Suriye’deki savaşı NATO yürütüyor

08 Mart 2012

YDH- Eski CIA yetkililerinden Philip Giraldi Global Research için kaleme aldığı yazısında NATO’nun Suriye’deki muhalifler üzerinden gerçekleştirdiği operasyonu anlatıyor.

 

YDH- Eski CIA yetkililerinden Philip Giraldi Global Research için kaleme aldığı yazısında NATO’nun Suriye’deki muhalifler üzerinden gerçekleştirdiği operasyonu anlatıyor.

Amerikalılar Suriye’de yaşananlar konusunda endişelenmeliler; çünkü Amerika tarafından yöneltilen tehditler başka bir ilan edilmemiş savaş bildirisi anlamına geliyor.

Tıpkı Libya’da olduğu gibi; ancak bu kez durum çok çok daha kötü. Sürekli olarak Suriye’de rejim değişikliği çağrısında bulunan Hillary Clinton haftalar öncesinde yaptığı açıklamada bir iç savaş öngörüsünde bulunmuştu.

Önemli ölçüde laik ve milliyetçi olan Beşar Esad rejiminin düşmesi, burada yaşayan Sünnilerin Şiiler ve Aleviler ile kanlı bir yarışa girişmesi demek olur. Buradaki Hıristiyanları ise bir kıyım beklemekte İroniye bakın ki Şam’da bulunan Hıristiyan nüfusun çoğunu özgürlük ve demokrasi ihracının son savaşını kendi ülkelerinde tecrübe etmiş ve hayatlarını kurtarmak için kaçmak zorunda kalmış Iraklılar oluşturuyor.

Türkiye’nin Amerika’nın vekili olarak hareket ettiği bu süreçte, NATO el altından çatışmaları başlatan kurum oldu.

Ankara’nın dış işleri bakanı olan Ahmet Davutoğlu Batılı müttefikler arasında işgal için bir anlaşma ortamı sağlanır sağlanmaz ülkesinin Suriye’yi işgale hazır olduğunu açık bir şekilde bildirdi.

İnsani amaçlar ile sivil halkı korumak için yapılacağı öne sürülen müdahalenin temelini Libya savaşını meşrulaştırmada kullandıkları  “responsibility to protect” (Sivilleri koruma sorumluluğu) doktrini oluşturacak.

Türk kaynakları müdahale için Türkiye-Suriye sınırında uçuşa yasak bölge oluşturulması ve bunun genişletilmesi ile savaşa başlanması gerektiğini düşünüyorlar. Suriye’nin en büyük ve kozmopolit şehri olan Halep ise “özgürlük gücünün” en değerli merkezi olarak düşünülüyor.

Kimliği belirli olmayan NATO savaş uçakları Suriye sınırında yer alan İskenderun’u kapatmak için Türkiye’de yer alan askeri üslere iniş yapıyorlar.

Muammer Kaddafi’ye karşı kullanılan askeri teçhizatların yanı sıra Kaddafi ile savaşta tecrübe kazanan ve yerel halkı askerlere karşı örgütleme konusunda uzman olan bir çok Libya Ulusal Geçiş Konseyi Üyesi gönüllü de bu savaş uçakları ile birlikte Türkiye’ye sevk ediliyor.

İskenderun, Suriye Ulusal Konseyi’nin silahlı kanadı olan, Özgür Suriye Ordusu’nun da karargâhı durumunda.

Fransız ve İngiliz özel kuvvetleri bölgedeki askerleri eğiterek isyancıları desteklerken, CIA ve ABD ise Suriye askerlerinin yoğun saldırılarından kaçabilmeleri için isyancılara iletişim ekipmanları ve istihbarat sağlayarak yardımcı oluyor. 

CIA uzmanları adım adım savaşa ilerleyen bu süreçten kuşkulular. En son yayınlanan Birleşmiş Milletler raporlarında da zikredilen Essad askerlerince 3.500 sivilin öldürüldüğü iddiası büyük ölçüde isyancıların verdiği bilgilere dayanıyor ve kesinlikle doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerdir.

CIA bu iddiaların altını imzalamayı kesinlikle reddediyor. Ayrıca Suriye ordusunda yaşanan büyük ayrılıklar ve kaçaklar ile rejime sadık askerler arasında yaşandığı öne sürülen büyük savaşlar aslında birer fabrikasyon gibi duruyor.

Bugüne kadar sadece birkaç tane ayrılık CIA tarafından doğrulanmış durumda. Suriye hükümetinin,  silahlı, eğitimli ve yabancı yönetimler tarafından finanse edilen isyancıların kendilerine saldırdığı iddiası ise çok daha inandırıcı bulunuyor.

ABD’de yaşayan birçok İsrail dostu, sürüye uyarak Esad rejiminin değişmesi sonucu ortaya çıkacak güçsüz Suriye’nin ve burada yaşanacak bir iç savaşın Tel Aviv için bir tehdit oluşturmayacağını düşünüyor.

 Ancak tekrar düşünmeliler, her şey tam tersi yönde olabilir. Suriye’deki en organize ve en iyi finanse edilmiş muhalif gurup Müslüman Kardeşlerdir. 

Philip Giraldi, Eski bir CIA yetkilisi, Ulusal Çıkarlar Konseyi (CIN) Başkanı.

Çeviren: Musab Yiğit