmasını görmezden gelirken, neden direnişçilere karşı güç gösterisi yapıyorsunuz?

Siyonist düşmanla yürütülen çatışmanın sadece coğrafi sınırlarla ilgili olmadığını belirten Hac Hasan, Siyonist ideolojinin dünyanın geri kalanına özel bir perspektiften baktığını ifade etti.

Hac Hasan, konunun inançsal ve tarihsel arka planına dikkat çekerek şunları söyledi:

Şehitlerimiz; bölgenin geleceği ve halkların kaderiyle bağlantılı olan bu projenin fikri, siyasi, ekonomik ve coğrafi tüm boyutlarına karşı mücadele ederken hayatını kaybetti. Mesele yalnızca ekonomik, askeri ve stratejik çıkarlarla sınırlı sanılmamalı; bu politikaları yönlendiren inançsal boyutlar da görülmelidir. Amerika Birleşik Devletleri'ni 'Tanrı'nın toprağı' olarak gören ve İsrail'i destekleyip güçlendirmeyi 'Mesih'in dönüşü' diye adlandırdıkları sürece bir hazırlık sayan kesimler ve bu görüşü benimseyen mezhepler bulunuyor. Bazılarının 'Ben Yahudi değilim ama Siyonistim' sözü buradan anlaşılmalıdır ve bu tavır dün veya bugün ortaya çıkmayıp on yıllardan beri gündemdedir.

Siyasi hayatlarının başlangıcında, Arap ve İslam dünyasının büyük çoğunluğu bu sorunla yüzleşmekten uzakken, Amerikan ve Siyonist projeyi doğru kavramanın kendilerine bu iki projeye neden karşı koyduklarını anlama konusunda yardımcı olduğunu anlatan Hac Hasan, birkaç gün önce Tahran'da yapılan bir toplantının ardından İran Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai'den aktarılan bilgilere değindi.

İranlı yetkililerin “İsrail eğer İran'dan kurtulursa, Arap ve İslam ülkelerine doğru yayılmaya başlayacak” yönündeki görüşünü paylaşan Hac Hasan, ”Bu sözler şaka veya eğlence amaçlı söylenmedi, bizim uydurduğumuz bir haber de değil. Bu durum, tüm dünyaya kendi yayılmacı projesi penceresinden bakan Siyonist ideolojiyle doğrudan bağlantılıdır” dedi.

ABD ile İran arasındaki çatışmayı da değerlendiren Hac Hasan şu ifadeleri kullandı:

İran'a yönelik savaşın yeniden başlaması ihtimal dahilindedir ancak çeşitli nedenlerle bunu uzak görüyorum. Öncelikle Amerikalıların devirebileceğini sandığı devlet yıkılmadı; aksine halkı, hükümeti, liderliği, ordusu ve Devrim Muhafızları ile birlikte daha fazla kenetlendi.

İkinci neden olarak İran'ın “ilk savunma kozu” olarak nitelendirdiği ve İran ulusal güvenliğini temsil ettiğini belirttiği Hürmüz Boğazı'na işaret eden Hac Hasan şu değerlendirmede bulundu:

Boğaz, petrol fiyatlarından tüm dünya borsalarına kadar küresel ekonomiyi kontrol ediyor. Bu yüzden İtalya, Fransa, İspanya, Almanya ve ABD'de gösteriler görülüyor. Savaşın yeniden başlaması halinde İran bu kozu güçlü bir şekilde kullanacaktır.

İran İslam Cumhuriyeti'nin Amerikan üslerini yıkıma uğratmayı başardığını hatırlatan Hac Hasan, bu yıkım nedeniyle bir ABD Kongre üyesinin bölgedeki üsleri ziyaret etmesinin engellendiğini, ayrıca bu üslerle ilgili itirazları veya bilgi sızdırmaları sebebiyle ABD Savaş Bakanı'nın kararıyla Amerikan ordusundaki bazı subayların görevden alındığını aktardı.

Hac Hasan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

İran, son dönemde Amerikan üslerini hedef almasının yanı sıra; manevra yapabilen, önleme girişimlerini aşabilen, yüksek isabet hassasiyetine ve yıkım gücüne sahip füze kapasitesiyle gücünü ortaya koydu. Amerika savaşı istiyor ancak sonuçlarından korkuyor; İran ise savaşı istemiyor fakat ona hazırlanıyor. Amerika İran'dan teslim olmasını istiyor, İran ise bunu asla kabul edemez.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 08.11.2026 22:14 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/47105/hizbullah-lubnan-egemenliginden-tek-harf-dahi-taviz-vermeyecegiz