PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
SAAF-Ze'ev Schiff İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesinin savunma editörüdür, Schiff’in İsrail ordusu içinde savaş sonrasında yaşanan tartışmalarla ilgili makalesini arkadaşımız Recep Ekşi çevirdi.
İsrail Silahlı Kuvvetlerinin Hizbullah’a karşı yaptığı operasyonlar ile ilgili tartışmaların merkezinde Hava Kuvvetleriyle kara kuvvetleri arasındaki anlaşmazlık bulunmaktadır. Kara kuvvetleri, kendi kuvvetlerinin tam kapasite kullanılmadığını söylemekte ve böylece İsrail ordusunun savaşma imajına zarar verildiğini düşünmekte iken Hava Kuvvetleri ise neredeyse savaş bitinceye kadar katkı sağlamıştır.
Genelkurmay Başkanı Dan Halutz özellikle yüksek rütbeli Kara Kuvvetleri subayları tarafından yıkıcı bir şekilde eleştirilirken, Halutz’u destekleyenlerin çoğunluğu Hava Kuvvetleri mensuplarıydı.
Bu tartışma ile birlikte ortaya şu soru çıkmıştır, genelkurmay başkanının hava kuvvetlerinden atanması doğru bir şey midir? Bu tartışma muhakkak ki, gelecekte Hava Kuvvetlerinden genelkurmay Başkanı atanıp atanmaması kararı ile ilişkilidir. Eğer son Lübnan savaşı olmasaydı bu sorunun sorulup sorulmayacağı şüphelidir.
Halutz'un ataması anlayışla karşılanıp kabul edildi; fakat endişeler ortaya çıktı, bu endişeler Halutz’un mesleki yeterliliğinden veya kişiliğinden değil bilakis bazı uzman kişilerin değerlendirmesine göre Halutz’un Kara Kuvvetlerini değerlendirmede yetersiz kalmasından, Kara Kuvvetlerinin savaş gücünü eksik anlamasından ve Hava Kuvvetlerini, Kara Kuvvetlerine model olarak kullanabilecek olmasından kaynaklanmaktadır.
Halutz, eleştirilere cevap olarak; Hava kuvvetlerinin gücüne körü körüne bağlanmadığını ve Kara Kuvvetlerinin gücünü ve operasyonlarını asla küçümsemediğini söyledi.
Halutz'un Genel Kurmay Başkanı olarak ilk büyük hareketi Gazze’den çekilmek oldu ve ordu başarılı ve ektili hareket etti. Halutz'u eleştirenler ise Halutz’un İsrail Silahlı Kuvvetlerinin Gazze’den çekilmesine liderlik etmekle birlikte Gazze’den geri çekilme işleminin sadece Kara Kuvvetlerini kapsadığına ve çekilme işleminin eski Genel Kurmay Başkanı Moshe Ya'alon tarafından dikkatlice hazırlandığına dikkat çekiyorlar.
Prova yapmak için çok zaman vardı ve teçhizat sıkıntısı da yoktu.
Halutz'u eleştirenlerin söylediği şu; Hizbullah’a karşı savaş geniş çaplı hava saldırılarını temel alan bir askeri çözüme göre başladı. Bu da şunun ispatı oldu; Kara Kuvvetleri kaynaklarının harekete geçirilmesinde yavaş kalındı ve Kara Kuvvetleri son ana kadar geri planda tutuldu.
Eleştirenler, operasyon şubesinin harekat planlama bölümünün ve Hava Kuvvetlerinin harekata bakış açılarının incelenmesini tavsiye ediyorlar.
Kara Kuvvetleri subaylarının söylediklerine göre, kendilerinin düşünce ve sorumlulukları tamamen farklıdır. Bir pilot görevini bitirip askeri birliğine geri döndüğünde evine giderken, karacı muharebe komutanı ise savaş meydanında kalarak muharebe sonuçlarını idare etmektedir.
Eleştirenlerin iddialarına getirdikleri delil ise Hava Kuvvetlerinin Genelkurmaydaki planlama amirliğini ele geçirmiş olmasıdır, geçmişte de yüksek rütbeli havacılar ve denizciler bu bölümlere atanırlardı; fakat son zamanlarda bütün bölüm ve idare amirliklerine havacılar başkanlık etmeye başlamıştır.
Başbakanlık bürosundaki kaynaklar, dün Haaretz gazetesinde yayınlanan savaştan öğrenilmesi gereken dersler isimli yorum yazısının özünü teşkil eden kısmını eleştirdiler.
Bu kaynakların yaptığı açıklamalara göre Tümgeneral Yossi Baidatz, Başbakan’a yazdığı mektupta, Başbakan’a kara operasyonu ile ilgili olarak karşı olmaktan ziyade onu desteklediğini belirtmiştir.
Bu yorum (mektuptakilerin başbakanı desteklediği yorumu) oldukça boş bir yorumdur. Mektup, kara operasyonlarının kabine tarafından onaylanmasından önce yazılmış olmasına rağmen Baidatz'in mektubunda, İsrail’in iki seçeneği olduğunu ve bu iki seçenekten birini seçmek zorunda olduğunu belirtmişti. Bu seçeneklerin yapılmaması durumunda yıkıcı bir geri çekilme mümkün olacaktı.
Baidatz söylediğine göre birinci seçenek askeri operasyonları durdurup derhal Lübnan’dan geri çekilmek, ikincisi ise Litani Nehri’nin kuzeyine kadar, Nebatiye platosunda Hizbullah’ın merkez üssü olarak bilinen bölgeye geniş çaplı bir kara operasyonu düzenlemek.
Bunun anlamı şudur Baidatz; Güvenlik Konseyi’nin ateşkes kararının arifesinde Litani Nehri’nin güneyine operasyon yapmayı eleştirmektedir.
O kara operasyonunu desteklemiştir; ama bunun başka bir yerde yani Litani Nehri’nin kuzeyinde olması gerektiğini söylemiştir. Burada da ordunun operasyonun sonunda mavi hatta (İsrail-Lübnan sınırı) geri çekilmesi gerektiğini söylemiştir.
O mektubun Başbakan’a gönderilmesi tesadüf değildir ve Genelkurmay Başkanı o mektuptan dolayı Baidatz eleştirmiştir.
Haaretz gazetesinden çeviren Recep Ekşi